Twilightfan_ TR
Aileye Hoşgeldiniz
Twilight Efsanesiyle ilgili herşey burada


Giriş yapın yada Üye olun
Böylece resimleri, Videoları ve linkleri görebilirsiniz.

Twilightfan_ TR

Alacakaranlık Efsanesi İle İlgili Herşey. Filmler, kitaplar, oyuncular hakkında en güncel konular ve çok daha fazlası...
 
AnasayfaHoşgeldinizSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 |~SEÇİM~|

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ßusRa_ßeLLa
Twilight | Yeni üye
Twilight | Yeni üye


Paylaşım Gücü : 91
Yaş : 19
Nerden : Venüs-Aşk gezegeni
Kayıt tarihi : 15/02/10
Lakap : msS.haRmLesS

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: |~SEÇİM~|   Cuma 07 Mayıs 2010, 19:37

iLk böLüm: ~İLK BAĞLILIK~

Sabahları erken kalkmaktan nefret ediyorum.Tanrım,neden hep erken kalkıyoruz ki?Neyseki annem var . (Bu sözü söylememin tek nedeni sabah saatlerinde bana en sevdiğim keklerden yapması.)Onu çok ama çok seviyorum.Bazen tartışırız ama o yine de beni affeder ta da ikimiz için de uygun hangi seçenek varsa onu seçer.Babama gelince...
O da muhteşem biri(Küçükken babama aşıktım.)Aslında işin özü:'Ebeveynlerim ruhu genç insanlar ve bu yüzden beni çok iyi anlıyorlar.)Annemin adı Juliet.Babamınki ise William.Annem işinde çok becerikli olan bir pastacı.(Bu yüzden kekleri muhteşem!)Babam ise bir sigorta şirketinde üst düzey yönetici.Bir de küçük Jack var.Şuan onu yatağından kaldırmam ve o derin(!) uykusundan uyandırmam gerekiyor.(Şahsen bu işten nefret ediyorum.)

Jack'in duvarlarında birsürü X-men posteri olan odasına girdim.Odaya beyaz ve açık mavi tonları hakim.Jack tam bir X-men tutkunu.Kendisi 10 yaşında,yakışıklı(Aman Jack duymasın!Havalara girmesini hiç çekemem.) ve Küçük Yıldızlar Beyzbol Takımının en iyi oyuncusu.Yaşına rağmen uzun boylu ve olmasına rağmen çok güzel mavi gözleri var.(Galiba annemden almış gözlerini...)Buğday tenli ve beyaz karışımı birşey ama uyurken çok tatlı gözüküyor.(Çünkü uyanıkken haftada en az birkaç kere kavga ediyoruz.)

Off! Yine mızmızlanıyor.Tamam buldum.En iyi yol ayaklarını gıdıklamak.5 saniye içinde uyanacağına garanti veriyorum.Jack gözlerini ovarak:
-Evie ben acıktım!
(Herhalde bu bir insanın uyandıktan sonra söyleyeceği en sinir bozucu cümle!)
-Günaydın Jack!Ben de acıktım.Ama bak günaydın demeyi unutmuyorum.
Jack (yine o bilmiş tavrıyla):
-Tamam Evie!Şuan uğraşamam seninle.Saate bir bakayım.Oh tamam neyseki 9:30! Hemen hazırlanmalıyım.Baktığım zaman senin de hazırlanman lazım gibi görünüyor.Evet bence çıkabilirsin!
Gözlerimi 'Demeseydin çıkmayacaktım!' der gibi ondan ayırarak:
-Tamam .Kahvaltı hazır!Yemekten sonra banyodaki kirli çoraplarını kirli sepetine atsan iyi edersin! diyerek odasından ayrıldım.
Mutfağa yaklaşırken nefis bir koku duydum.Bu koku bana çok tanıdık geliyordu.Sonunda o nefis çikolatalı kek kokusunu aldım.(Yaşasın!)En sevdiğim tatlıydı çikolatalı kek.
Tabağıma biraz mısır gevreği aldım.Kahvaltımın tadını çıkarmaya başladım.Annem ise bana gülümseyerek 'Günaydın tatlım.Ne güzel bir sabah değil mi?' dedi.Ben ise 'Anne çikolatalı kek yapınca daha güzel bir sabah yaşattın bana.' dedim.Bana yine o rahatlatıcı gülümsemesini göstererek 'Jack'e söyle kirli çamaşırları kirli sepetinde.Benim işe yetişmem gerekiyor.Sanırım Amanda beni bekliyor.'dedi.
Giderken arkasından 'Amanda'ya selam!' diye bağırdım.O da bana 'Söylerim tatlım.' dedi ve garajdaki açık mavi renkteki Honda New Small Concept 2010 Model arabasını (Bunu babam anneme evlilik yıl dönümlerinde aldı.) çalıştırdı ve sakince uzaklaştı.
Şimdi hazırlanmam gerekiyordu.Üstüme beyaz straplez bluzla açık mavi bir bolera giydim.Altıma da (her zamanki gibi) kot pantolon giydim.Saçımı açık bıraktım.Mavi bir saç bandı taktım.Aynada kendime baktım.Gri gözlerime ,uzun siyah saçlarıma ve beyaza yakın suratıma...Bana göre sıradandı.Bu iş için biraz göz kalemi çektim.Dudaklarıma biraz parlatıcı sürdüm.Çok mu süsleniyorum ne?Kapı çalıyor...

Gelen Robin'di.Kendisi 5 yaşından beri tanıdığım en yakın dostum.Onunla ilgili herşeyi biliyordum.Onunla tanıştığımızda evimizin yakınındaki parktaydım.Ela gözleri ile bana dostça bir gülümseme yollamıştı.Aynı kapıda durduğu andaki gibi...Çantamı alıp Robin'in koluna girdim.Kapıyı kapatmadan önce Jack'e:
-Dün saat 15.40'da Alex aradı.Dönem ödevi için haftaya onların evine davet etti seni.Ayrıca saat 16.00 gibi Maria aradı.Onu affetmeni istiyormuş.(Çok fazlaca saat takıntım var!)Jack:
-Tamam anladım Evie!Saol illettiğin için.
Ardından kapıyı kapattım.Okula doğru birlikte yürüdük.Yol boyunca Robin Lidya'dan bahsetti.Lidya Robin'in annesi.Robin'in anne ve babası 12 yaşındayken boşandılar.Robin annesi ile yaşıyor.Aslında Lidya ve Ben (Robin'in babası) ilk görüşte çok iyi anlaşıyorlar görüntüsü veriyor.Ama Lidya Ben'in gemici olmasından dolayı Ben'i özlemekten nefret ediyor.Bu yüzden onunla evli olmayı istemiyor.
Okula gelmiştik.Önce yemekhaneye gitmeye karar verdik.Sonra derse girecektik.Dönem ödevim için Clara'yı görmem gerekiyordu.Ne yazık ki Clara okula daha gelmemişti.Robin bana gülümseyerek:
-Sana kola ısmarlamamı ister misin?
Ben ise:
-Yoo!Hayır.Az önce kahvaltı ettim.Bence öğle yemeğinde annemin çikolatalı keki ile yiyelim ne dersin?
Robin 'Harika olur derim.Evie Juliet'e bayılıyorum.Ayrıca Juliet'in çikolatalı kekine de.' dedi ve bir yer bulup sohbet etmeye başladık.Robin bana geçen gün Lidya ile gittiği filmi anlatıyordu.Film romantik olunca Lidya ağlamaya başlamış.Robin ise annesinin bu haline dayanamayıp gülmüş.Lidya başta çok bozulmuş.Ama sonra Robin onun Ben'i özlediğini itiraf etmesini sağlamış.Tam burada gülerken Clara'nın bize doğru geldiğini gördüm.Robin de baktığım tarafa baktı.Clara hayalet görmüş kadar heyecanlı,yazılıdan A+ almış kadar sevinçli gözüküyordu.Robin de bunu farketmiş olacak ki Clara masamıza oturduğunda 'Clara ne oldu sana?' dedi.Clara ise 'Yeni çocukları görmediniz mi?' dedi.İkimizde başımızı 'Hayır.' dercesine salladık.Clara dedikodu moduna (Clara dedikodu yapacağı zaman ayaklarını sallar ve gözlerini şaşırmış şekilde açar.) geçerek anlatmaya başladı:
-Çok etkileyiciler.Hiç kimse onlar hakkında pek fazla şey bilmiyor.Missisipi'ye yeni taşındıkları kesin.Birinin adı Victor'muş.Acayip uzun ve görünüşe göre çok güçlü.Yani iri gibi.Mavi gözleri ve hoş bir gülüşü var.Yanında dolaşan uzun kızıl saçları ve dikkat çekici şekilde kırmızı dudakları var.Adı Sandra'ymış.Ama kız Victor'a göre daha garip.Sarışın ve lüle saçları olan kız ise Ashley.Gerçekten çok sevimli ama gözleri biraz garip.Galiba lens takıyor.Gözleri kırmızımsı kahveregi.En yakışıklıları Troy yeşil gözleri ile ve kumral saçları ile muhteşem gözüküyor.Görünene göre 4 kardeşler ama üvey olmalılar.' dedi ve pek ilgimi çekmediğini hissettim.En azından Robin hiç ilgilenmemiş gibi gözüküyordu. (Aslında çok etkilendim.Ama onları görebileceğimi pek sanmıyorum.)
Clara 'Çok şanslısın Evie!Troy senin sınıfında !' dedi.Ben resim sınıfındaydım.En büyük hayalim ressam olmak.Clara ise bale bölümünde ve Robin'se tiyatro.Bu arada okulumuzun adı Missisipi Güzel Sanatlar Lisesi.
Clara böyle deyince heyecanlandım.Ama hiç tepki vermedim.Sonra Robin'in etkisine girmeye ve bilindik kahkahalar atmaya başladım.Galiba fazla sohbete dalmıştık.Derse birkaç dakika geç kalmıştım.Dolabından çizim kalemlerimi alarak sınıfa girdim.Bay Swift biraz kızdı ama belli ki mutlu gözüküyordu.Bizi serbest bırakacağını söyledi.Hepimiz isteğimiz teknikte bir şeyler yapacaktık yani.Ben de kara kalemle Robin'i çizmeye karar verdim.Dersin ortasında kapı çalındı ve biri geldi.Galiba bu Clara'nın bahsettiği çocuktu.Bay Swift davetkar bir tavırla elini benim önümdeki masayı işaret ederek 'Hoşgeldiniz Bay Darkness.Çocuklar bu Bay Darkness.Okulumuza yeni geldi.Bay Darkness isterseniz Bayan Stone'nun karşısındaki çizim masasına geçin.' dedi.Çok heyecanlandım çünkü benim yanıma oturacaktı! Troy çok yakışıklıydı. (Hem de çok !)Yeşil gözlerine bayılmıştım.Beyaz teni de beni etkilemişti.Bir an için karnımda uçuşan kelebekleri hissettim.Troy'dan hoşlanmıştım.(Yeni gelen birine hoşgeldin veya selam demem gerekmez miydi?Ben heyecandan diyemiyordum.)Zaten o da hiç pas vermiyordu.Önündeki resimle ilgileniyordu.Ellerine baktım.Çok güzeldiler.Beyaz teni hala beni içine çekiyordu.Kokusu...Beyaz yasemen çiçeklerini andırıyordu.Resim tekniği zor olmasına ve yeni olmasına rağmen resim hem çabuk hem de mükemmel yapmıştı.Bay Swift çizimini çok beğenmişti.Bay Swift resimdeki kızı sorduğunda kardeşi Ashley'i çizdiğini söyledi.(Galiba kulak misafirliğine de başladım.)
Ders bitmişti.Okulun koridorlarında Robin'i gördüm.Beni görünce soru soran ve tuhaflığımı hisseden bakışlar attı.Bunu anladığım için 'Benim hiçbir şeyim yok!Sadece...Her neyse acıktım galiba.' dedim.
Söylediklerim ona pek tatmin edici gelmese de yine o sevecen Robin oldu.Tüm günü onunla geçirdim.Çok yorulduğum için hemen uyumayı düşünüyordum.Evimiz 3 katlıydı.Ben çatı katında yatıyordum.Odamı seviyordum.Huzur verici ve sakinleştiriciydi.Odamın kapısını açtığınızda ailemle ailemle çekildiğimiz mutluluk dolu fotoğrafları görebilirdiniz.Bunlar bir panoya kalpli yapışkanlarla tutturulmuştu.Annem denize hayrandı.Bu yüzden evimizde bir sürü deniz manzarası tabloları vardı.Benim odamda ise yatağımın tam karşısında güneşin güne veda ettiği ve denizi bir anne şefkatiyle okşadığı bir tablo vardı.Yatağıma uzanınca yorgun olmadığımı hissettim.
Hemen o aklıma geldi.Yeşil gözleri dayanılmaz çekicilikteydiler.Beyaz tenine dokunmayı çok isterdim.Ona duyduğum duygu Robin'e duyduğumdan oldukça farklıydı.
Tam uykuya daldığım anda bir tıkırtı duydum.Aman Tanrım ödüm koptu! Çığlık attım . Robin'i görünce her çarşamba gecesi çatıya oturup sohbet ettiğimizi unutmuş olduğumu fark ettim.Robin 'Korkuttum seni.'dedi.Şaşkın ve üzüntülüydü.Ben ise rahatlamasını sağlamak için 'Hayır.Sadece tam uykuya dalarken tıkırtı duyduğum için tırstım biraz.' dedim. Robin 'O zaman çarşamba gününü de unuttun .' dedi. (Eyvah!Pot kırdım!) Başımı tuttum ve 'Evet.Biraz başım ağrıyordu.Onun için unutmuş olabilirim.Ama dur hemen geliyorum.' dedim.Robin ise çatıdaki yerimize doğru yürüdü ve oturdu. 'Tamam bekliyorum.Bugün çok önemli şeyler konuşağız.' dedi.
İnanmıyorum! Galiba durumumu anladı.Şimdi yandık!Ne yapacağım şimdi ben? Robin akıllı biriydi. (Benim palavralarıma inanacak kadar aptal değildi.)Üstüme mavi-beyaz bir ceket geçirip yanına gittim ve oturdum.Ellerimi ayak bileklerime doladım.Çenemi dizime koydum.Robin ise bacaklarını bağdaş kurmuştu.Ellerini birbirine gçirmişti. 'Güzel bir gece...Öyle değil mi?' dedi.Aslında ne anlatmak istediğini pek anlayamadım ama 'Evet .Ay bu gece güzel görünüyor.' dedim.Robin bana baktı ve derin bir nefes aldı.(Bir şeyler itiraf edecek gibi duruyordu.)Dediğim gibi birşey itiraf edecekti.Birden çok heyecanlandım.(Nedense!)'Bak Evie !' dedi ve durdu. (Anlaşıldı.Robin kalpten gitmemi istiyor.) 'Hani eskiden seninle Romeo ve Juliet'i oynardık.Sen Juliet olurdun.Bense Romeo.Tiyatro öğretmeni Bayan Brown bugün derste biriyle bu piyesi hazırlamamı istedi.Ben de seninle çalışmak istediğime karar verdim.Ama sorun olmaz umarım.Benimle çalışmak ister misin?' dedi.
Ah Robin! Neden böyle davrandığını hiç anlayamamıştım. Ama 'Tabii ki.Zaten replikler ezberimde.Sadece birkaç kez prova yaparız.Sonra da Bayan Brown'a sunarız.'dedim.İçimde rahatlama etkisi yeniden uyandı.Robin gülümsedi.Robin...Benim en iyi arkadaşım.Tam ben bunları düşünürken ciddileştiğini hissettim.Bana 'Galiba yeni çocuktan etkilendin.' demez mi?Ağzımdan 'Nasıl yani?' sorusu çıkıverdi.O da sanki umursamıyormuşcasına 'Ne bileyim belkide ondan hoşlanmışsındır!' dedi.Oturduğum yerdem hiddetle doğruldum . 'Hayır! Ne ondan hoşlandım ne de etkilendim!'dedim.Bu halime çok şaşırdı.(Şahsen ben de çok şaşırdım.Ne oluyordu bana böyle?) Sonra oyunu kaybetmiş bir oyuncu edasıyla yeniden yere oturdum. Robin'e gayet sıkılmış gibi bakarak (Yalan söylemeyi hiç beceremiyorum!) 'Evet.Haklısın! Ondan hoşlandım.Bu bir ilk ve benim pek şansım yok !' dedim sonradan af diler gibi gülümseyerek.'Seni anlıyorum Evie.' dedi .Yüzüne bakmadan (daha doğrusu bakamadan) çatıdan indi. Arkadaşımın arkasından 'İyi geceler Robin!Tatlı rüyalar!' dedim.Ama duymadı galiba...
Robinle konuştuklarımızı düşünmemeye çalıştım.Zaten başım çok ağrıyordu.Yatağa uzandım ve yorgun olduğumu hissettim.Bir yandan da büyük bir yükün hafifliği vardı üzerimde.Gözlerimi kapadım ve Troy ile ilgili hayaller görmeyi dileyerek uykuya daldım.



~İLK BÖLÜM SONU~


BöLüm Resmi :
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Lütfen Yorum Yapın arkadaşLar Kötü de oLsa Yapın (: Okuduğunuz İçin TEŞEKÜRLER..~ tşk ~
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
ßusRa_ßeLLa
Twilight | Yeni üye
Twilight | Yeni üye


Paylaşım Gücü : 91
Yaş : 19
Nerden : Venüs-Aşk gezegeni
Kayıt tarihi : 15/02/10
Lakap : msS.haRmLesS

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: 2.BöLüm :iLK SeçiLiş   C.tesi 08 Mayıs 2010, 16:30

~İLK SEÇİLİŞ~
Yataktan çığlık atarak uyanıyorum.Annem ve Jack yanımda gözlerini dört açmış bana şaşkın şaşkın bakıyordu.Annem hemen bir bardak su verdi.'Sağ ol anne.' dedim. Annem endişeli görünüyordu.'Noldu Evie?Ne gördün de bu kadar korktun tatlım?Jack'le ikimiz çok endişelendik.' dedi.Rüyamı anımsadım daha doğrusu kabusumu.Annemi endişelendirmek istemiyordum.Bu yüzden 'Üzgünüm anne.Hiç hatırlamıyorum.' dedim.Annem de üzerime gitmek istemedi.Jack donmuş ve korkmuştu benim içi (Canım benim!)Jack'e 'Gel Jack.' dedim.Ona sarıldım.Kulağıma 'Umarım bir daha hiç kabus görmezsin Evie!' dedi.'Umarım canım.' dedim ve Jack de annem gibi odamın kapısını kapayarak odamdan ayrıldı ve mutfağa doğru yol aldı.

Rüyamda sonu gelmez beyazlığın içinde 4 gölge gördüm.Hepsi insan gölgesiydi...Rüyamı kendim ayarlamış gibi değildim.Rüyamı değiştiremiyordum çünkü...Bu durumu pek sevmedim.Korkup kaçmaya çalıştım ama iki gölge beni takip ediyordu.Diğer ikisi oldukları yerde duruyorlardı.Beni yakalamaya çalışan gölge birden önüme geçtiler ve gölgeler kana bulandı.Ah, olamaz! Kan...Onların bulunduğu tersi yönünde koştum.Durmuş gölgenin içine girdim.Kendimi sevdiğim yasemen çiçeklerinin bulunduğu çayırın ortasında buldum.Bir anlık güvendeyim sandım.Ama bir karaltı fark ettim.Yanıma yaklaştı.Donup kaldım.Kıpırdayamıyordum.Genç bir adamdı.Hiç görmediğim beyaz bir yüzdü bu.Gözleri simsiyahtı.Korktum ama cesaretli görünmeye çalıştım.Bana gülümsedi.Giyselerine baktım.Siyah bir takım elbise giymişti.Bileğimi tuttu.Öpecek sandım fakat ısırdı.Gözleri kızıla döndü ve çığlık attım...

Biliyorum iğrenç bir rüyaydı.Rüyayı hatırlayınca insan içgüdüsü ile sağ bileğime dokundum.İnanamıyorum!Bileğimde hiç acı yaşamadan bir dövme oluşmuştu.Dövmeye dokundum.Şeklini inceledim.Bunu anneme ve babama gösteremezdim.Dövme gibi yapay, zararlı ve içinde ne olduğunu bilmedikleri bir şeyin kızlarının bileğinde görmeyi pek hoş karşılayacaklarını sanmıyorum.Sarı,turuncu ve kırmızı karışımı çiçekler vardı.Beyaz bir bezle buket haline getirilmiş gibi gözüküyordu.Altın sarısı ipleri ise kolumun yarıya yakınını kaplıyordu.Bunu anneme göstermemek için ne yapmalıydım?Annemin sesini duydum.'Tatlım!Seni masada bekliyoruz.' diyordu.

Ani bir kararla koluma tozluk takmaya karar verdim.Çekmecedeki siyah tozluğu koluma geçirdim.Bugün spor giyiniyorum havası vermek zorundaydım.Spor gözüken beyaz bir tşöt geçirdim üzerime.Saçlarımı da at kuyruğu yaptım.Mutfağa indiğimde anem öğle yemeğimi hazırlıyordu.Jack kahvaltısının son kaşıklarını midesine indiriyordu.Beni görünce 'Vay!Ne oldu okulunuzda futbol maçı filan mı var?' dedi.Dalga geçtiğini biliyodum ama aldıracak durumda değildim.'Bugün böyle.' dedim.Annem ben gitmeliyim.Kendinize iyi bakın.' deyip çıktı.Bugün Robin gelmedi.Okula tek başıma gitmek zorunda kaldım.Yemekhaneye geldiğimde Robin'i göremedim.Kafam allak bullaktı.Dün Robin'le konuşmalarım,gece gördüm rüya ve birden bileğime oluşuveren dövme...Hiçbirine anlam veremiyordum.Bir masaya geçtim.Düşünmeye başladım .Ama düşünemiyordum.Canım çok sıkkındı.

Tam bir umutsuz vakaydım.Birden birinin yanıma doğru yaklşatığını hissettim.O tarafa doğru baktım.Bir kız yaklaşıyordu.Kızın gözleri...Kırmızı ve kahverengi karışımı birşeydi.O da nesi!Bu Ashley'di.Siması da Troy'un çizdiği resme çok benziyordu.Hızlı adımlarla yanıma yaklaştı.Endişeli görünüyordu.Ama bir yandan da bana gülümsüyordu.Bana 'Merhaba Evie!Ben Ashley Troy'un kardeşi.' dedi.Bense şaşırarak ve sesimin titrememesini önleyerek 'Selam Ashley.' dedim.Ashley endişesini gizlemeye çalışıyordu fakat buna mani olamadı.Beni incelediğini farkettim.Bileğime dikkatlice baktı.'Neden tozluk taktın Evie?' dedi.Dövme olayını bilmesini istemiyordum.Çekingen bir sesle 'Spor gözükmeye çalıştım.Tozluk zaten hoşuma gidiyordu.Bugün giyeyim dedim.' diyerek merakını gidermeye çalıştım.Bileğimi eline aldı ve tozluğu açtı.Dövmemi gördü ve telaşlandı.Sanıyorum ki dövmeye karşı biriydi.Çünkü hemen masasından kalktı ve 'Evie olamaz!Çabuk bir yere gitmemeiz gerek.' dedi.Şaşırdım, nereye gidecektik? Beni bileğimden tutarak kaldırdı ve yine hızlı adımlarıyla resim sınıfına götürdü.

Sınıfta sadece Troy vardı.Bizim geldiğimizi duymuş olacak ki başını bize doğru çevirdi.Bana baktı.Ashley'in yüz ifadesini görünce 'Ne oldu Ashley?' dedi.Ashley bileğimi gösterdi.'Troy Evie o kız işte!Bak bileğinde o çiçeklerin dövmesi var.Evie'yi seçmişler.' dedi.Troy'a baktım.Acı,hüzün ve endişe...Gözlerinin içinde bu üç duyguyu da hissettiğime eminim.Yutkundu ve 'Yani o özel kişi mi?' dedi.Ashley 'Evet o özel kişi.' dedi.Ben de sinirle bileğimi Ashley'in ellerinden ayırdım.'Neler oluyor?Benim bilmediğim neler oldu?Beni kin seçti?Ben seçilmiş miyim ? Peki neden ? Bu ne anlama geliyor?Biri bana bunu açıklayabilir mi?'

~2. BÖLÜM SONU~


BÖLÜM RESMİ:

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Okuduğunuz İçin Çok TeşekkürLer (:
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
seher
New Moon | Aktif Hayran
New Moon | Aktif Hayran


Paylaşım Gücü : 129
Yaş : 25
Nerden : alacakaranlıktan
Kayıt tarihi : 01/02/10
Lakap : seher

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: |~SEÇİM~|   C.tesi 08 Mayıs 2010, 18:15

güzel bir hikaye bence Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
ßusRa_ßeLLa
Twilight | Yeni üye
Twilight | Yeni üye


Paylaşım Gücü : 91
Yaş : 19
Nerden : Venüs-Aşk gezegeni
Kayıt tarihi : 15/02/10
Lakap : msS.haRmLesS

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: |~SEÇİM~|   C.tesi 08 Mayıs 2010, 18:35

SaoL iLk Okurum Sensin Galiba MutLu oLdm.Biliyorum Bazı EksikLikLer Var Ama Onu Gece ÇığLıkLarı BöLümünde DüzeLticem Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
ßusRa_ßeLLa
Twilight | Yeni üye
Twilight | Yeni üye


Paylaşım Gücü : 91
Yaş : 19
Nerden : Venüs-Aşk gezegeni
Kayıt tarihi : 15/02/10
Lakap : msS.haRmLesS

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: |~SEÇİM~|   C.tesi 08 Mayıs 2010, 18:36

Bu arada okuduğun için tşk
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
seher
New Moon | Aktif Hayran
New Moon | Aktif Hayran


Paylaşım Gücü : 129
Yaş : 25
Nerden : alacakaranlıktan
Kayıt tarihi : 01/02/10
Lakap : seher

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: |~SEÇİM~|   C.tesi 08 Mayıs 2010, 18:45

önemli değil seviyorum böyle şeyleri Very Happy gayte iyisin devam etmeni bekliyorum :d
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: |~SEÇİM~|   C.tesi 29 Mayıs 2010, 10:11

bende devam etmeni bekliyorum Smile
Güzel bi hikayeye benziyo seçim Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
nağme
Twilight | Yeni üye
Twilight | Yeni üye


Paylaşım Gücü : 9
Yaş : 22
Nerden : istanbul
Kayıt tarihi : 10/06/10

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: |~SEÇİM~|   Cuma 11 Haz. 2010, 11:58

devammm çok beğendimm sevgi yuppi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
seyhan
Emekli Yönetici
Emekli Yönetici


Paylaşım Gücü : 405
Nerden : nerdeysem ordan (.
Kayıt tarihi : 12/03/10
Lakap : Taylorfan

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: |~SEÇİM~|   Cuma 11 Haz. 2010, 12:53

bende yeni okudum canım görmüştüm ama okumaya zamanım yoktu aslında hep aklımdaydı
iyiki de okumuşum gerçekten çok iyi gidiyorsun devam et merakla bekliyorum alkış süper
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
ßusRa_ßeLLa
Twilight | Yeni üye
Twilight | Yeni üye


Paylaşım Gücü : 91
Yaş : 19
Nerden : Venüs-Aşk gezegeni
Kayıt tarihi : 15/02/10
Lakap : msS.haRmLesS

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: |~SEÇİM~|   Cuma 11 Haz. 2010, 14:29

SaoLun (:
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Forever.EDWARD
Site Kurucusu ve Yönetici
Site Kurucusu ve Yönetici


Paylaşım Gücü : 2234
Tür : Vampir
Yaş : 36
Nerden : Venüs- Aşk Gezegeni
Kayıt tarihi : 17/12/09
Lakap : Team EDWARD ( Edward Hastası)

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: |~SEÇİM~|   Paz 27 Haz. 2010, 11:54

devamını merak ettim bende yeni okudum gelmeyecekmı yeni bölüm


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Efsane alacakaranlıkta başlar şafak vaktine dek sürer ama aşk sonsuza kadar devam eder.[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.mortemsymphony-rpg.com/
Sponsored content




MesajKonu: Geri: |~SEÇİM~|   Bugün 14:21

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
|~SEÇİM~|
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Twilightfan_ TR :: HAYRAN ÇALIŞMALARI :: Hikaye veya Şiirleriniz-
Buraya geçin: