Twilightfan_ TR
Aileye Hoşgeldiniz
Twilight Efsanesiyle ilgili herşey burada


Giriş yapın yada Üye olun
Böylece resimleri, Videoları ve linkleri görebilirsiniz.

Twilightfan_ TR

Alacakaranlık Efsanesi İle İlgili Herşey. Filmler, kitaplar, oyuncular hakkında en güncel konular ve çok daha fazlası...
 
AnasayfaHoşgeldinizSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Bir Nefes Kadar Yakın...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
asd
Emekli Yönetici
Emekli Yönetici


Paylaşım Gücü : 180
Tür : Vampir
Yaş : 26
Nerden : Uzay Boşluğu...
Kayıt tarihi : 18/12/09

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Bir Nefes Kadar Yakın...   Perş. 24 Ara. 2009, 01:11

Baştan devamı olmayacaktı ama ısrarlara dayanamadım ve devamını yazdım Smile diğer tarafftan bilenbilir ama yinedeyayınliyim dedim  bu arada yazdığıklarımı hiç görmüyorum Banuşka ya kırmızı kırmızı noktacıklar var öyle anlıyorum ayzdığımı
Okulun ilk günüydü.Gönülsüzce
gidecektim yine okula.Aynı insanlar,aynı muhabbetler…Yatağımdan
kalmamak için direniyordum resmen.Gözlerimi isteksizce açtım etrafa
bakındım…Pencereden süzülen gün ışığı gözlerimi aldı ve isteksizce
defalarca kıpıştırmama neden oldu neyse ki  kendime gelmemi 
sağladı.Oflayarak ta olsa yatağımdan kalktım banyoya yöneldim.Yüzüme
bir iki su çarptıktan sonra nasıl bir haldeyim diye kafamı kaldırıp
aynaya baktım.Bingo!Tabi ki de Berbat bir haldeydim…Gönülsüzce gitmek
adeta yüzüme vurmuştu,bu bişi ben olamazdım!.Acilen bir şeyler
yapmalıyım belki kendime iyi hissetmiyorum diyip tekrar yatağa
yatmalıydım.Bu düşünce bir anlık düşüncelerimin arasından geçip ablamın
aşağıdan seslenmesiyle kayboldu.Kapıya yönelip geliyorum diye
seslendim.Tekrar banyoya  yöneldim banyo yapmam şarttı.Musluğu açıp
sıcak ve soğuk ayarını yaptıktan sonra kendimi duşun altına
bıraktım.Damlalar tenimden aşağıya süzülürken hala ilk gün sendromunu
atlatmak için okuldan  kaytarma planları yapmaya çalışıyordum.Neyse ki
duşumu kısa kesip içeriye  geçtim,dolaptan formamı çıkarttım neyse ki
bu sene bunları son giyişimdi okul biter bitmez çöpü
boylayacaklardı.giyilmeye koyuldum ne sıkıcı kıyafetlerdi bunların
içinde boğuluyordum resmen.Saçlarımı hızlı hızlı taradım ve ardından
kurutmaya koyuldum.Neyse ki inat etmeyip kurumaya teslim olmuştu
saçlarım.Bir çırpıda kitaplarımı çantaya doluşturup aşağıya indim.
“Günaydın Derin…”
“Günaydın baba,anne ve abla!”
Babam”ilk gün he Derin nasıl hissediyorsun kendini”
-“Nötrüm maalesef ne düşüneceğimi bilemiyorum.”
-“Hadi ama”dedi ablam”okul o kadar da korkunç bir yer değil”
-“Tabii ya ne demezsin”
Annem”tamam artık kızıma bu kadar yüklendiğiniz bırakın kızımda ağız tadıyla kahvaltısını yapsın”
-“Anne sende olmazsan”dedim kısık bir sesle.
“Haydi artık kahvaltını ette çıkalım bir an önce.İlk gün geç kalmak istemezsin değil mi?”dedi babam anahtarlarını ararken.
Gönülsüzde
oturdum masaya kaseye biraz süt biraz da gevrek koyup yemeye çalıştım.
Hiç iştahım yoktu çünkü bunu bile midem “istemiyorum”der gibiydi.
Kasemi bitirir bitirmez babam hadi diyerek söylenmeye başladı.
Anneme hoşça kal dedikten sonra arabaya doğru yöneldik.Arabanın içi fena halde sıcaktı.Tabii ki yazdan kalma günleri yaşıyordu.
-Keşke biraz havalandırsaydın baba dedim.Çok bunaltıcı.
-“Hadi ama o kadar da sıcak değil önümüz kış özleyeceksin bu sıcakları”dedi babam garajdan çıkmaya çalışırak.
Gönülsüzce yine başımı salladım.Tabii ya dedim içimden önümüz kış…
Neyseki yol çabuk bitmişti.Tek kelime etmemiştik ikimizde yol boyunca.
Babam boş bulduğu bir yere park etti arabayı.Arabadan indikten sonra camı açarak.
-“Dikkatli ol!”diye ikazda bulundu.
-“Tamam baba…”
Okula
doğru  yol alırken etrafıma bakınıyordum.Belki değişik biri ya da
birilerine rastlarım diye düşündüm.Ama yanılmıştım aynı yüzler,aynı
hava,aynı ortam… ne kadar da sıkıcıydı,rutindi
En azından sayılı arkadaşlarım vardı yalnızlığımı paylaşan onlarda olmazsa zincirleseler durmazdım bu okulda…
Neyse ki sınıfın yolunu hemen bulabildim.Nedem her sene sınıfları değiştirirler ki…
İlk
gördüğüm kişi Selen’di.Malesef okulun iilk gününe sinir oldum biriyle
başlamak tam da bana göre bir şeydi.Zengin bir ailesi vardı.Kendini
beğenmiş megaloman bir tipti.İnsanları aşağılayan,küçümseyen,sınıf
ayrımı yapan biriydi.
Okulun kendince popüler kızı olması da cabası…
3 silahşörler gibidirler.2 tane de saz arkadaşları var.Onlarda kendisi gibidirler.Artıları var eksileri yok…
Kapıdan
girdiğimde Deren yanıma gelip sarıldı.Bir müddet kucaklaştık.Deren
okulda ki en iyi dostumdu.Arkadaşlık kalıbından çıkmış dostluğa terfi
etmişti benim için.Çok iyi anlaşıyorduk ama aynı zaman da çok zıt
karakterlere sahiptik.Onun ak dediği karaydı benim için.Bence bu yüzden
çok iyi anlaşıyorduk tamamlıyorduk birbirimizi farklı düşüncelerle ve
bakış açılarıyla…
-“Seni çok özledim”dedi yüzümü öpücüklere boğarak
-Bende dedim sensiz çekilmedi bu yaz…
-“Aynen bende ne çok alışmışız birbirimize”.
Gülümseyerek
karşılık verdim.Yerimize geçtik.Sıkılarak etrafıma
bakınıyordum.Selen’nin  gözlerini üzerimde fark edene dek.Farkettiğimde
bende inatla ona baktım.Bakışıma dil çıkararak cevap verdi.Bu salak
davranışına alaycı bir gülümsemeyle karşılık vererek önüme
döndüm.Gerçekten bu kızın zihin yoksulluğu var düşüncesine her geçen
gün daha çok inanıyordum.Verdiğim tepkiye sinir olmuş olmalı ki
Geçerken omzuma sert bir şekilde çarpıp devam ederken…
-Aramızda
bazı hayvanlar var dedim.Sırıtarak halen ahırda olduklarını
sanıyorlar.Belki kavga ederiz de okuldan atılırım düşüncesi geçti yine…
-“Ne diyorsun sen ya”diye çıkan çırtlak sesi kulağımı tırmaladı.Tam da ona yakışan bir hareketti “basit”ti kendisi gibi.
-Ne dediği mi duydun dedim.Salak mısın da soruyorsun.
-“Kızım seni çok fena benzetirim.Seni seviyesiz”dedi.Kavgaya malezeme çıkartacak sözler bulamaya çalışarak.
-hı hı … dedim umursamazca bunun onu daha çok deli edeceğini biliyordum.
Deniz ve şebnem zorda olsa yatıştırdılar.Kendilerince bir şeyler zırvalayarak.
-Sıkıldım dedim.Hızlıca yerimden kalkarak zaten boğuluyorum.Nefes almam gerek dedim
O
hızla dışarı attım kendimi derin bir nefes çektim ciğerlerime birkaç
kez tekrarladım son verdiğimde karşımda bir çocuk oturmuş beni
izliyordu.Afalladım biran bizim okulda böyle bir çocuğum varolması
şaşırtmıştı beni nasılda göremedim bu muhteşemliği birkez daha at
gözlükleriyle hayata baktığımı anladım.En azından bu gün çıkarmıştım at
gözlüklerini etrafımı görebiliyordum artık.Farkettiğimi anlamasın diye
birkaç kez daha derin derin nefes aldım.Ona baktığım da tekrar yerinde
yoktu.Etrafıma bakındım ama göremedim.Bu güzellik anca birkaç dakikaydı
demekki diye kend kendime söylenerek içeri girdiğim de kapıda yine o
çocuk vardı.Kapıya yaslanmış gelişimi izliyordu.Bir an hoşuma gitti
izlenmek olabildiğince düzgün yürümeye çalıştım.Aslında özümde bu
okuldaki kızlardan daha güzeldim ama “bakımsız”dım.Herkes bana çok
güzel,alımlı ve çekici olduğumu söyleyip dururdu.Bu çocuğun bana
baktığını görünce tezlerinin doğru  olduğunu anladım.Merdivenlerden
çıkarken arkama  dönüp baktığımda yine orada yoktu.Halüsinasyon mu
görüyorum acaba zihnimin bana yaptığı bir oyun muydu bu yoksa var
olmayan bir gerçek miydi?...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Forever.EDWARD
Site Kurucusu ve Yönetici
Site Kurucusu ve Yönetici


Paylaşım Gücü : 2234
Tür : Vampir
Yaş : 36
Nerden : Venüs- Aşk Gezegeni
Kayıt tarihi : 17/12/09
Lakap : Team EDWARD ( Edward Hastası)

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Bir Nefes Kadar Yakın...   Perş. 24 Ara. 2009, 15:02

cheers çok sevindim burada gördüğüme oley
asudem harikasın canım cheers


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Efsane alacakaranlıkta başlar şafak vaktine dek sürer ama aşk sonsuza kadar devam eder.[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.mortemsymphony-rpg.com/
asd
Emekli Yönetici
Emekli Yönetici


Paylaşım Gücü : 180
Tür : Vampir
Yaş : 26
Nerden : Uzay Boşluğu...
Kayıt tarihi : 18/12/09

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Bir Nefes Kadar Yakın...   Perş. 24 Ara. 2009, 15:59

sağol kuzum devamınıda yayınlarım Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
june
Emekli Yönetici
Emekli Yönetici


Paylaşım Gücü : 344
Yaş : 34
Kayıt tarihi : 18/12/09

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Bir Nefes Kadar Yakın...   Paz 27 Ara. 2009, 19:13

asudem harikasın kuzum hadi ama devamı nerde Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
asd
Emekli Yönetici
Emekli Yönetici


Paylaşım Gücü : 180
Tür : Vampir
Yaş : 26
Nerden : Uzay Boşluğu...
Kayıt tarihi : 18/12/09

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Bir Nefes Kadar Yakın...   Salı 12 Ocak 2010, 18:31

yazıyorum dur yazdıklarımı yayinliyim hemen

…Saçmalıyorsun! Derin dedim kendi kendime iyice şaşırdın.Bu son cümle birden gülmeme neden olmuştu.Sınıfa girdim tekrardan sırama oturdum düşünmeye başladım.Aklımın bir oyunu muydu bu neden bir yanıltmaca ile karşı karşıya kaldım ki acaba?Dalgın bir şekilde bunları düşünürken Deren’nin beni sarsamasıyla irkildim.Verdiğim tepkiye Deren’de çok şaşırmıştı.
-“Ne oldu Derin?”dedi halen tedirginlik içinde
-Yok…yok bir şey dedim.Ruh halimden bir şeyler anlamasın diye de hafif tebessüm ettim.
-“Eminsin değil mi?”dedi cevabımdan tatmin olmamış gibiydi.
-Evet dedim ya Deren gelme üstüme!
-“Peki tamam öyle olsun.Ama yemedim!”
Hoca da o arada içeriye girdi.İlk günden ders yapılmaz düşüncesiyle rahatladım.Ders dinleyecek halim yoktu.Neyse ki hoca erken bırakacaktı.Derin düşüncelerden zilin çalmasıyla sıçradım.
-“Ne oluyor Derin?Bu halini hiç beğenmedim.”
-Off Deren yok bir şey dedim ya!
Deren’i beklemeden apar topar sınıftan çıkıp etrafıma bakınmaya başladım.Deren’nin “beni de beklesene”demesine aldırış etmeden yürümeye başladım.Deren’le vakit kaybedemezdim.Bakındığım da göremedim onu.Belki de bizim okuldan değildi belli ki üniformasıda yoktu hem.Etrafıma bakına bakına gittim ama hiçbiryerde yoktu.Daha fazla aklımı karıştırmasına izin vermeyecektim.Çünkü öyle biri yoktu.Tamamen zihnimin bana karşı oynadığı haince bir oyundu.
Bu düşüncelerden arınmak ümidiyle evin yolunu tuttum.Eve varmıştım.İçeri girdiğim anda Annem
-“Nasıldı tatlım okul?”
-Bildiğin okul işte dedim.Üzerimdekileri çıkarırken.
-“Her yıl aynı sendromu yaşıyor Anne biliyorsun”dedi ablam bir şeyler atıştırırken.
-Şimdi sana laf yetiştiremeyeceğim Abla odama çıkıyorum ben.
-“Kaç zaten hayatın kaçmakla geçti.”
-Anne şu kızına bir şey söyler misin uğraşmasın benimle!
-“Tamam kızlar didişmeyin rahat bırak Eylül kardeşini”
-“Uf tamam bir şey demedik.”
-Dememiş halin buysa…diye üsteledim.Uğraşacak gücüm yoktu bir şey demesini beklemeden yukarı çıktım.Çantamı bir kenara fırlatıp kendimi yatağa attım.Uyumak istiyordum bir an önce.Uyandığım da sanki hiç birşey olmamış gibi devam edicektim.Göz kapaklarım ağırlaştıkça ağırlaştı.Uykuya yenik düştü ve kapandı.
*Karanlık çok karanlık bir yerde yürüyorum etrafımda ormanlar var.Her türlü hayvan sesi kulağımı tırmalıyor.Uzaktan bir yerden ismimi duyuyorum,beni çağırıyor.Israrla gelmemi bekliyor.Göremiyorum…her yer sisli,puslu yerler çamur bata çıka yürüyorum,elbisem çamur ve kan içinde saçlarım dağınık önümde biri beliriveriyor.Aniden elini uzatıp beni kendine çağırıyor.Gitmiyorum kim olduğunu anlamaya çalışıyorum.Yüzü hala karanlıkta.Bana”hadi Derin gel sana ihtiyacım var”diyor.”Kimsin”diyorum boğuk bir sesle cevap vermiyor.Yüzümü aydınlık bir ışık kaplıyor.Kör olacakmışım gibi hissediyorum.Işığa fazla dayanamayıp gözlerimi sıkı sıkı yumuyorum.Aydınlık kayboluyor gözlerimi açıyorum ve aynı anda şaşırıyorum.Karşımdaki yüz onun yüzü.Muhteşem yüz hatları,keskin ifadesi,zümrüt yeşili pırıl pırıl gözleri,kumral ve dağınık saçları kiraz ve kırmızı narin dudaklarıyla karşıma geçmiş beni izliyor.Sonra gülüyor dudakları arasından dişleri beliriveriyor inci gibi dizili parlak ve göz kamaştırıcı…bu güzellik karşısında afallayıp dengemi kaybediyorum yere düşecekken belimden tutuyor kendine doğru çekiyor.Kulağıma”Derin sana ihtiyacım var bütünüylen sana sol üst köşene”kadifemsi sesi yüreğime nakış gibi işliyor.Derin bir nefes alıyorum ve soruyorum”neden?”.”Çünkü ihtiyacım var.Benliğimi kazanmak için kendimi bulabilmek için”geri çekilip o muhteşem yüzüne bakıyorum.Konuşamıyorum.Sözcükler dökülemiyor dudaklarımdan bu anı gereksiz sözcüklerle bitirmek istemiyorum.
Tekrar gülümsüyor ama acı bir şekilde.
-“Benden ne istiyorsun sana verebilecek bir şeyim yok”
-“Var tertemiz,günahsız,hayat dolu…”
-“Ne peki söyle neyimi istiyorsun?”
-“Sol üst köşeni”
Anlamıyorum,anlayamıyorum.Eli belimden kayıyor ve düşüyorum,çamura bulanıyorum.Her yerim çamur oluyor gidişini izliyorum,yürümüyor adeta uçuyor sanki…Arkasına son kez bakıp”yine görüşücez Derin bekle beni”diyip ortadan kayboluyor.
Olanlara akıl erdiremiyorum olduğum yerde oturmuş ağlıyorum damlalar yanaklarımdan süzülüp kucağıma parıl parıl düşüyor.Arkadamdan bir ses duyuyorum ama halen ağlamamama neden olamıyor.Hıçkırıklara boğulmuş ağlıyorum ağlamaktan gözlerim yanıyor.Biri var arkamda bakamıyorum yaklaşıyor kımıldayamıyorum kaskatı kesiliyorum.Ayak sesleri kulağımda zonkluyor.Cesaretimi toplayıp yaşlı gözlerle arkamı dönüyorum bir an gözlerimin şişliğinden bir şey göremiyorum.Sonra birden bir adam siyah pelerini var yüzü kara gözükmüyor ,elinde orak bana doğru geliyor.Çamuru eşeleyip kaçmaya çalışıyorum yapamıyorum göz yaşlarım tekrar harekete geçiyor ağlıyorum,yalvarıyorum.Çoktan yanıma gelmişti bile kalın bir ses”Yolun sonu”diyor.Orağı kaldırıp tam bana vuracakken…*


...Bağırarak uyandım nefes nefese kalmıştım.Ağzım kurumuştu sırılsıklamdım.Kalbimin atışları kulağımdaydı.Düzensiz ve hızlı atıyordu.Korkunç bir kabustu.En azından sonu kabusla bitmişti.Tek parça halinde olduğuma sevinmiştim.Bu nasıl bir rüyaydı böyle ne anlamı vardı?”Sol üst köşe sol üst köşe” diye tekrarladım.Neydi bu sol üst köşe?neyin sol üst köşesi?Kimdi bu çocuk ne istiyordu benden kendime gelmeye çalışıyordum…
Rüyanın etkisinden hala kurtulabilmiş değildim.Saate baktığımda gece yarısını çoktan geçmişti.bu rüya hem mide bulantıma hem de acıkmama neden olmuştu.Aşağı kata indim,dolaptan soğuk su alıp kana kana içtim çok susamıştım ve içim yanmıştı.Dolaptan yiyecek bir şeyler aldım ve içeriye geçip televizyonu açtım.Bir yandan televizyonu seyrediyor bir yandan da atıştırıyordum.İzlediğim film tam gecelik bir filmdi.Korku filmlerinin en korkuncuydu.Korku filmlerini izlemeyi severdim ama geceleri yatamazdım.En azından gece izliyordum ve sabaha karşı biterdi bu film.Herkes yatıyordu diye fazla sesini açamadım.Bu sessizlik beni korkutuyordu etrafımda hep sesler kalabalık olsun isterim.filme konsantre olup izlerken bir ses duydum kapı sesiydi bu.Dinledim ama bizimkilerden biri değildi.
Korkmuştum,belki filmin etkisindeydim.”Kim var orda?”dedim titrek bir sesle.Koltuktan korka korka dış kapıya yöneldim.Kapı açıktı.Ürktüm kim gelmiş olabilirdi ki?”Tabi ya hırsız”dedim.Dolaptan babamın hırsızlara karşı olan silahını aldım Beyzbol sopasını en azından kafasına bir tane indirip bayıltabilirdim.Yavaş hareketlerle ablamın odasına yöneldim.Kapıyı yavaşça açtım ama ablamdan başka kimse yoktu.Tekrar kapatım annem ile babamın yattıkları odaya yöneldim.”Buradaysa kesin bu odadır”dedim kapıyı yavaşça açarak.Burda da kimse yoktu.Halüsinasyon şimdide gaipten sesler mi duymaya başlamıştım.Olamazdı kapı sonuna kadar açıktı.Bu eve biri girmişti.Büyük ihtimalde hırsızdı.Bu sefer mutfağa doğru yöneldim.Mutfakta bıraktığım gibiydi.”Olamaz”dedim.Kim vardı evde daha çok korkmaya başlamıştım.Bizimkileri uyandırsam mı diye düşündüm bu fikir bir anda arkadan gelen bir sesle kayboluverdi.Arkadan bir ses geldi rüyamda da olduğu gibi dönemedim korktum.”Ama bu rüya değil derin dön ve bak” dedim kendime arkamı döndüm ve kalakaldım.
Yaşadığımı bile düşünmüyordum şuan,yutkunmakta zorluk çektim.Kalbim yine ritimsiz ve hızlı çarpıyordu.Gözlerimi kapatıp tekrar açtım hayal olup olmadığına inanmam gerekti.”o”ydu karşımdaydı bana bakıyordu.Beni dikkatlice inceledi ve son yer gözlerimde bitti kilitlenmiştim gözlerine böyle bir göz dünya üzerinde yoktu başka bir dünyadan gelmiş gibiydi.Sonra o muhteşem gülüşünü güldü bana dişleri inci gibi ve bembeyazdı.Rüyamda olduğu gibi dengemi kaybettim tam düşecekken aynısı oldu ve belimden yakaladı beni nefesi yanağımı okşadı bir meltem rüzgarı gibiydi sert ama ılık.Kalbimin atışlarını kontrol edemiyordum.Derin bir sessizlikten sonra tekrar gülümseyerek
-“Selam Derin”dedi…


…sesindeki kadifemsilik onu daha çekici yapmıştı.
-“Sss…selam”dedim kekeleyerek.Soru ağzımdan aniden çıkmıştı.”Sende kimsin?”aslında kim olduğunu biliyordum okulda gördüğüm bununla da yetmezmiş gibi rüyalarıma giren kişiydi.Bu sorumu beklemediği tepkisinden belli olmuştu.Kaşlarını çatmıştı ama o halinde bile eşsiz güzellik vardı.
Beni masaya doğru doğrulttu.Hiçbirşey söylemedi.Yüzüm elinin içine alığ banao derin bakışlarıyla uzun uzun baktı.Gözlerimi ondan kaçırmak istesem de başaramadım.
Sanki ayaklarım yerde değildi.Bana doğru yüzünü yavaşça yaklaştırdı,tam öpecekken kafam koltuktan düştü sıçramıştım. ”Hayır” dedim sayıklarcasına ”hayır bu kadar gerçekken rüya olamaz”.Bu kadar gerçekçi bir şey rüya olamazdı.Bu nasıl bir düştü ki böyle bu kadar kendi gerçek kılıyordu.Bu çocuk ya da herneyse psikolojimi altüst etmişti.Genelde rüya görmeyen ben artık her gece bu rüyalardan uyanıyordum.
Artık bu saçmalığa son verme zamanı gelmişti.Yerimden doğruldum,televizyonu kapatıp yukarı çıktım.Yarın okul olmaması sevinciyle yatağa yattım.Aynı rüyaları görmemek için dua ettim ve uykuya daldım.
Gözlerimi saatin çalmasıyla açtım.Her ne kadar okul olmasa da geç kalkmanın zaman öldürmeden başka bir yararı yoktu.Saat 10:00’du.Geç yatmanın etkisiyle yataktan kalkmak zor gelmişti.Kendimi zorlada olsa doğrultup lavaboya gittim,yüzüme bir iki su çarptıktan sonra kendime geldim.Midemin gurultuları beni güldürüyordu midemi tutarak “acıkmışız gidip doyuralım” dedim neşeyle.Rüya görmemenin etkisini yüzümdeki gülücüklerle destekliyordum.
Merdivenleri çifter çifter atlayarak aşığa indim.
-“ Günaydın” dedim sofraya oturmadan.
-“ Günaydın tatlım bakıyorum neşelisin”dedi annem gözlerinin içi parıldayarak.
-“ iyi bir uyku çektim belki ondandır” lokmalarımı ard arda ağzıma atıyordum.
-“ Böyle yemeğe devam edersen bir haftaya kalmaz şişersin” dedi ablam her zaman ki alaycı tavrıyla
-“ Bugün senin saçma sözleri bile neşemi kaçıramayacak”dedim sırıtarak.
-“ Babam nerede?”
-“ İşi varmış erken çıktı.”dedi annem çayımı tazelerken
Kahvaltımı bitirdikten sonra yukarı çıktım.Acaba bugünü nasıl geçirebilirdim.Evde geçiremezdim çünkü ablamı gün boyu çekemezdim bütün neşemi abuk sabuk konuşmalarıyla kaçırırdı.En iyisi dışarıda bir şeyler yapmaktı.Telefona sarılıp Deren’i aradım.Beş çalmadan sonra açabildi.
-“ Alo?”sesi kötü çıkıyordu.
-“ Ne haber Deren ne yapıyorsun bugün?”sesim heyecanlı çıkmıştı.
-“ İyiyim desem yalan olur Derin.Annem’in halası vefat etmiş cenazesindeyiz.
-“ Yapma ya üzüldüm.Başınız sağolsun Esra teyzeye baş sağlımı iletirsin.”dedim üzüntüyle
-“ İletirim canım sen ne yapıyorsun bugün ?”
-“ İyiyim bende bugün bir şeyler yaparız dedim ama pek uygun bir zamanlama olmadı”dedim
-“ Maalesef canım.Artık sonra telefi ederiz.”
-“ Tabii canım buna şüphem yok her zaman.Seni daha fazla tutmayayım.Tekrardan başınız sağolsun görüşürüz.
-“ Sağol canım görüşürüz öpüyorum seni.”
-“ Bende canım”
Telefonu büyük bir hüsranla kapattım.Planlamadığım bir durumla karşı karşıyaydım.Ne yapacaktım şimdi?Uzun düşünmeden sonra cevap belliydi.Tek başına dolaşmak evde kalmaktan iyiydi.”Yine tek başına kaldın Derin” dedim kendi kendime dolaba giderken.Dolabımın önünde durup giyeceğim şeyleri bir çırpıda alıp giyilmeye koyuldum.Aynanın karşısına geçip suratıma baktım.”Tipe bak” dedim kendi kendime” kaportayı düzeltmek lazım”.Makyaj çantamı alıp pembe bir far,rimel,göz kalemi sürdüm.Dudak parlatıcısıyla da makyajımı sonlandırdım.
Saçımı tarayıp taşlı bir taç takıp “gayet şık oldun Derin hanım”diyip montumuda alıp aşağıya indim.Yalnız kaldığım zamanlarda gittiğim uğrak yerim vardı.Ne zaman bir şey olsa sığnak yerimdi orası.
Bisikletimi garajdan çıkardım,yola park ettim.Anneme seslendim ama duymadı ablamda nereye gideceğimi söylemek saçma olurdu diyerekten yola çıktım.Rüzgar hafif ve ılıktı yüzüme çarpıp saçlarımı havalandırıyordu.İnsanı mayhoş eden bir şeydi seviyordum güzeldi.Gittiğim yer evden beş kilometre uzakta olan bir yerdi.Yarı ormanlık yarı sahildi.Deniz kokusu kendimi iyi hissetmeme neden oluyordu.Bisikleti park edip kayaların oraya oturdum.Mp4’ü kulağıma hoş gelen bir müzik açtım ve denize doğru bakıp dinledim.Serin bir rüzgar esti içim ürperdi havaya baktım gri bulutlar yavaş yavaş açık gökyüzünü kapatıyordu.Kayalardan kalkıp sahile doğru yürüdüm, sahilin bitiminde arkamı döndüm ve yine kalakaldım.Bu da rüyamın aynısıydı ama bu sefer mekan farklıydı.Yok olan bir çocuk neden var olsun ki?Yavaş adımlarla bana doğru geldi ve durdu
- “ Merhaba” dedi içtenlikle
-“Merhaba” dedim tek düze bir sesle,sesimde hiç duygu yoktu.
Sonra onun konuşmasını beklemeden devam ettim;
-” Aynı senaryo sen gelirsin benle konuşursun tam bir şey olacakken rüyamda uyanırım.Bu da bir rüya.Rüya olduğuna eminim neden rüyalarıma giriyorsun?Kimsin sen?Ne istiyorsun benden?”sesimin tonu giderek artmıştı.Bana seni anlamıyorum dercesine baktı.
-“Dediğinden hiçbirşey anlamıyorum. Bu rüya değil Derin gerçek!”
-“Peki adımı nereden biliyiorsun?Rüya değilmişmiş neden her seferinde arkamda bitiyorsun söyler misin?”sesim olduğundan fazla sert çıkmıştı.
-“ Adını bilmem rüya olduğu anlamına gelmez Derin.”duraksadı söyleyeceği cümleleri seçiyor gibiydi.
“Sen beni rüyanda görüyorsun da ben görmüyor muyum sanıyorsun?”sesi giderek kısılmıştı.
-“Bu kadar tesadüf sence bir gerçek için bu kadar fazla değil mi?”dedim terslercesine ve devam ettim;
-“ Dur bak aslında buda bir rüya aradaki tek fark benzerlik aynı rüyada olmamız” nefes nefese kalmıştım bu kadar zor cümleleri ard arda söylemek bana göre değildi.
-“Bu rüya değil Derin gerçek…hiç olmadığı kadar gerçek”
-“ Hadi o zaman deneyelim”halen rüya olduğundan emindim.
-“Şimdi gözlerimi kapatıp açıcam ve sen yok olacaksın” gözümü kapatıp açtım anlamsız gözlerle beni izliyordu. Deli olduğumu sanıyordu.”Bunu dünkü rüyamda da yapmıştım artık geçerliliği kalmadı.”dedim.Bir adım bana doğru attı ve ekledi:
-“ Benim bunun rüya değil gerçek olduğunu inandırmamı ister misin?”dedi bana bakarken
-“Nasıl olacakmış o “dedim alay edercesine.Bana doğru bir adım daha attı.Nefesini yine yüzümde hissediyordum rüyamdaki gibi ılık ve sertti.Bunun verdiği hoşluğu hiçbir kelime tanımlayamazdı.Biraz daha yakınlaştı ve kulağıma eğilim;
-“ işte gerçek”dedi ve dudaklarım eğilim beni öptü.Vücudumun her yeri alev alev yanıyordu.Adrenalin oldukça fazlaydı, içimde ki bu his kalbime baskı yapıyordu.Kalbimin düzensiz ritmi yeniden kulaklarımda çınlıyordu.Yumuşak ve sıcak dudakları halen benimkiyle bir bütündü.Ellerini bekime sardı kendine doğru çekti.Her bir öpüşü bende ayrı bir duyguyu uyandırıyordu aşk,arzu,heyecan,tutku,özlem… Bu anın bitmesini hiç istemiyordum sonsuz kadar böyle kalabilirdim.Uzun uzun öpüşlerden sonra kendini çekti bana bu anın bozulmaması için her şeyimi verebilirdim.Bana bakıp sordu oda benim gibi nefes nefese kalmıştı
-“ Sence yeterince gerçek değil mi?”gözleri dudağımdan çıkan cümleler odaklandı.Dudağımı ısırdım ve gözlerinin içine baktım ve söyledim
“Hiç olmadığı kadar gerçek”…


…öpücüğün etkisinden kurtulmak için kendimi geri çektim.Yüzüne bakmadan bir tokat attım ve geriye bakmadan koşar adımlarla yürüdüm.Oradan uzaklaşmak yapmam gereken en akıllıca hareketti.
Biliyordum ki yüzüne baksam her şeyi unutabilirdim.Adını bile bilmediğim biri beni öpmüştü.Hayallerimde ki bu çocuk gerçeğin ta kendisiydi.Bunları düşünürken eve varmıştım.
Kimseyle konuşmadan yukarı çıktım.Kendimi yatağa atıp düşünmeye başladım.Düşüncelerimden telefonun çalmasıyla ayrıldım.Arayan Deren’di.Gönülsüzde açtım telefonu,konuşacak havamda değildim.
-“Efendim Deren?”
-“Nasılsın Derin?”
-“İyiyim Deren Oturuyorum Sen?”
-“Yarın ki fizik sınavına çalışıyorum saatlerdir, sen çalıştın mı?Gerçi benimki de soru ta günler öncesinden çalışmış sadece tekrar için bir göz atmışsındır” Cümlelerini nefes almadan bir çırpıda söyledi.
Ne sınav mı vardı yani hem de fizik!Telefonda donakalmıştım.Bozuntuya vermemek için yalan söyledim ve ekledim.
-“Neyse benim kapatmam gerek Deren yarın görüşürüz.”
-“ Tamam canım görüşürüz.”
Telefonu kapatır kapatmaz kitap ve defterimi alıp çalışmaya koyuldum.En iyi bildiğim konuları yapamıyordum.Aklımı bugün olanlar dağıtıyordu.Öpüşü hala aklımda,kendime gelmeye çalışıyordum.Ama sadece kendimi kandırmaktı bu.Yarın bir sınavım vardı ve ben koca bir sıfır alacaktım.
Anlamaya çalışıyordum ama nafile…kitabı,defteri kapatıp yatağın bir kenarına attım.Karnım acıktı,en azından yemekle oyalanır kafamı dağıtabilirdim.Bunları düşünürken annemin sesini duydum,yemeğe çağırıyordu.Hemen kalkıp aşağıya indim.Mis gibi kokular burnuma gelmeye başlamıştı.Annem en sevdiğim 3’lüyü hazırlamıştı.Köfte,pilav,patates kızartması.Masaya oturup büyük bir iştahla yemeğe koyuldum.Lokmalarımın biri bitmeden diğerini ağzıma atıyordum.Ablam;
-“Yavaş ye boğulacaksın aç insan”dedi.Bende;
-“Evet aç olduğum doğru”dedim yemeğe devam ederek.
Yemeği bitirdim tam merdivenlere yönelirken vazgeçtim çünkü yalnız kalmak istemiyordum,kafamı dağıtmam şarttı.
Zaten sınava çalışamamıştım.Nasıl bir anda her şeyi bu kadar boşvermiştim?Televizyon izledim ,saatin hızlı geçmesi için dua ediyorum.Neyse ki saat on olabilmişti.Bizimkilere yatıyorum deyip odama çıktım.Bugün fazlasıyla yorulmuştum,bacaklarım vücudumu taşımıyor,göz kapaklarım hafifçe kapanıyordu.Kendimi yatağa atar atmaz uykuya dalmışım.
Sabah dinç bir şekilde kalktım.İçimde belirsiz bir mutluluk vardı ama bugün sınavın olması mutluluğuma gölge düşürdü.Apar topar giyinip aşağıya indim,kahvaltımı bir çırpıda yaptım.Çıkarken annem arkamdan az kahvaltı yaptım diye söyleniyordu.Dediklerini kulak arkası ederek yola koyuldum.Okula vardığımda Deren kapı önünde beni bekliyordu.
-“Günaydın Derin”
-“Günaydın Deren”konuşmaması için hızlı adımlarla içeri girdim.
Şu sıralar pek konuşma modunda değildim.
-“Sınav ilk dermiş.”dedi Deren arkamdan koşuşturarak.
-“Hadi ya”dedim umursamış gibi yaparak.
Sınıfa girer girmez hocada arkamızdan sınıfa girdi.
-“Beyler ,bayanlar sınava son beş dakika”dedi.masaya yaklaşırken.
Başlıyoruz diye mırıldandım .Yerime geçip sınavımın kötü geçmesini bekledim.Hoca teker teker dağıttı kağıtları.Sınav kağıdına baktığımda sorularla ilgili hiçbir fikrim yoktu.Bu sınavdan sıfır aldım düşüncesiyle etrafıma bakınmaya başladım.Herkes harıl harıl soruları çözüyordu.Deren bir ara dürtüp neden yapmadığımı sordu.
Tam kağıdımı vermek için kalkmaya hazırlanacakken bir anda sanki biri beni yerime oturttu,afalladım.Sonra gizli bir güç elimi hareket ettiriyordu,ben sadece şaşırmış olanlara bakıyordum.Elim sınav kağıdında ki soruları çözüyordu.Elim istem dışı hareket ediyordu.Bozuntuya vermeden sınavın bitmesini bekledim.Dolu dolu bir sınav kağıdım olmuştu,hızlıca verip yine Deren’i beklemeden dışarı çıktım.Etrafıma bakmadan sahil kenarına doğru yürümeye başladım.Adımların koşarcasına hızlıydı bir ara koştuğum hızlı hızlı yoruldum ve durdum nefes nefese kalmıştım.
Artık deli olduğuma inanmaya başladım.Sahile vardım dalgalar hırçın bir şekilde kayalara vuruyordu.Biran dalgalarda boğulmak istedim, o tuzlu suyu ciğerlerime doldurmak…ölmek istedim.Kendimde değildim.Boş gözlerle etrafıma bakınıp durdum.Bu nasıl olur?Elim görünmeyen bir güç tarafından nasıl kontrol altına alınır?Neydi bu hareket ettiren?
-“Merhaba Derin?”dedi kadifemsi aynı ses.
Arkamı döndüm bu sefer şaşırmamıştım.Bilinen bir sahnede aynı replikler söyleniyordu.Yer aynı söylenenler aynıydı…
-“Merhaba …?”cümlemi yarıda kestim daha ismini bile bilmiyordum.Bana doğru yaklaştı, o muhteşem gülümsemesiyle güldü bana.Bu güzellik karşısında etkilenmemek mümkün değildi.
-“Daha ismini bile bilmiyorum”dedim bir anda “nasıl oluyorsa sen biliyorsun benimkini…”tepkisine baktım,yüzü sakindi hiçbir tepki yoktu yüzünde düzdü.
-“Sana bunun bir önemi yok demiştim Derin.Neden küçük ayrıntılara takılıp yoruyorsun kendini”
-“Bazı şeyler küçük ayrıntılarda gizlidir.”dedim sert bir mizaçla.
Yüzü ciddileşti…düşünüyordu.Aklından ne geçiyor merak ediyordum.Birkaç dakika sessiz kaldık.Dalgaların sesi bu sinir bozucu sessizliğe sanki çığlık atar gibiydi.
-“Halen ismini söylemedin”sessizliği bozan ben olmuştum.İfadesinde yine bir değişme olmadı.
Arkasını döndü birkaç atım attı ve “Daniel”dedi.
Şaşırmıştım.Bir yabancı isimle karşı karşıyaydım.
-“Daniel mi?”
-“Evet”dedi arkasını dönerek
-“Ne yani sen yabancı mısın?”Hayretle ona bakmıştım.
-“Evet,yabancıyım”dedi.Cevaplarını kısa ve net tutuyordu.
-“Peki dilimizi nasıl böyle mükemmel kullanıp söyleyebiliyorsun?”cevabını merakla bekledim.Müthiş bir Türkçesi vardı ve telafuzu inanılmazdı.
-“Bu biraz karmaşık”dedi.Yüzünde acı bir tebessüm vardı.
-“Anlatırsan anlayabilirim ”dedim hızlıca
Cevabıma gülümsedi.Derin bir nefes aldı,beni bir kayanın üstüne oturdu.Meraklı bakışlarımı üzerine diktim,cevap vermesini bekliyordum.
-“Ben…ben İngiliz soyundanım Derin.Buraya gelmem gerekiyordu.Seni bulmam ihtiyacım olanı almam.Senle aynı dili konuşuyor gibi durabiliriz ama aslında gerçek bu değil.Ben şuan seninle Türkçe konuşmuyorum hiçbir zamanda konuşmadım.Ama sen kendi dilinmiş gibi algılıyorsun bu sana özel bir yetenek Derin.Başka kimse benim dilimi ben gibi olmadıkça anlayamaz.O yüzden sadece sen anlayabilirsin.”Yüzüme bakıp tepkimi ölçüyordu.
Şaşırmıştım ,dediklerini algılamam birkaç dakikamı aldı.
-“Nasıl yani?”diyebildim sadece.
-“Anlayamadığın nokta nedir?”yüzümü inceliyordu.
-“Neden ben?Yetenek mi?”Saçma sorular sorduğumun farkındaydım,burada yaşananların hiç biri mantıklı değildi zaten.
-“Daha fazlasını açıklayamam”dedi.
-“Bu kadarı yeter de artar şimdilik”dedim.
Başıyla onayladı.
-“Peki son bir soru sorabilir miyim?”evet demesini umuyordum
-“Son bir soruysa tabii ki dedi”gülerek.
-“Senin özel bir yeteneğin var benim dilimi anlayabiliyorsun dedin.Peki sen beni anlayabiliyorsun?Seninki de mi bir yetenek?”acaba saçma bir sorumu sordum diye sorumu hiznimde tekarladım.
Yüzü tuhaflaştı sanki birnbir şekle giriyormuş gibiydi
-“Benim değil yine senin yeteneğin.Senin yeteneğin sayesinde seni anlayabiliyorum.Başkası olsa bu dilini anlayamam Derin her şey sende başlayıp sende bitiyor.”
-“Peki…ben” elini dudaklarıma basıtırdı.Bir pamuk kadar yumuşak teni vardı.Elleri tarif edemediğim güzel bir kokuyla sarmalanmıştı.O kadar güzel kokuyordu ki koklamaktan sarhoş olabilirdim.
-“ Son soru demiştin unutma”
Başımda onayladım
-“Bugün kü sınavın nasıldı?”
-“Sen nereden biliyorsun?”
-“Küçük detayların ne önemi var ki?”
-“Belki de bir önemi yoktur…Kötüydü ta ki görmediğim bir güç kağıdımı doldurana kadar.Belkide çıldırıyorumdur ya da aklımın oynuna geldim”
Güldü…
-“Neden çok mu komik?”dedim terslenerek
-“İçim kağıdı boş vermene razı olmadı.Yıllar geçse de bilgiler hafızamda taze…
-“Bi saniye na…nasıl yani? O sen miydin?Dalgamı geçiyorsun benimle?Bu sefer ki amacın ne?Aklımı tamamen kaçırmak mı?”Sorularım ardı ardına gelmişti.Güçlükle nefes alıyordum.Vücudumu hissetmiyordum,oturduğum yer sanki altımdan kayıyormuş gibiydi kayalıklarda zor duruyordum.
-“Artık öğrenmenin vakti geldi Derin.Daha fazla uzatmanın bir manası yok.Evet sınavdaki o görünmeyen güç bendim.Belki olağandışı gelecek bu ve daha fazlası sana ama gerçeği değiştirmeyecek”
-“Ne gerçeğini?hangi gerçekten bahsediyorsun?Bu olanlar yeterince gerçekmiş zaten.”
Kendiyle savaşıyor gibiydi.Söyleyip söylememek konusunda kendisiyle çatışıyordu.Durdu…Yüzünde acı bir ifadeyle bir anda gerçeği söyledi
-Derin ben bir hayaletim”…


…Gözlerimi açtığımda yatağımda yatar vaziyetteydim.Şokun etkisiyle bayılmıştım.Rüya olduğunu sanmıyordum,bu kadarı da fazla olurdu.Doğrulup kendime gelmeye çalıştım.Nereye gitmişti acaba?.Beni buraya o mu getirmişti?sorular kafamda bir vızıltı gibiydi.Sinir bozucu,rahatsız ediciydi.Böyle bir gerçeğin olması mümkün müydü gerçekten.Birisine anlatsam olanları sonum bir akıl hastanesinde son bulurdu.


Bunları düşünürken banyodan bir şeyin düştüğünü duydum. Arada böyle şeyler olduğu için normal algıladım ve banyoya gittim.Bingo!şampuan yere düşmüştü. Kaldırıp aynanın önüne koydum,aynaya baktım,sıçradım.Arkamdaydı.Omzumun arkasından bana bakıyordu.Donmuştum,yutkunmakta zorlandım,gözlerim korkuyla açıldı.Hayalet tam arkamdaydı.İsmini biliyorsam olsam bile o an için en uygun kelime “hayalet”ti.Ondan hiç olmadığı kadar çok korkuyordum.Ta ki o sesini duyana kadar…

-“Korkuttum mu seni?”dedi tebessüm ederek.

-“Artık buna alışmam gerek” dedim tebessümle karşılık vererek.

-“Seni incitmeye hiç niyetim yok” dedi yüzü ciddiydi.

-“Benimde incinmeye hiç niyetim yok” dedim aksine gülerek.

Rahatlamış gibiydi yüzü sakinleşti.İçeri gittim o da arkamdan beni takip etti.

-“Sana sormam gereken şeyler var”dedim yatağa oturarak.

-“Seni dinliyorum” dedi yanıma oturarak.

Oturduğunda sanki yanıma oturmuş gibi değildi,bir ağırlığı yoktu.Yanımda değilmiş gibi…

-“Bu olanlara bir anlam veremiyorum …Daniel” ismini hatırlamakta güçlük çektim ve devam ettim”.Nasıl olur bu sen nasıl hayalet olabilirsin?.Hayaletlerin hiçbir zaman var olduğuna inanmıyordum,ta ki sen söyleyene kadar.Bana hikayeni anlatmanı istiyorum.Neyle karşı karşıya kaldığımı bilmek istiyorum…tehlikeli misin yoksa güvenilir mi? Neden rüyalarımda sen vardın ve neden benim için geldin?”diyeceklerini merakla bekliyordum.

Düşünüyordu.Bekledim.Ayağı kalktı durdu,birkaç adım attı,aynanın önündeydi ama aynada sadece ben gözüküyordum.Arkadan bana baktığını görebiliyordum.Arkasını döndü önüme geldi ve diz çöktü.Suratıma parlayan zümrüt yeşili gözleriyle baktı.Gözlerini kapattı,biraz durdu ve gözlerini açarak sözlerine başladı.


-“Yapmamam gereken bir şey yaptım ben.Olmamam gereken bir yere gittim.Bir büyücü kadına…Herkes engellemeye çalıştı beni dinlemedim.Büyücünün evine gittim.Biranda ne olduğunu anlamadan etrafımızı alevler sarmıştı.Kaçacak yerimiz yoktu.Büyücü onunla kalmamı, ölüceksede birlikte ölmemizi en önemliside onu bırakırsam beni lanetleyeceğini söylemişti.Ona inanmadım,kendi canımı kurtarma çabasındaydım.Ona ne olacağı umrumda değildi.Ateşlerden kendimi zor kurtardım.Arkama bakmadan uzaklaşmaya çalıştım ordan.Yara bere içinde kasabama döndüm.Kimse beni görmüyordu.Yalvarıyordum,sesleniyordum,bağırıyordum ama nafile…Beni senin gibi gören tek biri vardı o da amcam.Amcamın yanına gidip konuştuğumda onlara şaşırmıştım.Büyücü kadın ki ismini bile öğrenemeden ölmüştü.Onu orada ölüme terk ettiğim zaman ateşler içinde yanarken son nefesinde beni lanetlemişti bir hayalet olarak.Beni dünya üzerinde kendi gibi yok olmamı istemişti.Varken yok gibi…Belki bu anlatılanlar hikaye gibi gelebilir sana ama ben bunları yaşadım Derin halende yaşıyorum.Bende bana söylediğinde inanamamıştım.Ta ki kendimi bir aynada göremeyinceye kadar”.

Sustu lafının devamını getirmedi,gözümün içine derin derin baktı.Söyleyeceklerimi zihnimde toparlamaya çalışıyordum.

-“Ben…”duraksadım.”Bunlar benim için çok fazla…benim gibi sıradan bir insan için.Sorularımın bir çoğu halen cevapsız ama şuan bunu ve daha fazlasını kaldıracak gücü bulamıyorum kendimde.Halen benden ne istediğini de bilmiyorum.Şuan bu konu hakkında daha fazla şey duymak istemiyorum.İstediğim zaman bana tekrar bu konuları anlatacağına ve konuşacağımıza söz verir misin?”cümlelerimin mantıklı olduğunu umuyordum.

-“Sen istediğin sürece”dedi önümden kalkarak.Yanıma tekrar beni rahatsız etmeyecek şekilde oturdu.Ve ekledi.

-“İkimizde bu oyunun oyuncularıyız.Sen baş karakter olarak kalıcaksın hep bu oyunda.Kimse senin yerini dolduramayacak zaman ve mekan ayrı olsa bile sen olacaksın akıllarda.Herkes seni bilecek o karakterde.Sen yok olsan bile adın yaşatacak seni yüreklerde,konuştun sözlerde,yaşadığın yerlerde.Yanındakilerin bir önemi olmayacak,sadece seni önemli kılacaklar.Tıpkı benim yaptığım gibi..”sözleri sanki tozlu bir kitabın sayfalarından alınan unutulmuş mısralar gibiydi.Eski ama anlam yüklü sözler.Eskilerden kalma gibi ama hiç duymadığım sözlerdi bunlar.

-“Çok…Çok güzel konuştun”diyebildim sadece.Çünkü söyleyebileceklerim bu cümleler kadar güzel ve anlamlı olamazdı.Sadece bu güzel anı bozabilirlerdi.
Tebessüm ederek elimi avucunun içine aldı.Ne kadar bir hayalet olsa da hayatımdaki gerçek sandıklarımdan daha gerçekti.Elleri sıcak ve yumuşaktı buna rağmen biran ürperdim.Herşey fazlasıyla güzel ve gerçekti.Kendine yaklaştırdı beni,nefesini bütün iliklerimde hissedebiliyordum.İyice yaklaştırdı kendine nefesinde ki şey beni büyülüyordu.Sanki özel yapılmış bir sihirdi benim için.
Eli yüzümü okşuyordu.Pamuktan yumuşaktı elleri.Sonra eli saçlarımda en son dudaklarımda durdu.Uzun süre okşayıp baktı.Bayılmamak için kendimi dinç tutmaya çalışıyordum.Bu anın bozulması tam bir felaket olurdu.Derken kapı aniden açıldı…

umarım beğenirsiniz ya acaba çok mu attım ne Very Happy
king
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
robside-pattinson
Twilight | Yeni üye
Twilight | Yeni üye


Paylaşım Gücü : 3
Yaş : 26
Kayıt tarihi : 29/03/10
Lakap : Robside

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Bir Nefes Kadar Yakın...   Ptsi 29 Mart 2010, 17:59

ya devamı ne zmanan gelcekk lütfen yaz hemen:D
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
derya
Emekli Yönetici
Emekli Yönetici


Paylaşım Gücü : 684
Yaş : 22
Nerden : ölüler diyarı
Kayıt tarihi : 01/03/10

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Bir Nefes Kadar Yakın...   Ptsi 29 Mart 2010, 18:04

alt alta mesaj atmak(flood) yasaktır.lütfen kurallara uyalım.mod:derya
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
asd
Emekli Yönetici
Emekli Yönetici


Paylaşım Gücü : 180
Tür : Vampir
Yaş : 26
Nerden : Uzay Boşluğu...
Kayıt tarihi : 18/12/09

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Bir Nefes Kadar Yakın...   Ptsi 29 Mart 2010, 21:53

…”Ne yapıyorsun orda Derin?”Annem hayretli bakışlarını üzerimde gezdiriyordu.
Nasıl bir durumda olduğumu o n merak ettim.
-“Yok bir şey anne. Bir kaç hareket deniyorum.”dedim inanmasını umarak.
Dikdik bakarak yemeğe çağırıp gitti.
Derin bir nefes aldıktan sonra yanımda olmadığını fark ettim.Etrafıma bakındım ama göremedim…gitmişti.
Canım sıkılarak aşağıya indim.Canım bir şey yemek istemiyordu.Birkaç bir şey ağzıma atıp sofradan kalktım, hızlı adımlarla yukarı çıkıp kendimi odama attım.
Canım çok sıkılıyordu .Daniel’in yokluğu beni çıldırtıyordu,yokluğunda huzursuzdum.
Gelir diye bekledim saat geç olduğundan istemeyerek yatağıma girdim.Uykum yok ,tedirgindim, içimde yokluğundan bir huzursuzluk,yatağın içinde bir o tarafa bir bu tarafa dönüp duruyordum.Dünya üzerinde varlığı bile kabul edilmeyen birine nasıl böyle bağlanmıştım?Hem de bu kadar kısa bir zamanda.
Yatakta dönüp duruken birden yatağımda beliriverdi.Beklenmedik anda gelmeyi seviyordu.Yatağımın içinde bana bakan iki çift zümrüt yeşili göz o kadar derinden o kadar manalı bakıyordu ki başım dönmeye başladı.
Bunları düşünürken sözleriyle kendime geldim.
-“Habersiz gittiğim için özür dilerim”dedi.
-“Gitmene gerek yoktu .Zaten hayaletsin unuttun mu?”dedim tebessümle
Tebessümle karşılık verdi.Oan gözlerinin parıldadığını gördüm.
-“Anne kız arasına girmek istemem”dedi gülerek.
Doğruldu,yakınıma geldi,saçlarımı,yüzümü okşadı,yüzümü inceledi.Tedirginlik,korku,şüphe aradı ama bulamadı.Yanımdayken bile sadece onu düşünüyordum.
Daha da yakınlaştı.Nefesini yüzümde hissediyordum.Tatlı,sert ve ılık…

Bu seferki hamleyi ben yapmak istiyordum.Biraz doğruldum.Yüzyüzeydik dudaklarımız arasında santim bile yoktu.dudaklarımı araladım,gözlerimi kapadım ve kendimi dudaklarına teslim ettim.duygularıma hakim olamıyordum.Öptükçe daha çok öpmek istiyordum.Bu öpüşte her şey vardı.Arzu,istek…her şey.Onu kendimle birlikte yastığa çektim.
Kollarımı boynuna doladım.Daha çok çektim kendime.Elleri belimdeydi.dudaklarımdaki öpücüğü yanaklarımda en son boynumda son buldu.Durdu kendini çekmeye çalıştı.İzin vermedim.Yüzüne baktım.Gözlerinde korku vardı.
-“Ne oldu?”dedim nefes nefese
-“Daha ilerisine gidemem,yapamam”dedi.
-“Neden?”dedim dedim hayretle
Durdu düşündü.
-“Seni her öptüğümde daha çok güçleniyorum.Bana güç veriyorsun.ama bu güç lehim demi, aleyhim demi bilmiyorum.Sana zarar verebilirim.
-“Eğer sana güç verebiliyorsam nasıl bana zarar verebilirsin ki?”
-“Sen zayıflıyorsun ben güçleniyorum Derin.Senin zayıf anında zarar vermek istemiyorum.
-“Peki neden geldin buraya?”halen ellerim boynundaydı.
-“Seni görmek için tabi ki de”
-“Hayır onu demiyorum.Benim için neden geldin buraya.Sende beni gördüğü söylemiştin.Rüyalarında Neden ben? Neden? bunların bir anlamı olmalı.”
-“Gerçeği bilirsen belki benle olmak bile istemeyebilirsin. Korkarsın,kaçarsın…”
Lafını tamamlamadan sustu.Bana baktı dudaklarım dan çıkacak olan cümlelerle ilgileniyordu.
-“Korkma mı?,Kaçmak mı?.Eğer böyle olsaydı bunu çoktan yapmam gerekmez miydi ?Acı bir tebessüm ettim.
-“Aynı şey değil Derin.Herşey i açıklayacağım ama şimdi zamanı değil.Hazır değilsin buna.”
-“Ben seni istiyorum.Baka kimseyi değil.Sonu senle olmayan bir hayatı istemiyorum artık.Sonu senle olmaksa eğer ölürüm bile.”
Son sözüm onu ürküttü .Uzaklaşmaya çalıştı.İzin vermedim kendime doğru tekrar çektim.Dudaklarımı dudaklarına yapıştırdım.
Geç olmadan karşılık verdi.Bu sefer kontrollüydü.Benim gibi yenik değil öpüşlere… onunda benim gibi kontrolsüz olmasını istiyor buna öpüşlerimle ikna etmeye çalışıyordum.Sonunda teslim oldu.Öpücüklerime aynı karşılığı alıyordum.Tenim yanıyor,kalp atışlarım hızlanıyordu.Bu doyumsuz anı annemin sesiyle bozuldu.
-“Sonra görüşürüz” diyerek gitti.
Annem kapıyı açarken uyuma numarası yaptım.Seslendi benden cevap gelmeyince kapıyı kapatıp aşağıya indi.

Etrafıma bakındım ortalıklarda yoktu.Böyle gitmemeliydi.Şimdiden özlemeye başlamıştım.Yatağımdan kalktım,gelmesini bekledim.Odada volta atmaya başladım.Tam ümidimi kesmişken bir el arkamdan belimi sardı.Nefesini ensemde hissettiğim an sırtımda bir ürperti hissettim.Arkamı döndüm karşımdaydı.Sarıldım,sımsıkı sarıldım.Karşılık verdi.Kokumu içine derin bir nefesle çekti.Aynaya ilişti gözüm,aynada bu sefer tek ben yoktum.Daniel’in hafif görüntüsü vardı.Çok azda olsa fark ediliyordu.Şaşırmıştım,geri çekildim.

-“Ne oldu?” diye sordu hemen.Aynayı gösterdim ona hemen.
-“Aynaya bak”dedim.Yüzüm donuktu,hiçbir tepki belirtisi yoktu bende.
Yüzüme ciddi ciddi baktıktan sonra aynaya baktı.İkimizde aynaya bakıyorduk.
-“Gördün mü?”dedim aynaya bakarak.
-“Evet” dedi.Sesi sert ve keskindi.
-“Bu nasıl oluyor”dedim.”Sen hayalet değil misin?”
-“Artık bazı o cevapsız kalan soruların cevabını alman gerek”.
-“Ne cevabı neden bahsediyorsun?”
-“Sorduğun soruların bazı cevaplarını vermemiştim sana artık zamanı geldi.
-“O zaman seni dinliyorum”dedim.Yatağıma oturarak
-“Peki”diyerek karşılık verdi.Yanıma oturdu,ellerimi tuttu.
-“Rüyalarımda bende seni görüyordum”
-“Benimde seni görmem gibi”dedim.
-“Evet aynen öyle.Ama ilk önce bana rüyanı anlatman gerek”dedi.
-“Aklımda pek bir şey kalmadı.Kalan en net şeyler,seni görmem bana “sana ihtiyacım var sol tarafını istiyorum”gibi bir şeyler diyordun.Üstüm kanlar içindeydi.Bir adam vardı,elinde orakla bana doğru geliyordu.Tam orağı indirecekken rüyamdan uyandım.
-“Tahmin ettiğim gibi”dedi.başıyla onaylarcasına
-“Benimde rüyam böyleydi,biraz daha farklı aslında bunun rüydan ibaret olmadığını bana Amcam söyledi”
-“Nasıl yani?”dedim cevabını merakla bekliyordum.
-Derin benim bu halimden kurtulmak için bir şeye ihtiacım vardı”
-“Neye”diye sözünü böldüm.
Derin bir iç çekti.Söyleyip söylememekte kararsızdı.Ağzından dökülen cümlelere dikkatimi vermeye çalıştım.
-“Bir kalbe…… senin kalbine”…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Forever.EDWARD
Site Kurucusu ve Yönetici
Site Kurucusu ve Yönetici


Paylaşım Gücü : 2234
Tür : Vampir
Yaş : 36
Nerden : Venüs- Aşk Gezegeni
Kayıt tarihi : 17/12/09
Lakap : Team EDWARD ( Edward Hastası)

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Bir Nefes Kadar Yakın...   Çarş. 31 Mart 2010, 14:42

sen devamını hangi ara yazdın ve ben neden görmedim ah ya sağol asudem harikaydı bence ciddi anlamda yetenek var


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Efsane alacakaranlıkta başlar şafak vaktine dek sürer ama aşk sonsuza kadar devam eder.[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.mortemsymphony-rpg.com/
seher
New Moon | Aktif Hayran
New Moon | Aktif Hayran


Paylaşım Gücü : 129
Yaş : 25
Nerden : alacakaranlıktan
Kayıt tarihi : 01/02/10
Lakap : seher

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Bir Nefes Kadar Yakın...   Cuma 02 Nis. 2010, 18:05

çok güzel bir hikaye bu devamını bekliyorum en kısa zamanda Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
seyhan
Emekli Yönetici
Emekli Yönetici


Paylaşım Gücü : 405
Nerden : nerdeysem ordan (.
Kayıt tarihi : 12/03/10
Lakap : Taylorfan

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Bir Nefes Kadar Yakın...   Cuma 02 Nis. 2010, 21:44

daha yeni okudum ve çok güzel bencede yeteneğin var devamını heyecanla bekliyorum çabuk ol Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Forever.EDWARD
Site Kurucusu ve Yönetici
Site Kurucusu ve Yönetici


Paylaşım Gücü : 2234
Tür : Vampir
Yaş : 36
Nerden : Venüs- Aşk Gezegeni
Kayıt tarihi : 17/12/09
Lakap : Team EDWARD ( Edward Hastası)

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Bir Nefes Kadar Yakın...   Paz 27 Haz. 2010, 11:52

asude kız devamını yazmayacakmısın


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Efsane alacakaranlıkta başlar şafak vaktine dek sürer ama aşk sonsuza kadar devam eder.[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.mortemsymphony-rpg.com/
asd
Emekli Yönetici
Emekli Yönetici


Paylaşım Gücü : 180
Tür : Vampir
Yaş : 26
Nerden : Uzay Boşluğu...
Kayıt tarihi : 18/12/09

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Bir Nefes Kadar Yakın...   Ptsi 19 Tem. 2010, 19:32

beğenmenize sevindim olmazmı Banum unutmuşum yayınlıyorum hemen Smile

kusura bakmayın okuyucularım hıhı sizi beklettim sebeplerim vardı inanın..


…verdiği her şaşırtıcı cevabından kendimi baygın halde buluyordum.Yine yatağımın üstündeydim,bu sefer yanımdaydı ortadan kaybolmamıştı.Ben beni öldürmek isteyen birine mi aşık olmuştum ? Hiç bir şey bu gerçek kadar canımı acıtmamıştı.

Yanımda elimi tutuyor,gözlerimin içine bakıyordu.Bir an elimi çektim ondan uzaklaşmaya çalıştım.Yaptıklarıma şaşırmış gibi bakmıyordu.

-“Neden halen duruyorsun öldürsene beni!!! Hadi durma öldür bunu istemiyor musun zaten. Kendi bencilliğin için benim canımı alacaksın al hadi durma!!!” sesim gitgide yükseldiğini fark ettim,fazlasıyla bağırıyordum ona ama o okadar sessisizdi ki sessizliği canımı hep sıkıyor hem de acıtıyordu.

-“Seni öldürmek isteseydim bunu çoktan yapardım”dedi soğuk bir tavırla. Göz bebekleri iri zümrüt yeşili gözleri bir anda kapkara oldu.Korkunç ve ürkütücü görünüyordu.

-“Sonuçta öldürmek istemedin mi? Buraya gelme nedenin beni öldürmek olduğunu bilmiyor muydun? Neden peki neden öldürmek istedin beni!” feryat eden bir halde buldum kendimi.Sitem,öfke,yalvarış,korku hepsi birbirine girmişti,kaybolmuştu duygular içerisinde.

-“Seni öldürmek istediğimi söylediğimi hatırlamıyorum”dedi sert ve net bir tavırla.

Düşündüğümde dediğinin doğru olmadığını düşündüm.Ama bu hiçbir şeyi mantıklı kılmıyordu en başından hayalet olması gibi.Garip bir rüyanın içerisindeyim sanki az sonra annem beni kaldıracakmış gibi hissediyordum ve bunun olmasını çok arzu ediyordum.

-“Peki o rüyalarının anlamı neydi? Sonuçta benim kalbime ihtiyaç duyduğunu söyledin.Bu öldürmek değil de ne peki ? bir an önce sorularımın yanıtlarını bekliyordum


-“Maalesef cümlemi tamamlamadan bayılyıorsun Derin. Derdemez bayıldın ve devamını getiremedim.Bünyen çok zayıf bunun için vitamin alman gerekecek yani benimle birlikte olduğun sürece” dedi sırıtarak.
son sözlerinin espri olduğunu geç idrak edebildim.

-“Bunun başka ne devamı olabilir ki…”hayretle ona baktım.

Derin bir iç çekerek sözüne devam etti.

-“Evet bu dünya üzerinde var olmam için senin kalbine ihtiyacım var.Bundan başka bu dünyada var olmam imkansız.Ama sonradan bunun yanlış bir şey olduğunun farkına vardım.Kalbin için senden vazgeçemezdim,yapamazdım bunu ikimize de.Sensiz bir dünyada var olmak istemenin mantıklı bir yanı yoktu çünkü.Ama ikici bir çözüm vardır diye düşündüm.En kötü ihtimal çözüm yolu olamaz.Ve bunu bugün anladım.Senin gücün yani kalbindeki o güç bana beni geri kazandırıyor gibi sanki.Böyle devam ederse insan olmam belki çok yakın” son sözlerini söylerken gözlerinin içi parlıyordu.

-“Yani benim kalbime ihtiyacın yok artık.Kalbimdeki güç ve sevgi seni insan yapmaya yeter yani bunu mu demek istiyorsun?” onaylaması için dua ediyordum.

-“Evet aynen söylemek istediğim bu kalbini somut değil soyut anlamda ihtiyacım var.Kalbin yerinde olacak merak etme.Yani kendimi geri kazanmak için elle tutulur yani senin kalbine ihtiyacım olmadığını anladım.Aksisi olsa bile bunu sana yapamazdım,tek çözüm bu olsa bile ben yine hayalet olmaya razıydım.

Söyledikleri o kadar iyi gelmişti ki aksini düşünmek bile istemiyordum.

-“Çok güzel”dedim yatağa oturarak.

-“Sevinmişe benzemiyorsun”dedi durduğu yerden

-“Şok ve sevinci aynı anda yaşadığım için bu normal değil mi ? Aslında hayatım normal mi ki bu tepkilerim normal olsun.Duygularımı kontrol edebiliyorum artık sayende.” Biraz da ben ona takıldım.Kısasa kısas

Sustu…dediğimin karşısında şaka bile olsa diyecek lafı yoktu aslında haklıydım da.Ama o benim esprilerimi kaldıramıyor anlaşılan.

Cama doğru yöneldi

-“Gidiyor musun?”paniğe kapılmış bir an

Yüzüm komik hale bürünmüştü ki o sert ifadesi biranda yumuşadı ve gülümsedi.

-“Paniğe kapılmana gerek yok bu gece buradayım”

Derin bir oh çekerek yanına gittim.

Camdan dışarı dalgın dalgın bakıyordu.Yanına gidip ona sarılmam onu ürküttü.Bu tepki karşısında geri adım attım ve “ne oldu?”anlamında bir bakış attım.Tepkimi fark etti ve vücudu bana döndü , kafası halen cama doğruydu.

-“Eksik olan bir şeyler var”dedi kafasını bile döndürmeden devam etti.”Hayatım sanki puzzle gibi parçaları eksik olduğunda bütünmüş gibi olmuyorum hep bir eksik yanım kalıyor tamamlanmamış gibi… Ben bir hayaletim senin kalbin olmadan da insan olabilirim ama halen cevapsız sorular var yanıtlarını bir türlü bulamadığım.

-“Ne gibi”diye atıldım hemen.”Senin eksik parçalarını dolduracak olan ben değil miyim peki ?”

-“Kalbine ihtiyacım olmadığı doğru teorik olarak ama bu hale insana dönüşemem.Bana sevgin lazım kalbinden gelen gerçek sevgiye” dedi tane tane ve düzgün kullanılmış cümlelerle

Ama son dediğim sorumu cevaplamamıştı bile.

-“Yani seni sevmediğimi mi düşünüyorsun?
-“Düşünmüyorum söylüyorum beni gerçek anlamda sevmiyorsun”
-“Nasıl olur mu ben sana aşığım nasıl seni sevmediğimi düşünürsün?”
-“Sevgi ve aşk aynı kavramlar değil Derin.İkisi bambaşka bir şey sevgi ve aşk aynı şey değil bu yüzden beni sevmiyorsun işte.Aşıksın ama halen sevemedin beni”

Dedikleri karşısında dona kaldım.Onu seviyordum hatta ve hatta aşıktım ona dile de getirdim bunu.Daha başka ne verebilirdim ki… Beslediklerim sevgi değil miydin ?Aşk neydi peki? geçici bir heves mi ?Aklım iyice karışmaya başladı.Kendimle bile çelişki yaşamaya başladım.Kendimden bile emin değildim artık bu sözlerinden sonra.


-“Nerden anladın seni sevmediğimi? Sana karşı gerçekten ve samimi şeyler besliyorum.”belki yanıt bende değildir diye umdum.

-“Öyle olsaydı şuan insan olmaya daha yakın olurdum.Hiçbir belirti yok anlık bir şey bana sarıldığında belli belirsiz gözükmem ,bundan daha fazlasına ihtiyacım var.”

Söyledikleri hem mantıklı hem de değildi.Kafam karışmıştı yine, bu zamanda aklımın yerinde olması saçmalıktı zaten.

-“Bana sarıldığında belli belirsiz gözüktüğünü sende görüyorsun demek ki sevgim gerçek.Belki senden bitiyordur olay belki sen sevmiyorsundur beni böyle bir ihtimal olamaz mı ?” olası bir ihtimaldi dediklerim.Sonuçta buna da hazırlıklı olması gerekti.

Acı bir tebessüm ederek bana döndü

-“Keşke”dedi ve ekledi.
“İşte ben de bundan bahsediyorum Derin.Gerçek tam olarak gerçek bir sevgi değil sevgiye yakın ama gerçek değil tam anlamıyla.”

-Olmadığına bu kadar eminsin.Bildiğin bir şey mi var?”

-“Hayır”dedi tok bir sesle.
“Sadece tek bildiğim beni gerçekten sevmemiş olman”son kelimeyi fısıltı halinde çıkıverdi ağzından.

-“Demek ki seni sevmediğimi düşünüyorsun.Sevdir o zaman!”sözcükler net ve sert bir biçimde çıkıverdi ağzımdan.

Yana camdan dışarı bakan başını son dediklerimden sonra nihayet çevirmişti.Güldü,o gülüşü bütün öfkemi alıp götürdü bir anda.

Ona , onun o etkili silahına teslim olmayacaktım tabikide

-“Komik mi?”diye çıkıştım.

Tekrar güldü yine.. Bu gülüşü beni benden alıyordu,ona nasıl dayanabilirdim ki.

-“Bunu ben değil senin yapman gerek Derin,bunu sen istedikten sonra yapabilirsin”

-“Seni sevmem için ne yapmam gerekiyor ki anlamıyorum zaten seviyorum seni.”

Aklım almıyordu onu nasıl tam anlamıyla sevmediğimi söyleyebilirdi.

-“Bu aslında nasıl desem bilmiyorum ama test gibi bir şey. Ummadığın bir anda bir şeyle test edileceksin Derin.Bunu yapmak zorundasın,benim için yoksa insan olamam “yüzü çok endişeliydi

-“Ne gibi bir test bu?Nasıl bir şeyle karşı karşıya olmam gerektiğini bilmeliyim”

-“ Benim için yapılabilecek her türlü şey Derin bunu bende bilmiyorum,ama insan olabilmem için senin beni sevdiğini kanıtlaman gerekiyor.
“Sen aslında sırf insan olmak için benim sevgimi istiyorsun”…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
hayattt
Twilight | Yeni üye
Twilight | Yeni üye


Paylaşım Gücü : 12
Tür : Vampir
Nerden : Twilight gezegeni
Kayıt tarihi : 14/01/11

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Bir Nefes Kadar Yakın...   Salı 15 Şub. 2011, 19:24

çok güzel yazmışsın bence devamını getirmelisin süper yeni okuduım kusura bakma bende yeniyim ama devam etmeni istiyorum süper
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
hayattt
Twilight | Yeni üye
Twilight | Yeni üye


Paylaşım Gücü : 12
Tür : Vampir
Nerden : Twilight gezegeni
Kayıt tarihi : 14/01/11

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Bir Nefes Kadar Yakın...   Paz 20 Şub. 2011, 11:38

sadece anlamdığım şu neden herkes başlıyo ama devam etmiyor
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Bir Nefes Kadar Yakın...   Bugün 20:40

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Bir Nefes Kadar Yakın...
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Twilightfan_ TR :: HAYRAN ÇALIŞMALARI :: Hikaye veya Şiirleriniz-
Buraya geçin: