Twilightfan_ TR
Aileye Hoşgeldiniz
Twilight Efsanesiyle ilgili herşey burada


Giriş yapın yada Üye olun
Böylece resimleri, Videoları ve linkleri görebilirsiniz.

Twilightfan_ TR

Alacakaranlık Efsanesi İle İlgili Herşey. Filmler, kitaplar, oyuncular hakkında en güncel konular ve çok daha fazlası...
 
AnasayfaHoşgeldinizSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 İtalyan Vanity Fair Röportajı - 2. Bölüm

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ayLax
New Moon | Aktif Hayran
New Moon | Aktif Hayran


Paylaşım Gücü : 389
Yaş : 21
Nerden : Londra
Kayıt tarihi : 08/01/10

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: İtalyan Vanity Fair Röportajı - 2. Bölüm   Perş. 25 Mart 2010, 14:25



Bu zor muydu?
“Belirli bir noktada evet, ama aynı zamanda değildi de, çünkü kendi içgüdülerimi daha rahat takip edebiliyordum. Edward karakteri ile doğaçlama yapamıyorsunuz. Ama kendime Tyler karakterine kendimden birşeyler katmak için izin verdim. 21 yaşında nasıl olduğumu düşündüm, tamamen duygularımın kontrolündeydim.”

Sen de hayatı yenmek isteyen bir kişi miydin?
“Elbette, ve halen öyleyim. Hiç bir neden olmaksızın gelen o öfkeyi iyi bilirim.”

Peki bunu nasıl yeniyorsun?
“Herşeyi parçalayarak.”

Bir kadın ile ilk randevunda ilgi çekmek için kendin hakkında ilk olarak neler anlatırsın?
“Başlangıçta kendim hakkında konuşmam. Dinlemenin her zaman konuşmaktan daha iyi olduğunu düşünürüm.”

Şimdi ünlüsün, peki bir kadını etkilemek daha mı kolay yoksa daha mı zor?
“Farklı nedenlerden ötürü daha zor olduğunu düşünüyorum. İlk başta, birileri beni farketmeden istediğim yerlere gidemiyorum, ve bana yaklaşan kadınların çoğu bunu daha sonra birilerine göstermek için yapıyor. İnsanlar anlamıyorlar, ama ben bu tür zaferler ile ilgilenmiyorum. Bu yüzden sonunda hepsi çok stresli hale geliyor. Kimin gerçek ve kimin yapay olduğunu ayırmak ve gerçekten kibar olanları kıracağından korkmak. Şimdi bunların hepsi, kimsenin beni farketmediği dönemlerden çok farklı.”

İyileri kötülerden nasıl ayırıyorsun?
“İyi olanlar bir sonraki gün arıyorlar…”

Beni Hatırla bize sevginin bir hayatı kurtarabileceğini anlatıyor. Buna inanıyor musun, veya bu romantik bir yaklaşım mı?
“Bunun gerçekten çok güzel ve önemli bir fikir olduğunu düşünüyorum. Gerçekten hasta olan insanların bile onları çevreleyen sevgi sayesinde iyileşebileceğine inanıyorum. Sevgi size amaçlar verir. Tyler’in hiç amacı yoktu, ama Ally ile tanıştı ve bakış açısı değişti. O sanki bir gözlük gibi, ve sen onun sayesinde etrafındakileri görüyorsun. O hayatına girdiğinde her şey daha kolaylaştı.”

Film ayrıca her şeyin bir anda bitebileceğini de anlatıyor. Tüm hayatları boyunca kendilerine acı çektiren insanlar var. Ve sen: şimdiye kadar elde ettiğin şeylerden mutlu olarak her şeyini kaybetmeye hazır olabilir misin?
“Tüm film mutluluk ve bunu görebilmek etrafında dönüyor. Hayatta orada veya burada mutluluğunuzun bilincinde olduğunuz anlar yaşamanın size bahşedildiğini anlamanızı sağlar.”

Sen bu anların farkında mısın?
“Evet, öyle olduğumu düşünüyorum. Bu anlar çok kısa sürerler ve ben her zaman kendime “Evet şimdi, başka bir şey için üzüntü duyacağım veya endişeleneceğim ana kadar ne kadar zaman geçecek?” diye sormaya hazırım. Ama bir sorun ile diğeri arasında huzurlu anlar vardır.”

Bana bu anlardan birini anlatabilir misin?
“Küçük tuhaf şeyler: küçük köpeğimin hayatının son iki gününde nasıl davrandığını, nasıl gururlu olduğunu görmek. Bunun mutlu bir an olarak anlatılmak için ne kadar hüzünlü olduğunu fark ettim.”

Kaldığın pek çok otel odasında evindeymiş gibi hissetmek için neler yaparsın?
“Gitarımın varlığı bana evimdeymişim hissi veriyor. Ve hatta Skype kullanmak. Geçtiğimiz yıl neredeyse kimse ile konuşmadım ve Londra’ya döndüğümde sosyal hayatımın tamamen yok olduğunu gördüm. Sonra şansıma etten ve kemikten insanlar, iş arkadaşlarım var. Emilie de Ravin çok narin görünümüne rağmen çok sıkı bir insan. Bir gece her hangi bir sorun yaşamadan 25 bira içti. Ben kendime ancak 2 haftada geldim ve ondan önce içmeyi bırakmıştım.”

Şapkandaki SB harflerinin ne anlama geldiğini sorabilir miyim?
“Santa Barbara sanırım. Ama bu şapkayı Tokyo’dan aldım. En azından bana öyle görünüyor.
alıntıdır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Forever.EDWARD
Site Kurucusu ve Yönetici
Site Kurucusu ve Yönetici


Paylaşım Gücü : 2234
Tür : Vampir
Yaş : 36
Nerden : Venüs- Aşk Gezegeni
Kayıt tarihi : 17/12/09
Lakap : Team EDWARD ( Edward Hastası)

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: İtalyan Vanity Fair Röportajı - 2. Bölüm   Perş. 25 Mart 2010, 18:38

“Tüm film mutluluk ve bunu görebilmek etrafında dönüyor. Hayatta orada veya burada mutluluğunuzun bilincinde olduğunuz anlar yaşamanın size bahşedildiğini anlamanızı sağlar.”

işte bu rob bende kesinlikle öyle düşünüyorum
Sağol canım tşk




Efsane alacakaranlıkta başlar şafak vaktine dek sürer ama aşk sonsuza kadar devam eder.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.mortemsymphony-rpg.com/
Bittersweet
Yönetici
Yönetici


Paylaşım Gücü : 1266
Tür : Vampir
Yaş : 23
Nerden : sözün bittiği yerden
Kayıt tarihi : 18/12/09
Lakap : AE

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: İtalyan Vanity Fair Röportajı - 2. Bölüm   Perş. 25 Mart 2010, 20:23

çok güzel bir röportaj olmuş saol canım.. Very Happy sevgi



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: İtalyan Vanity Fair Röportajı - 2. Bölüm   Bugün 03:54

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
İtalyan Vanity Fair Röportajı - 2. Bölüm
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Twilightfan_ TR :: THE TWİLİGHT SAGA :: Haberler-
Buraya geçin: