Twilightfan_ TR
Aileye Hoşgeldiniz
Twilight Efsanesiyle ilgili herşey burada


Giriş yapın yada Üye olun
Böylece resimleri, Videoları ve linkleri görebilirsiniz.

Twilightfan_ TR

Alacakaranlık Efsanesi İle İlgili Herşey. Filmler, kitaplar, oyuncular hakkında en güncel konular ve çok daha fazlası...
 
AnasayfaHoşgeldinizSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Umutsuz Aşık

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : 1, 2  Sonraki
YazarMesaj
june
Emekli Yönetici
Emekli Yönetici


Paylaşım Gücü : 344
Yaş : 34
Kayıt tarihi : 18/12/09

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Umutsuz Aşık   Salı 22 Ara. 2009, 10:52

Eve geldiğimde herkes susmuştu ama bu benim onların düşüncelerini okuyamadığım anlamına gelmiyordu ve şuan sinirden her şeyi kırabilirdim
_ Lanet olsun Carlise bunu bana nasıl yaparsın
_Edward lütfen anla beni seni artık mutlu görmek istiyorum dedi
_Nasıl olacak bu Tanyayla evlenerekmi Carlise ahh lütfen yapma neden çağırdınki sanki hiç bir zaman bunun olmayacağını biliyorsun dedim ve hızla odama çıktım.Bunu bana nasıl yapardı anlamıyordum Tanya'ya karşı iç bir şey hissetmediğimi biliyordu. Of Carlise of ben Tanya'ya ne diyecektim kim bilir ne düşüncelerle geliyordu buraya.Ben bunları düşünürken Alice geldi üzgün gözlerle bana bakıyordu konuşmasına gerek yoktu aklından geçenleri okuyabiliyordum
"Lütfen Edward Carlise'ye kızma senin iyiliğini istiyor ve lütfen Tanya geldiğinde ona karşı nazik ol" sanki kaba davranabilirmişim gibi Alice'e ters bir bakış attım ve oda hemen odamı terk etti.Aslında Carlise'da haklıydı.Evde eşi olmayan bir tek ben vardım ve oda beni mutlu görmek istiyordu ama bilmediği birşey vardı ben umutsuzca bir ölümlüye aşıktım. Odanın duvarları üstüme üstüme gelmeye başlayınca burada kalamayacağımı farkettim ve hemen evden çıktım. Bir arabama bir havaya baktım. Hava çok güzeldi arabaya binmekten vazgeçtim. Koşmaya başladım koşmak beni rahatlatıyordu. Rüzgarın saçlarımda ve bedenimde dolaşmasını seviyordum. Bir süre koştum ayaklarım beni umutsuz aşkımın evine getirdiğini farkettiğimde kendi kendime güldüm.Bunu düşünmemiştim ama işte buradaydım.Hemen ağaca tırmanıp sessizce içeri girdim.İşte oradaydı ve tüm güzelliğiyle uyuyordu.Yavaşça sallanan sandalyeye oturdum ve onu seyretmeye başladım.Bugün yine çok huzursuzdu yatağında bir oyana bir buyana dönüyordu.Onu seyrederken kendi kendime lanet okudum.Neden bir ölümlüye aşık olmuştum yada neden bende insan değildim.Eğer insan olsaydım herşey ne kadarda kolay olurdu.Ona olan aşkımı kolayca itiraf edebilirdim ve her günümüzü beraber geçirirdik.Bunun nekadar imkansız olduğunu bildiğim halde düşüncesi bile güzeldi.Tam gitmek için kalktığımda
_EDWARD dedi Tanrım uyanmışmıydı.Hemen ona baktım ve derin bir nefes aldım.Uyanmamıştı ve benim adımı sayıklıyordu gülümsedim ve cama doğru bir hamle yaptım ama tekrar konuşmaya başladı
_Lütfen Edward gitme dedi.Tekrar ona baktım ve
_Keşke kalabilsem dedim fısıltıyla Keşke kalabilsem...................


kızlar beğenirseniz devamınıda yayınlayacağım. Laughing Laughing
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Forever.EDWARD
Site Kurucusu ve Yönetici
Site Kurucusu ve Yönetici


Paylaşım Gücü : 2234
Tür : Vampir
Yaş : 36
Nerden : Venüs- Aşk Gezegeni
Kayıt tarihi : 17/12/09
Lakap : Team EDWARD ( Edward Hastası)

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   Salı 22 Ara. 2009, 11:13

aaa ne görüyorum benim favori hikayem burda çok sevindim ayçam devamını sabırsızlıkla bekliyorum


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Efsane alacakaranlıkta başlar şafak vaktine dek sürer ama aşk sonsuza kadar devam eder.[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.mortemsymphony-rpg.com/
june
Emekli Yönetici
Emekli Yönetici


Paylaşım Gücü : 344
Yaş : 34
Kayıt tarihi : 18/12/09

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   Salı 22 Ara. 2009, 11:22

bn burdaysam hikayem neden olmasın diye düşündüm hergün iki yada üç bölüm birden ekleyerek buradan tamamlayacağım hikayemi umarım yeni arkadaşlar beğenirler öyle çok matah bir hikaye değil ama üyelerimiz için cesaretlendirici olur diye düşündüm belki onlarda birşeyler yazmaya başlarlar Laughing
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Forever.EDWARD
Site Kurucusu ve Yönetici
Site Kurucusu ve Yönetici


Paylaşım Gücü : 2234
Tür : Vampir
Yaş : 36
Nerden : Venüs- Aşk Gezegeni
Kayıt tarihi : 17/12/09
Lakap : Team EDWARD ( Edward Hastası)

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   Salı 22 Ara. 2009, 11:25

güzel düşünmüşsün bende yeni bir hikayeye başlarsam yayınlayacağım burda ama matha değil lafını kabul etmiyorum. Sen yaparsında kötümü olur.
ayrıca içinde edward olan hiç birşey kötü olamaz Very Happy


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Efsane alacakaranlıkta başlar şafak vaktine dek sürer ama aşk sonsuza kadar devam eder.[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.mortemsymphony-rpg.com/
june
Emekli Yönetici
Emekli Yönetici


Paylaşım Gücü : 344
Yaş : 34
Kayıt tarihi : 18/12/09

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   Salı 22 Ara. 2009, 11:27

ozaman sana müjde yeni bir hikaye var kafamda ve içinde edward var bunu yayınlarken onuda yayınlayacağım allah kısnet ederse yarın burada olacak henüz yazım aşamasında bakalım onuda beğenecekmisin:)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Forever.EDWARD
Site Kurucusu ve Yönetici
Site Kurucusu ve Yönetici


Paylaşım Gücü : 2234
Tür : Vampir
Yaş : 36
Nerden : Venüs- Aşk Gezegeni
Kayıt tarihi : 17/12/09
Lakap : Team EDWARD ( Edward Hastası)

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   Salı 22 Ara. 2009, 11:35

kesin beğenirim Very Happy eminim dösrt gözle bekliyorum kuzum


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Efsane alacakaranlıkta başlar şafak vaktine dek sürer ama aşk sonsuza kadar devam eder.[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.mortemsymphony-rpg.com/
june
Emekli Yönetici
Emekli Yönetici


Paylaşım Gücü : 344
Yaş : 34
Kayıt tarihi : 18/12/09

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   Çarş. 23 Ara. 2009, 16:47

2.bölüm KARAR


Her zamanki gibi sırama oturmuş onun gelmesini bekliyordum saatime baktım gecikmişti.Acaba neredeydi gidip baksam mı diye düşünürken kendisinden önce kokusu geldi.Bana ne kadar acı çektirse de kokusunu içime çektim bu kokuyu unutabileceğimi sanmıyordum.Sonunda sınıfa girdiğinde bana ufak bir bakış attı ve bu bakışın sonunda ayakkabısının bağcıklarına takıldı tam düşmek üzereydi ve be ani bir hareketle onu düşmeden yakaladım.Tanrım kollarımın arasında sıcacıktı kalbi çıldırmış gibi atıyordu ve yüzü kızarmıştı. Eğer kalbim atsaydı kesinlikle benimkide deli gibi atıyor olurdu. Bunları düşünmem bir saniyemi almıştı hemen kendime gelip onu bıraktım. Bana bakıyordu bense ona bakmamak için mücadele ediyordum. Yerime oturdum oda hemen yerine oturdu
_şey.... daha önce tanışmadık ben Bella
Sanki bilmiyormuşum gibi. Artık ona bakmamak aptallık olurdu sadece başımı salladım ne kadar kaba bir davranış olduğunu biliyordum ama böyle olmak zorundaydı. Acaba ne düşünüyordu neden onun aklından geçenleri okuyamıyordum ki sanki
_Sanırım sana bir teşekkür borcum var ve yanlış hatırlamıyorsam adında Edward.
Adımı söylediğinde birden irkildim ona baktım cevap vermemem yeterince kabalık olmuştu artık sorusuna cevap vermeliydim
_Evet dedim gülümsemeye çalışarak adımı doğru hatırlıyorsun ve bana bir borcun yok bir şey yapmadım
İnanamayan gözlerle bana baktı tanrım çok kaba davranmıştım ve bu yapmak isteyeceğim en son şeydi. Bir şey söylemek için ağzını açtı ama Bay Barner sınıfa girdiği için kapatmak zorunda kaldı bense bu duruma sevinmedim desem yalan olurdu. Zaten kendimi tam bir şapşal gibi hissediyordum. Yine aramıza saçlarından bir perde çekti ve dersin tamamında bu şekilde oturdu ve ben kendi kendime oturduğum yerde çıldırdım benden saklanmasına katlanamıyordum. Sonunda ders bittiğinde kalktı bana döndü derin bir nefes aldım ve bekledim sadece baktı başıyla selam verdi ve gitti. Buda ne demekti şimdi. Kafam karışmıştı ne düşündüğünü bilmek için deliyordum hemen peşinden gittim kafeteryadaydı ve Jesica ile oturuyordu Bella’nın düşüncelerini okuyamasam da Jesica’nın kileri okuyabiliyordum. Kardeşlerime bakındım oradaydılar ve hemen yanlarına gittim Alice beni gülümseyerek ve kafasında benim ve Bella’nın görüntüleriyle karşıladı. Bu görüntüler hoşuma gitti ve Alice gülümsedim. Büyük bir dikkatle Jesica’yı dinlemeye başladım ama benimle ilgili hiçbir şey yoktu. Nihayet okul bitip de eve döndüğümde hala olanları düşünüyordum Bella kimseye tek kelime etmemişti zaten benimle ilgili kimseyle konuşmuyordu eğer onun odasına gizlice girip onun uykusunda sayıklamalarını duymasaydım benden hoşlandığını bile bilmeyecektim.ben bunları düşünürken evde Tanya’nın ismi geçmeye başladı bende neler oluyor diye bakmak için aşşağıya indim. Carlise beni yanına çağırdı
_Buraya gel oğlum
_Neler oluyor Carlise
_Artık bir karar vermen gerekiyor biliyorsun Tanya hafta sonu geliyor sende neden geldiğini biliyorsun oğlum dedi
Neden geldiğini çok iyi biliyordum ama bunun olamayacağınıda biliyordum aynı zamana da Tanya’nın reddedilğin de yıkılacağını da biliyordum offfffff kafam iyice karışmıştı
_Edward biliyorum Bella’yı seviyorsun ama bu imkansız oğlum bir ölümlüyle birlikte olamassın olsan bile bu çok zor olur bir yerden sonra sırrımızı saklaman zorlaşmaya başlayacak. Diyelim ki ona sırrımızı söyledin Bella ne cevap verecek senin çıldırdığını düşünecek ve senden uzaklaşacak lütfen oğlum düşünmelisin benim için ve en önemlisi de Esme için dedi.
Bir anda Esmeye baktım eğer bir vampir ağlıyor olabilseydi Esme şuan ağlıyor olacaktı her ne şekilde olursa olsun Esme benim annemdi ve onun bakışları içimi acıtmıştı Carlise’ye döndüm
_Tamam Carlise Tanya buradan çok mutlu ayrılacak buna emin olabilirsin dedim ve hızla evden ayrıldım.......


3.bölüm TEKLİF

Kafeteryada oturmuş ne yapacağıma karar vermeye çalışıyordum Tanya geleli iki gün olmuştu ve ben hala ona hiçbir şey söylememiştim. Bir an önce bunu halletmem gerektiğini biliyordum ama nedense bir türlü konuşamıyordum. Tanya ise büyük bir heyecanla benim teklifimi bekliyordu bunu düşüncelerinde görebiliyordum ve gittikçe sabırsızlandığını da görebiliyordum. Birden Alice’nin iç sesi bana seslendi
“Edward artık bir karar vermelisin seni böyle görmeye dayanamıyorum”
Evet bir karar vermeliydim ve bunu bugün eve döndüğümüzde yapmalıydım. Alice’e onu anladığımı belirtmek için kafamı salladım canım bugün okulda kalmak istemiyordu .
_Hadi Alice gidelim burada daha fazla kalamayacağım.
_Tamam gidelim dedi ve benimle birlikte eve geldi.Tanya beni kapıda karşıladı
_Oh Edward erken gelmene ne kadar sevindim anlatamam bende seninle konuşmak istiyordum. Tabi ki konuşmak istiyordu düşüncelerini çoktan okumuştum ve sanırım onunla konuşmak kolay olacaktı.
_Tamam hadi gidelim dedim ve beraber koşmaya başladık evden iyice uzaklaştığımızda durdum. Tanya da yanıma geldi ve iyice yaklaştı.
_Daha fazla sabredemeyeceğim Edward buraya neden geldiğimi biliyorsun ve artık seninde bir şeyler söylemen gerekiyor
_ Biliyorum dedim
_Söyleyeceklerini bekletme lütfen senin hakkındaki hislerim açıkça ortada ben senin ne düşündüğünü öğrenmek istiyorum dedi ve sabırsızca yüzüme baktı.
Derin bir nefes aldım
_Benimle ilgili hissettiğin şeyleri biliyorum Tanya sanırım senin sevgin ikimize de yeter dedim ve sustum. Tanya devam etmemi bekliyordu ne söyleyecektim ya da nasıl söyleyecektim kısa bir sessizlikten sonra
_eeeeeeee yani dedi Tanya
Offfff nasıl söyleyecektim ne kadar zormuş ya da benim için mi bu kadar zordu bir başkasını severken nasıl bir başkasına evlenme teklifi edecektim ki. Tanya sabırsızlanmaya başlamıştı düşüncelerinden okuyabiliyor dum. Ona doğru yaklaştım elini tuttum
_Tanya benimle evlenir misin…
Şaşkınlıkla bana baktı neden şaşırmıştı ki bunu istemiyor muydu kafasında binlerce şey düşünmeye başladı. Tabi ya onun aklındaki evlilik değildi ki sadece sevgilisi olmamı istiyordu. Kahretsin dedim içimden bunu nasıl anlayamadım ki ama çoktan evlenme teklifi etmiştim ve bundan vazgeçemezdim. Sessizlik uzamaya başladı bense sıkılmaya başladım
_Evet Tanya cevabını bekliyorum
_Edward tanrım ben bunu beklemiyordum yani evlenmek isteyebileceğini. Tabi ki kabul ediyorum dedi ve boynuma sarıldı bir yandan da
_Evet evet evet evet evet diye bağırıyordu.
_Hadi o zaman eve gidip bunu bizimkilere söyleyelim dedim elinden tutup onu yürümesi için çektim ama o ani bir hareketle beni kendisine çekti
_Hayır şimdi değil önce bana nişan öpücüğümü vermelisin dedi ve beni öpmeye başladı. Ona karşılık verdim ama hiçbir şey hissetmiyordum benim için bir duvarı öpmekle aynıydı hatta kabus gibiydi sonunda beni bıraktığında bana gülümsedi
_İşte şimdi oldu hadi gidelim
Eve gittiğimizde herkes bizi bekliyordu Alice sayesinde olanları da biliyorlardı herkesin yüzü gülüyordu Alice dışında herkesin. Esme yanıma gelerek bana sarıldı
_Tebrik ederim oğlum. İnan ikinizin adına çok sevindim dedi ve tanya ya da sarıldı.Herkes bizi tebrik ettikten sonra Tanya Denali de kilere haber vermek için yanımızdan ayrıldı. Çok sevgili ağbeyim emmet yüzünde kocaman bir gülümsemeyle yanıma geldi
_Sonunda sende evliler kervanına katılacaksın kardeşim diyerek sırtıma vurdu. Ona ters ters bakarak hırladım. Emmet’sa daha çok gülmeye başladı. Tanya yanımıza geldi
_Edward aşkım iki gün içinde bizimkiler geliyor dedi
Ne aşkım mı ne aşkı ne kadarda çabuk söyleyebilmişti ve ben böyle sözleri ona karşı söyleyemecektim.
_Geldiklerinde nişanı yaparız dedim ve Tanya ya
baktım sevinçten havalara uçuyordu
_nasıl istersen aşkım dedi ve beni öpmeye başladı.

4. bölüm NİŞAN


Nişan hazırlıkları tamamlanmıştı geriye bir tek akşama yapılacak tören kalmıştı. Tanya yı sabahtan beri görmemiştim. Sanırım tören için hazırlanıyordu. Bense fırsat bulsam hemen kaçacaktım. Dışarı çıkmak bella’yı görmek istiyordum ama kapıda Emmett, odamın camındaysa Jasper bekliyordu. Anlaşılan onlarda kaçabileceğimi düşünüyorlardı. Bu düşünceye güldüm kaçıp ta nereye gidecektim ki dönüp dolaşıp geleceğim yer yine burasıydı. Aşağıdan Esme seslendi vakit gelmişti. Hemen üzerimi değiştirdim bir an nişanlanacağım kişinin Bella olduğunu hayal ettim beni Carlise’nın yanında bekliyor ve bana sevgi dolu gözlerle bakıyordu. Hayali bile güzeldi.aşağıya indiğimde herkes toplanmıştı Carlise beni yanına çağırdı Tanya ise gelmemişti.
_Edward oğlum en doğru kararı verdin dedi Carlise
Herkes merdivenlere doğru baktı Tanya bütün güzelliğiyle salına salına yanıma doğru geliyordu çok güzel olmuştu ama bu güzellik benim için hiçbir şey ifade etmiyordu.Yanıma geldiğinde elini uzattı bende mecburen tuttum. Herkes yanımızda toplandı.
_Evet kardeşlerim bugün hepimiz çok mutluyuz çünkü oğlum Edward ve çok sevdiğim kardeşim Tanya bugün aşklarını resmileştiriyorlar umarım bu mutlulukları sonsuzluğun her bir gününde devam eder dedi
Bende cebimden çıkardığım yüzüğü Tanyanın yüzük parmağına taktım ve tören icabı onu öptüm ama anlaşılan bu tanyaya yeterli gelmemişti ki beni tekrar kendine çekip uzun uzun öptü. Herkes sırayla bizi tebrik etti. Nihayet herkes dağıldığında bende odama kaçma fırsatını buldum aslında bir tarafım Bella’nın yanına gitmek için deliyordu ama gidemezdim nerdeyse sabah olmuştu. Okulda görmekten başka şansım kalmamıştı yani bir gün daha bekleyecektim. Camdan dışarı bakarken Alice geldi
_ Nasılsın Edward
_Nasıl olmalıyım Alice istemediğim biriyle nişanlıyım
_Kabul etmek zorunda değildin biliyorsun
_Evet biliyorum Alice ama böyle olmak zorunda Tanya ile evlenip buradan gideceğim ve Bellay’ı bir daha görmeyeceğim.
_Sence çözüm bumu Edward evlenince ve buradan gidince onu unutacak mısın hiç sanmıyorum
_Offffff Alice git başımdan
_Tamam sustum hadi avlanmaya gidelim biraz kafan dağılır hem uzun zamandır avlanmadın
Doğru söylüyordu bu hafta avlanmaya gidememiştim ve şuan gerçekten susamıştım hem vakitte daha çabuk geçerdi
_Hadi gidelim o zaman dedim ve Alice’le yola çıktık. Keçi kayalıklarına gittik burada hiç dağ aslanı yoktu ama en azından ayılar vardı ne yapalım onlarla idare edecektim tam kendime göre bir av bulmuşken Alice düşünceleriyle konsantremi bozdu
“Edward eminmisin”
_kes sesini Alice avlanmaya çalışıyorum
“hayır kesmeyeceğim tanyayı sevmiyorsun”
_Lanet olsun Alice beni buraya kafam dağılsın diye sen getirdin ama konuştuğumuz konuya bak
“Zaten esas amacım buydu evde benden kaçabilirdin ama burada beni yalnız bırakmassın değimli sevgili kardeşim”
Of Alice of zayıf yönlerimi okadar iyi biliyorduki
_Tamam gel buraya o zaman konuşalım
Dans edercesine yanıma geldi
_bundan sonra ne olcak Edward
_ne olacağı belli değimli evleneceğim ve buradan gideceğim
_peki buradan gitmek için illa evlenmen şartmı
_Evet şart Alice evlenirsem geri dönmek için bir mazeretim kalmaz çünkü tanyayı terk edemem ama evlenmesem her fırsatta buraya geri dönerim
_lanet olsun Edward neden böyle olmak zorun da anlamıyorum dedi ve yanımdan uzaklaştı
_Sanırım konuşmamız bitti artık avlanabilirmiyiz dedim
_Ne halin varsa gör
Alice yanımdan uzaklaşınca bende kendime yeni bir av buldum ve ona odaklandım orada sessizce her şeyden habersizce beni bekliyordu. Aynı Bellanın her şeyden habersiz beklemesi gibi.


5. bölüm KÖPEKÇİK



Okul Bella yı görebildiğim tek yer olmuştu yine sınıftaydım ve yine Bella aramıza saçlarından bir perde çekmişti. Ders bittiğinde son kez kokusunu içime çektim ve sınıftan çıktım. Arabamın olduğu yere giderken önümden motorla biri geçti daha kim bu diye düşünemeden kokusu genzimi yaktı ıslak köpek gibi kokuyordu ve ben böyle kokan tek bir tür tanıyordum Aprahim Black ve sürüsü. Aprahim öleli çok olmuştu ama anlaşılan türleri bir şekilde devam etmişti. Hızla arabamın yanına gittim ve motorlu köpekçiği seyretmeye başladım. Oda beni tanımıştı ne olduğumu biliyordu burnu kokum yüzünden kırışmıştı düşünceleriyse zaten her şeyi ele veriyordu
""pis kan emici sülük elimde olsa seni şuan şuracıkta gebertirim"" kendi kendime gülümsedim. Keşke yapabilseydi bunu bende kurtulurum diye düşünürken köpekçiğin düşüncelerinde Bella’nın görüntüleri belirdi. Köpekçik Bella’yı bekliyordu hem de o aptal motoruyla. Bu nasıl olurdu ben bir vampirdim kendimi ona zarar vermemek için uzaklaştırmıştım ama o kurt adamla çıkacaktı. Bir insan bu kadar mı efsane yaratıkların içinde olabilirdi. Kötü şans diye buna diyorlardı herhalde. Bella nihayet okuldan çıktığında gözleri hemen köpekçiği buldu ve koşarak yanına gitti bende konuşmalarına kulak misafiri olmaya başladım.
_ Selam Jakop
demek köpekçiğimizin adı Jakop’tu!!!
_ selam Bella hadi bir an önce gidelim buradan hoşlanmadım dedi bir anlığına bana bakarak.
_ Tamam Jake ama bize gidiyoruz Carlie' ye yemek yapmam lazım
_Hadi atla o zaman
Nasıl olur Bella bir kurt adamla ve motorla eve gidecekti ahhhh bunu hayal bile edemiyordum sinirden delirmek üzereyken Alice geldi
_ Edward neler oluyor?
_ Alice hemen Carilsle'ye git ve ona kurt adamların soyunun devam ettiğini söyle ben bugün eve gelmeyeceğim Tanya’ya bir şeyler uydurursun tamam mı
_ Bir dakika bir dakika ne kurt adamı ne eve gelmemesi hiçbir şey anlamadım önce anlat
_ Alice vaktim yok çabuk git diye tısladım Bellayı takip etmeliydim onu böyle savunmasız bırakamazdım eğer bu Jakop denen köpekçik en ufak bir şeye sinirlenip de Bella’nın yanında dönüşürse Tanrım bunu hayal etmek bile istemiyordum. Onların peşinden bende yola çıktım doğru eve gittiler bende onları izlemek için kendime evin en yakınındaki ağacı seçtim aslında daha yakınada gidebilirdim ama köpeğin kokumu almasını istemiyordum.
""bu akşam, bella bu akşam sana herşeyi anlatacağım seni sevdiğimi bilmelisin artık"” eğer uyuyor olabilseydim kabus gördüğümü düşünürdüm ama uyumam imkansızdı ve ben bu düşüncelerden hiç hoşlanmamıştım ya Bella kabul ederse ya Bella’da ondan hoşlanıyorsa ah her an çıldırabilirdim ama kendimi toparlamam lazımdı çünkü bunun böyle olmasını ben istemiştim onun hayatını değiştiremezdim. Bella mutfakta çıkıp Jakop'un yanına gelip oturdu
_ Eeee ne seyrediyoruz
_ Bir şey seyretmeyeceğiz Bella seninle konuşmak istediklerim var
ahhhhh hayır konuşamassın yapma lütfen Bella kaşlarını kaldırark baktı çok şaşırmıştı
_ Bak Bella ben öyle süslü cümleler kuramam söylemek istediğim şeyi anlayacağını ve en azından düşüneceğini bilmek istiyorum
_ Jakop uzatma ne istiyorsun
_ offffff amma da zormuş Bella.... Beraber çok Fazla zaman geçiriyoruz ve bu zamanlar benim için çok değerli seni görmeden ve düşünmeden bir an bile geçirmek istemiyorum benim kız arkadaşım olur musun?
lanet olsun bunları ben söylemeliydim onun yerinde ben olmalıydım hemen Bella’ya döndüm ne söyleyecekti kabul edecek miydi bilmiyordum sadece şaşkınlıkla köpekçiğe bakıyordu anlaşılan böyle bir şey beklemiyordu Jakopsa sabırsızlanıyordu ve içinden
"lütfen lütfen lütfen kabul et" diye yalvarıyordu bense hakkım olmadığı halde tam tersini diliyordum sessizlik uzamaya başladıkça hem ben hem jakop sabırsızlanıyordum sessizliği bozan jakop oldu
_ Hadi Bella bir cevap ver bu sessizlik beni delirtiyor dedi
ne tesadüf benide delirtiyordu
_Jakop ben.... ben... ne diyeceğimi bilmiyorum yani ben... seni o şeklde düşünmemiştim sen benim en iyi arkadaşımsın
_ Sadece o kadarmı bella sadece arkadaşmı
_ Şey... seni üzmek istemem ama maalesef öyle Jakop seni çok seviyorum ama sadece arkadaşım olarak
Bella konuşurken nefesimi tutmuştum derin bir ohhhhhhh çektim kabul etmemişti ve ben sevinçten havalara uçuyordum Jacopsa yıkılmıştı ama düşünceleri vazgeçmeye niyetli değildi
_ Tamam Bella seni zorlamayacağım ama bu senden vazgeçtiğim anlamına gelmez söylediklerini şuan için kabul etmiorum ve senden bu konuyu düşünmeni istiyorum
_ Jakop....
_ Lütfen bir şey söyleme sadece düşün tamam mı ben şimdi gidiyorum lütfen Bella düşün sana tekrar soracağım dedi ve kalktı bella ona kapıya kadar eşlik etti
_ En kısa zamanda tekrar görüşmek üzere Bella dedi ve motoruna binerek gitti. Bella boş sokağa baktı derin bir nefes aldı ve içeri gitti. Bense çok mutluydum kabul etmemişti hemen Bellanın odasının olduğu ağaca koşup tırmandım uzun bir aradan sonra ilk kez bu gece onu seyredebilecektim saatime baktım Carlie birazdan gelirdi Bellada ona yemek hazırladıktan sonra yatmak için odasına çıkar bende rahatça onu seyredebilirdim. Yaklaşık 2 saat bekledikten sonra nihayet Bella uyumuştu sessizce odasına girdim ve yanına yaklaştım kokusunu içime çektim yüzünün güzelliğini hafızama kazımak istercesine dikkatle onu inceledim.
_ Jakop dedi yine uykusunda konuşuyordu
_ Arkadaşım Jakop benim jakobum nefes almadan onu seyrediyordum acaba adımı söyleyecek mi diye merak ederken yine konuşmaya başladı
_ Edward umutsuz aşkım dedi sevinçten çıldıracaktım demek ki hala beni bekliyordu ama oda aşkımızın ne kadar umutsuz olduğunu biliyordu yanından kalktım ve sallanan sandalyeye oturdum ve yine kendi kendime neden insan değilim diye isyan etmeye başladım.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Forever.EDWARD
Site Kurucusu ve Yönetici
Site Kurucusu ve Yönetici


Paylaşım Gücü : 2234
Tür : Vampir
Yaş : 36
Nerden : Venüs- Aşk Gezegeni
Kayıt tarihi : 17/12/09
Lakap : Team EDWARD ( Edward Hastası)

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   Çarş. 23 Ara. 2009, 17:29

anammm süpersin ayçam ah edward ah Very Happy


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Efsane alacakaranlıkta başlar şafak vaktine dek sürer ama aşk sonsuza kadar devam eder.[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.mortemsymphony-rpg.com/
june
Emekli Yönetici
Emekli Yönetici


Paylaşım Gücü : 344
Yaş : 34
Kayıt tarihi : 18/12/09

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   C.tesi 26 Ara. 2009, 18:40

6. Bölüm YAKALANIŞ…..


Eve döndüğümde Tanya koşarak boynuma atladı
_Sevgilim neredeydin seni çok merak ettim. Ne diyecektim şimdi hemen Alice baktım düşüncelerinde bir şeyler aradım ama aradığımı bulamadım.
_Şey… ben… biraz yalnız kalmak istedim dedim Tanya bana anlamayan gözlerle baktı ne bir şey düşündü nede söyledi.
_Carlisle konuşmamız lazım dedim zaten Carlislede benimle konuşmak istiyordu.
_ Tanya bize biraz izin verir misin ?
_ Yaaaa ama daha yeni geldin seninle biraz baş başa vakit geçirmek istiyordum.
Of Tanya of zaten sürekli beraberdik bir tek okuldayken ayrı kalıyorduk onun dışında hep yanımdaydı yinede onu kırmadan
_Sadece birkaç dakika Tanya sonra hemen döneceğim dedim gülümsemeye çalışarak. Carlisle çoktan odasına gitmişti bende vakit kaybetmeden hemen yanına gittim.
_Evet Edward nedir bu kurt adam hikayesi Alice bir şeyler söyledi ama ben anlayamadım.
_ Bugün okuldan çıkarken motorla la pushtan bir çocuk geldi. İster inan ister inanma ama o kesinlikle bir kurt adam çünkü beni kokumdan tanıdı ve bende onu o sayede tanıdım sence bu nasıl olabilir en son Aprahim Black tan sonra böyle bir şeyle karşılaşmamıştık dedim.
_Bunun nasıl olduğunu bilmiyorum asıl önemli olan bu çocuk tek mi ? yoksa bir sürüsü var mı ? ve bizim anlaşmamızı biliyor mu ? Çocuğun adını biliyor musun ?
_ Adı Jakop
_Jakop Black mi
_ Soyadını bilmiyorum ama adı Jakop
_Billy Black ın oğlu ve Aprahim in torunu kurt adam olması çok normal bir şekilde onunla konuşmalı ve dedesiyle yaptığımız anlaşmayı hatırlatmalıyız dedi. Bundan 70 yıl önce karşılaşmıştık ve kendimizi onlara tanıtmak için bayağı dil dökmüştük topraklarında avlanmayacağımıza söz vermiştik onlarda bizi insanlara ifşa etmeyeceklerdi. Aşağıdan Tanyanın sabırsızlanmalarını duyabiliyordum yanına gitmek istemesemde gittim.
_ Merhaba canım dedi ve hemen elimi tuttu. Ben susadım avlanmaya ne dersin? Aslında bende susamıştım gitsem hiçte fena olmazdı.
_Hadi gidelim dedim gülümsemeye çalışarak. Evdekilere haber verip çıktık.Tanyayla avlanmanın en güzel yanı hiç konuşmadan avlanmasıydı böylelikle bende rahatça avlanabiliyordum.ikimizde susuzluğumuzu giderdikten sonra beraber yürümeye başladık. Kafasında bir sürü düşünce vardı ve hepsi düğünle ilgiliydi o konuşmadığı sürece bende susuyordum ve buda biraz işime geliyordu ama bu sessizlik çok uzun sürmedi.
_Edward düğünü bu ay içinde yapmamızın bir sakıncası var mı ? diye sordu. Bu soruyu bekliyordum düşüncelerinden geçiyordu.
_ Benim için sakıncası yok Tanya sen ne zaman istersen dedim çünkü ne kadar çabuk buradan gidersem o kadar iyi olurdu.
_ Sen Edward hiçbir şeye itiraz etmez misin? dedi ve cevabımı beklemeden devam etti ve ben seni bu yüzden daha da çok seviyorum. Ahhhhh işte bu kilit sözcüktü ne cevap verecektim şimdi kesinlikle benden ona bir şeyler söylememi bekliyordu ve ben ne diyecektim bir şekilde kalbini kırmadan ona cevap vermeliydim. Cebimde bir şeyin titremesiyle irkildim telefonum çalıyordu ve tam zamanında arayan kişi tabiî ki Alice di
_Efendim Alice
_ Bide efendim diyorsun seni kurtardım daha ne istiyorsun ki dedi gülerek
_ Ah teşekkür ederim Alice hemen geliyoruz dedim ve telefonu kapattım
_ Tanya gitmemiz gerekiyor sanırım düğünle ilgili konuşulması gereken şeyler var dedim beraber koşarak eve gittik. Alice hemen Tanya nın yanına giderek beni kurtardı, bense odama kaçtım
Günler çok hızlı geçiyor ve benim zamanım daralıyordu düğüne iki hafta kalmıştı Tanya son hazırlıkları yapmak için Denaliye gitmişti bende fırsat bu fırsat her gece Bella’nın odasını ziyaret ediyordum bu gece çok birkaç gecedir hiç konuşmamıştı ve çok huzurlu uyuyordu. Gözlerimi yüzünden ayırmıyordum ne kadarda güzeldi. Saçının bir tutamı yüzüne düşmüştü onu alıp arkaya atmak için büyük bir istek duydum ama yapamazdım uyanabilirdi. Ya uyanmassa beklide beni fark etmez eğer uyanırsa ne yapacaktım. İçimdeki isteğe karşı koyamıyordum offfffff lanet olsun uyanırsa uyansın onu korkutmadan bir şekilde her şeyi anlatabilirdim. Sessizce yanına yaklaştım saçını yavaşça elime alıp arkaya ittim göz kapakları titredi rüya görüyor olmalıydı gözlerini açacak diye çok korktum ama açmadı tekrar yerime döndüm ve tam oturacakken
_Biliyordum dedi uyanmış mıydı yoksa uykusun damı konuşuyordu cama doğru bir hamle yaptım
_Boşuna kaçma birkaç gündür buraya geldiğini biliyorum dedi.Ahhh kahretsin yakalanmıştım arkamı dönüp ona baktım
_nasıl … yani sen… hiçbir şey söyleyemiyordum ne diyebilir dim ki böyle olabileceğini düşünmemiştim.Yatağında doğruldu ve bana gülümsedi Ne kadarda soğuk kanlıydı hiç korkma belirtisi yoktu.
_Bir hafta önce camın açık olduğunu fark ettim unuttuğumu düşüdüm ve kapattım ama her gece kapattığım halde sabahları açıktı bende uyuyor numarası yapmaya başladım ve işte sonuç. Tabi ya nasılda bu kadar dikkatsiz olabilirdim ki çok zekice bir davranıştı
_ Neden daha önce bir şey söylemedin dedim. Bana baktı bakılarında acı vardı
_Ben….. bilmiyorum galiba burada olman hoşuma gidiyor dedi
_ Bu gece neden konuştun diye sordum bunun bir sebebi olmalıydı
_ Çünkü nişanlısın ve ben kim olduğunu merak ettim o yüzdende seni bekledim. Tarım nereden biliyordu kim söylemiş olabilir diki
_ Sana bunu kim söyledi dedim sabırsızca
_Birilerinin söylemesine gerek yok parmağında yüzük var onu gördüm. Kahretsin yüzük ben bunu tamamen unutmuştum.
_ Soruların bittiyse benimde sana sorularım var dedi merakla ona bakıyordum
_ Birincisi odamda ne işin var? İkincisi kiminle nişanlısın? Üçüncüsü madem nişanlısın burada değil nişanlının yanında olman gerekmiyormu ? Dördüncüsü ne kadar zamandır buraya geliyorsun ve neden???????????
_Bir dakika bir dakika tek tek sor hepsine mi yanıt istiyorsun?
_Evet hepsine dedi ve sabırsızca beklemeye başladı.
_Tamam başlıyorum o zaman. Bir odandayım çünkü uyurken beni büyülüyorsun. İki evet nişanlıyım ama senin tanıdığın biriyle değil. Üç nişanlım burada değil ve yanında olmak istemiyorum. Dört sen buraya taşındığından beri odana geliyorum dedim ve ona baktım ağzı bir karış açık kalmıştı ve galiba nefes almıyordu. Yanına gittim ve oturdum yüzüne düşen bir tutam saçı alıp geriye attım
_Nefes al Bella dedim gülümseyerek
_Ben anlamıyorum neden böyle yapıyorsun bana acı çektirdiğini görmek hoşuna mı gidiyor dedi biraz sesini yükselterek
_şiiiiiiiiiiişşşşştttttt sessiz ol Bella babanı uyandırmak istemessin değil mi dedim.
_ Anlat bana Edward benimle konuşmuyorsun bile konuşmayı bırak selam bile vermiyorsun ama her gece odama geldiğini söylüyorsun bu nasıl bir çelişkidir bana anlatır mısın lütfen dedi. Bunları söylerken gözleri dolmuştu ve ağlamamak için kendini zor tutuyordu ona ne anlatacaktım vampir olduğu mumu ya da ona deli gibi aşık olduğumu 117 senedir onu beklediği mimi anlatacaktım bilmiyordum sabırsızlanmaya başlamıştı
_ Bela sana nasıl anlatacağım bilmiyorum sadece beraber olamayacağımızı biliyorum ve o yüzdende senden hep kaçtım yani uyanık olduğun zamanlarda sen uyurken de hep burada yanındaydım ama bu gece her şey değişti ve şu an ne olacak hiçbir fikrim yok
_Seni dinleyebilirim benim vaktim var dedi
_Benim gitmem gerek Bella sabah oldu ve Carlie uyanmak üzere beni burada yakalarsa ona ne söyleyecesin
_Ama bana anlatmalısın bilmeliyim dedi
_ Söz veriyorum sana anlatatacağım diyerek evden çıktım. Ne anlatacaktım yada ona nasıl anlatacaktım……..
7.Bölüm ŞOK

Sıramda oturmuş ne söyleyeceğimi düşünürken önüme bir kâğıt uzattı
“ne zaman anlatacaksın” bir cevap bekliyordu kaçmanın bir anlamı da yoktu
“bu gece” yazdım ve ona uzattım hemen bir şeyler yazmaya başladı. Bir an bu bana komik geldi normalde herkesin zihnini okuyabildiğimden hiç böyle şeylerle uğraşmazdım çünkü onlar daha cevap vermeden ben aklındakileri okuyabiliyordum ama bu bela için geçerli değildi ve ben ne yazdığını merak ediyordum sonunda kağıdı bana uzattı
“nerde” nerde mi nerede olabilir diki tabiî ki onun odasında. Kağıda
“senin odanda” yazdım ve uzattım bana bakıp gülümsedi ve derse devam etti. Anlaşılan istediği şeyi aldığını düşünüyordu ama ben hiçte öyle düşünmüyordum ne diyecektim şimdi ona.
Bela ben 108 yaşında bir vampirim ve sana umutsuzca aşık oldum senden uzaklaşabilmek için de nişanlandım. Bunlarımı söyleyecektim ahhh hayır tabiî ki bunları söylemeyecektim. Bir şekilde anlatacatım ve bu sorunu bu gece halledecektim.
Zaman sanki geçmiyordu aslında bende geçsin istemiyordum Bella nın evine gideceğim saat yaklaştıkça daha da huzursuz olmaya başlamıştım ama yapabilecek bir şey yoktu zaman gelmişti. Her zamanki gibi cama tırmandım sessizce içeriye girdim yatağında oturmuş beni bekliyordu bütün güzelliğiyle bana bakıyordu eliyle yanına oturmam için işaret etti ama ben sallanan sandalyeyi tercih ettim.
_Selam dedim gülümsemeye çalışarak
_Selam dedi hala ne söyleyeceğimi bilmiyordum o ise ısrarla bana bakıyordu sessizlik uzamaya başladı
_Buraya hikayeni anlatmak için geldin seni dinliyorum dedi. Hemen kafamı toparladım ve anlatmaya başladım
_ Bak Bella sana anlatamayacağım bazı şeyler var ama bunları anlatmadan da bir şeyleri açıklayabilirim. Bana bakıp gülümseyerek başını salladı
_Bu anlatamaya cağın şey senin bir VAMPİR olman mı Edward. Eğer insan olsaydım yanlış duyduğumu düşünürdüm ama en ufak bir sesi bile duyan bu kulaklar yanlış duymuş olamazdı. Hiç bir şey düşünemiyordum sanırım şok olmuştum evet doğru tanım buydu şok olmuştum. Bir şeyler söylemeliydim.
_ Bunu da nereden çıkardın dedim sarsakça
_ Bir arkadaşım söyledi ve sende onu tanıyorsun dedi. Ahhh tabi ya köpekçik her şeyi anlatmıştı benim anlamadığım şeyse nasıl bu kadar soğuk kanlı davranabiliyordu ve köpekçik kendi kimliğini de anlatmış mıydı?
_Bunu bilmen emin ol beni çok şaşırttı buraya gelirken böyle bir şey beklemiyordum madem arkadaşın sana benim kim olduğumu söyledi kendi kimliğini de açıklamıştır herhalde diyerek ona baktım. O ise aynı soğukkanlı lıkla devam etti
_ ahh tabiî ki söyledi Jakop ve benim aramda gizli saklı bir şey yoktur. Şimdi sana milyonlarca sorum var benden neden kaçtın vampir olduğun için mi?
_ Bak Bella sen bunu bu kadar kolay kabul etmiş olabilirsin ama ben edemem ve sorunun cevabı ise evet senden kaçtım çünkü ben bir vampirim sana zarar verebilirim. Yatağından kalkıp bana doğru gelmeye başladığında bende yerimden kalkıp geri geri gitmeye başladım sırtım duvara dayandığında durmak zorunda kaldım o ise durmadı aramızdaki mesafe fazlasıyla kapanmıştı sıcaklığının ve teninin kokusu beni çıldırma noktasına getirmek üzereydi.
_ Bana zarar vereceğini sanmıyorum eğer zarar vermek isteseydin bunu çok önceden yapardın ama yapmadın ve yapmakta istemiyorsun
_Bunu bilemezsin Bella her an her şey olabilir dedim onu hafifçe canını yakmadan itmeye çalıştım ama o kollarını sıkıca boynuma doladı ne yapmaya çalıştığını anlamam birkaç saniyemi aldı ona karşı koyamadım dudaklarımız birleştiğinde gökyüzündeki bütün yıldızlar yeniden parlamaya başladılar. Henüz sorunlarımızı çözememiştik ama şuan hiçbir şey umurumda hatta umurumuzda değildi kuralları tamamen yıkmıştım ve gelecek günün bana ne getireceğini düşünmeden Bella yı incitmeden kucağıma alıp yatağa doğru yürüdüm…

8. Bölüm KARMAŞA



Eve döndüğümde Alice beni dans edercesine karşıladı. Anlaşılan gece olanları görmüştü.
_Edward bunun olacağını biliyordum ikinizin adına çok sevindim dedi bende ne kadar sevindiğimi anlatacaktım ki telefonumun cebimde titremesiyle kendime geldim. Arayanın kim olduğunu daha açmadan biliyordum TANYA Alice bana ben Alice baktım ne olacaktı şimdi yada nasıl olacaktı onu incitmeden yada kırmadan nasıl açıklayacaktım. Telefon çalmaya devam ediyordu açmalıydım
_Efendim Tanya dedim
_ Sevgilim nasılsın sadece sesini duymak için aramıştım dedi heyecanla ve aklından yine düğünle ilgili bir sürü şey geçirdi.
_İyiyim Tanya sen nasılsın
_Ben harikayım sevgilim düğünümüz yaklaştıkça çok heyecanlanıyorum. Evet düğünümüz bu hafta sonu gerçekleşecek olan düğünümüz
_Ne zaman geliyorsun dedim
_ İki gün sonra ordayım sevgilim buradaki işlerim neredeyse bitti evimizi görmen için sabırsızlanıyorum çok beğeneceksin seni özledim dedi sadece
_Bende diyebildim ve telefonu kapattım. Lanet olsun her şey bu kadar zor olmak zorunda mıydı diye düşünürken birden Alice’in düşünceleriyle daha doğrusu gördükleriyle şok oldum. Alice i omuzlarından tutup sarsmaya başladım
_Alice hayır bu olamaz buna karar vermiş olamaz lütfen bir şey söyle ama Alice tamamen transa geçmişti Bellayı görüyordu ve Bella vampir olmaya karar vermişti onu dönüştürense bendim bu nasıl olurdu ben nasıl böyle bir karar verebilirdim onun ruhunu nasıl çalabilirdim görüntüler sona erdiğinde Alice kendine geldi acı içinde ona bakıyordum o ise sanki bu durumdan memnundu
_ Hayır Alice böyle bir şey olmayacak dedim
_Sen istediğin kadar olmayacak de ama olacak olan bu Edward Bella kararını verdi dedi ve gitti. Okula gitmem ve Bellayla yüzleşmem gerekiyordu.
Bugün sınıfta bir değişiklik vardı genelde Bellayı sırada oturup bekleyen ben olurdum ama bu sefer o benden önce gelmişti. Tüm güzelliğiyle bana bakıyordu ve güneş gibi parlayan gülümsemesiyle beni çılgına çeviriyordu. Yanına gidip oturdum onu tanıdığımdan beri insani duygularım su yüzüne çıkmıştı. Eğer ölebilseydim şu an heyecandan ölebilirdim.
_Selam dedim sesimin titremesini engellemeye çalışarak
_Selam dün geceden sonra nasılsın. Dün gece harika bir geceydi ama son anda kendimi tutmak zorunda kalmıştım ve sabaha kadar hiç itiraz etmeden kollarımda uyumuştu.
_Kafam karışık dedim. Kafam karışıktı çünkü hafta sonunda evleniyordum yada evlenecek miydim bilmiyordum.
_Nişanlın değil mi dedi ona şaşırarak baktım çok zeki bir kızdı.Evlenmek zorundamısın dedi gözleri dolmuştu. İçimden lütfen ağlama diye yalvarmaya başlamıştım ama o göz yaşlarına hakim oldu. Ne söyleyeceğimi bilmiyordum benden bir cevap beklediğiyse çok açıktı. Bay Barner in sınıfa girmesiyle biraz rahatladım çünkü dersin sonuna kadar sorusunu cevaplamam için zamanım olacaktı. Son kez bana batı ve yine aramıza saçlarından bir perde çekti. Bunu yapmasından nefret ediyordum. Yavaşça saçlarını geriye attım şaşırarak bana baktı gülümsedim ve derse döndüm. Aklım tamamen ona ne cevap vereceğimle doluyken önüme bir not bıraktı
“SENSİZ YAŞAYAMAM” buda ne demekti şimdi böyle bir şeyi düşünüyor olamazdı hemen kağıda “YAPAMAZSIN BENİM İÇİN YAPMAMALISIN” yazdım ve uzattım o ise hiçbir şey yazmadı kağıttaki yazıları özenle sildi bana bakıp gülümsedi. O sırada ders bitiş zili çaldı hiç bir şey söylemeden sınıftan çıktı bende arkasından bakakaldım.
Günler hızla geçiyordu ve Tanya dönmüştü. Geldiğinden beri ne okula nede Bellanın yanına gidemiyordum onu çok özlemiştim ama onun iyiliği için görmemem daha iyiydi Alice in gördüklerini düşündükçe içim acıyordu bunu ona yapamazdım o yüzdende Tanyay la evlenip buradan gitmeliydim. Düğün hazırlıkları tamamlanmıştı yarın her şey olup bitecek bende Tanyayla yeni hayatıma başlayacaktım.odamın önünde Emmett duruyordu girip girmemek te kararsızdı. Ona kapıyı açtım.
_Şu beyin okuma şeyini biraz kapatsan olmuyor mu dedi bana kızgınlıkla
_Keşke bir düğmesi olsada kapatabilsem dedim ona gülümseyerek aklında geçenleri okuyabiliyordum aslında okumama gerek yoktu çünkü resmen bağırıyordu.
_Yapmak zorundayım Emmett
_Anlamıyorum neden dedi üzgün gözlerle bana bakarak
_Anlamanı beklemiyorum zaten sadece yapmak zorundayım sen boş ver bunları yarın için hazır olmalısın unutma rahip sensin dedim. Vampir bir rahip bulamadığımız için Emmett a internetten rahiplik belgesi almıştık. Emmett bana deliymişim gibi baktı
_Sen çıldırmışsın kardeşim bir şeyler yolunda gitmezse sakın benim yanıma gelme dedi ve odadan çıktı.Bense gök yüzüne bakmaya başladım yine yıldızlar sönmüş ay küsmüştü. Sanki gök yüzü bizim aşkımızın umutsuzluğu için ağlıyordu……

9. Bölüm DÜĞÜN




Tanya döndüğünden beri ne okula gidebilmiştim nede Bella’yı görebilmiştim. Tanya sürekli etrafımda dolaşıyor bir saniye bile beni rahat bırakmıyordu. Onu çok özlemiştim sıcaklığını kokusunu gülümsemesini hatta sakarlıklarını bile ama bu ikimiz içinde en iyisiydi onunla birlikte olamazdım ben onun için iyi değildim ruhunu çalamazdım hayır bunu ona yapamazdım o yüzdende buralardan bir an önce gitmeliydim. Odamda oturmuş bunları düşünürken Emmett geldi
_Hadi kardeşim vakit geldi dedi kızgın bakışlar sinirli düşüncelerle ona başımı salladım ve beraber aşağıya indik. Ben Emmett’in yanında yerimi aldım Jasper’da sağdıcım olduğu için diğer yanımda duruyordu. Sırayla konuklara baktım Carlisle, Esme, Alice, Kate, İrina, Carmen ve Eleazar onların deyimiyle mutlu güne benim deyimimle hayatın son bulduğu güne şahit olmak için buradalardı .Düğün marşı çalmaya başladığında Rosalie merdivenlerden yavaş yavaş inmeye başladı, ardından da Tanya .Birden Jasper’in elini sırtımda hissettim sanırım hislerimi düzeltmeye çalışıyordu biraz işe yaradığını söyleyebilirim çünkü bu sayede yüzüme sahte bir gülümseme yerleştirebilmiştim. Nihayet müzik bitmiş Tanya ve Rosalie yerlerini almışlardı. Emmett’e baktım başıyla her şey yolunda dercesine bir işaret yaptı. Eline incilini aldığında bende Tanya’nın ellerini tuttum ve Emmet düğün merasimine başladı.
_Sevgili kardeşlerim burada bu iki kardeşimizin ebediyete dek hayatlarını…….. bu sözlerden sonrasını duymamaya başladım çünkü Alice yine bir şeyler görüyordu Bella uçurumun kenarındaydı eğer iki adım daha atarsa aşağıya düşecekti bir adım attı ve kollarını açtı bir anda kendimi Alice’in yanında buldum şu an başka hiçbir şey önemli değildi
_Alice neler oluyor desem de faydasızdı çünkü gördükleri bitene kadar bana pek bişey söyleyemeyecekti tek diyebildiği şey
_Git demek oldu daha o bunu söylerken Bella uçurumdan aşağıya atladı ikimizde aynı anda bağırdık
_HAAYIRRRR…
_HAAYIRRRR… Tam evden çıkacakken demir kıskaç gibi iki kol beni sardı bu Tanyay dı
_Gidemessin diyerek tısladı
_Tanya çok üzgünüm ama lütfen bırak beni gitmeliyim onu kurtarmalıyım lütfen neredeyse yalvarıyordum eğer beni bırakmış olsaydı önünde diz çökebilirdim
_Beni bir insan için bırakamazsın yapamasın başından beri umursamamaya çalışıyorum ama bu sefer olmaz seni bırakamam
_Lütfen diyebildim sadece beni bıraktı ama gözlerinden alevler fışkırıyordu kısa bir an birbirimize baktık düşündüğü şeyler hiç hoş şeyler değildi
_Yapamassın dedim
_Seyret ve gör dedi şuan bununla uğraşacak vaktim yoktu bir an önce Bella atlamadan onu yakalamalıydım hemen evden çıktım koşarak gidiyordum arabadan daha hızlı olduğu kesindi uçuruma geldiğimde o yoktu acaba daha gelmemişmiydi birden ya atladıysa diye düşündüm bunu yapmış olamazdı yani Alice görse bile atlamazdı aşağıya bakmaya korkuyordum ya oradaysa! Yavaş yavaş uçurumun kenarına gittim ve aşağıya baktım
_BEELLLAAA diye bağırdım çünkü o boylu boyunca yerde yatıyordu ben yanına giderken bir yandan da Carlisle yi aradım ve yardıma gelmesini söyledim Yanına gittiğimde ne yapacağımı şaşırdım yanlış bir şey yapıp onun ölümüne sebep olmak istemiyordum sadece nabzına baktım çok yavaş atıyordu başını ellerimin arasına alıp dizime yatırdım yüzünün her yeri kan içindeydi bu koku her ne kadar bana susuzluğumu hatırlatsa da kendimi durdurabiliyordum cebimden bir mendil çıkarıp yüzünü akan kanlardan temizlemeye başladım bir yandan da onunla konuşuyordum
_Buradayım Bella sakın beni bırakma sakın. Carlisle gelmişti hemen onu muayene etmeye başladı Carlisle’nin ne söyleyeceğini merak ediyordum çünkü düşünmüyordu tamamen işine konsantre olmuştu artık dayanamayacaktım
_Carlisle bir şey söyle. Bana baktı
_Üzgünüm Edward ama hemen hemen hiç şansı yok neredeyse tüm kemikleri kırılmış kafatasında da kırıklar var ve çok kan kaybetmiş aynı zamanda iç kanaması da var
_Bir şey yapmalısın onu bu şekilde bırakamayız dedim büyük bir umutla
_Sana söyledim oğlum hiç şansı yok ancak iki ya da üç gün hastanede makinelere bağlı olarak yaşayabilir yada onu dönüştürürsün. Son söylediği sözler kafamda yankılanıyordu.
“DÖNÜŞTÜRÜRSÜN….. HİÇ ŞANSI YOK…… “
10. Bölüm KARAR & BEKLEYİŞ


Bella’yı hastaneye yatıralı bir gün olmuştu. Carlisle ise sürekli bir karar vermem gerektiğini söylüyordu bense hiçbir şey düşünemiyordum. Tanya Denali ye dönmüştü hem de büyük bir yaygara kopararak. Onu durdurmak Esme ve Alice kalmıştı ama bunun intikamını alacağını biliyordum düşüncelerinde görmüştüm. Bella’nın yanına gitmek için büyük bir istek duyuyordum ama şu an gidemezdim Carlie ve Renee onun yanındaydı Carlisle Bella’nın sadece makinelere bağlı olarak yaşayabileceği gerçeğini onlara söylememişti. Ne yapacağımı nasıl yapacağımı bilmiyordum ama bildiğim bir şey vardı Bella’nın ölmesine dayanamayacağım. Bir anda her şey aydınlandı karar vermiştim Bella’yı dönüştürecektim ve bunu hemen yapmak istiyordum hem seçme şansıda yoktu ya ölecekti ya da hayatının geri kalan kısmına vampir olarak devam edecekti. Hemen Carlisle’nin yanına gittim hastanedeki odasındaydı.
_ Selam Carlisle karar verdim onu dönüştürmek istiyorum dedim bir solukta Carlisle ayağa kalkarak yanıma geldi
_ Bunu duyduğuma sevindim oğlum bende senden bu cevabı bekliyordum
_ Peki nasıl olacak Carlisle, Carlie ve Renee’ye ne söyleyeceğiz onun ortadan kayboluşunu nasıl açıklayacağız
_ Ben her şeyi düşündüm oğlum Carlie’ye Bella’nın durumunu düzeltebilecek bir hastane olduğunu ve onun bir an önce oraya nakledilmesi gerektiğini eğer nakil gerçekleşmese Bella’nın ölebileceğini söyleyeceğim tabi bu hastane dünyanın diğer ucunda olacak ve Carlie de kızının yaşaması için bunu kabul etmek durumunda kalacak. Bizde Bella’yı hemen eve götüreceğiz ve dönüşümü için ne gerekiyorsa onu yapacağız dedi. Aslında Carlisle en doğru olanı yapıyordu böylece hem Carlie ve Renee üzülmeyecekti hem de biz tabi birde Tanya vardı başımıza ne iş açacağını bilmiyorduk ama her an savaşa hazır olmak zorundaydık. Carlisle hemen Carlie’nin yanına gidip durumu anlattı önce kabul edip etmemek arasında kararsız kaldı ama Renee onu ikna etti. Carlisle hemen bir ambulans ayarladı. Bella’yı bu ambulansa bindirerek önce hava alanına gittik çünkü Carlie ve Renee’nin oyunumuza inanmaları gerekiyordu. Bizim uçağa bindiğimize ikna olduklarında hemen eve gitmek için harekete geçtik. Esme Bella için bir oda hazırlamıştı bile. Aynı bir anne edasıyla yanıma geldi
_Herşey yoluna girecek oğlum merak etme dedi. Gözleri hüzünlüydü. Bu duruma en çok sevinen tabiî ki Alice ve Emmett olmuştu Jasper tarafsız Rosalie ise her zamanki gibi ukala düşüncelerle doluydu. Bella’yı odasına çıkardık Carlisle yanıma geldi
_ Hadi oğlum bir an önce yapmalısın fazla vakti kalmadı dedi. Nasıl yapacaktım ya onu öldürürsem diye düşündüm daha önce böyle bir şey yapmamıştım
_ Carlisle ya yapamasam ya onu öldürürsem diye düşüncelerimi açıkladım.
_ Merak etme oğlum ben seni uyaracağım bu senin sorumluluğun dedi. Bella’ya baktım yatakta ölü gibi yatıyordu ve benim yüzümden bu haldeydi. Yanına diz çöktüm elini alıp bileğini çevirdim kanın en yoğun aktığı damarı ısırdım içimdeki hissi anlatmam imkansızdı kanı dünyadaki her şeyden daha lezzetliydi ve ben hepsini içmek istiyordum içtikçe içmek ve sonunu bulmak istiyordum ama derinlerden bir ses beni uyarmaya başladığın da kendimle mücadele etmem zorlaştı sonra ne yaptığım aklıma geldi bunu onun hayatını kurtarmak için yapıyordum kendimi zorlayarak onu bıraktım ve Carlisle’nin sesini duydum
_ Afferim oğlum beni yanıltmadın şimdi ona biraz morfin verelim Emmett’a işe yaramıştı dedi gülümseyerek işini bitirdikten sonrada çıktı. Sanırım beni onunla yalnız bırakmak istiyordu. Dikkatle yanına uzandım bir süre onu izledikten sonra aklıma Tanya geldi Alice’i gidip onu izlemesi için uyarmalıydım eğer bir şey yapmaya karar verirse bunu bilmeliydik. Tam onun yanına gitmek için kalkmıştım ki Alice geldi anlaşılan onunla konuşmak istediğimi görmüştü. Beraber bahçeye çıktık
_ Ne söyleyeceğimi biliyorsun sanırım dedim
_ Evet sevgili kardeşim biliyorum zaten söylemene gerek yok ben zaten onların geleceklerine bakıyorum çünkü giderken çok fazlasıyla tehditler savurdu ama şuan bir karar vermiş değil bekliyor dedi
_ Neyi bekliyor dedim şaşırarak neyi bekliyor olabilir diki
_ Bella’yı dönüştüreceğini biliyor ve onunla eşit güçlerde savaşmak istiyor Bella kendine geldiğinde yani bizden biri olduğunda savaşmaya gelecek ama bunun bir zamanı yok Edward henüz bir karar vermedi dedi. Ne söyleyeceğimi bilmiyordum Tanya oldukça farklı hareket etmişti ondan böyle bir savaş stratejisi beklemiyordum Alice’in yanında ayrılıp Bella’nın yanına gittim şimdiden vücudu değişim gösteremeye başlamıştı teni yavaş yavaş beyazlaşıyordu. Tekrar yanına uzandım onu incitmekten korkarak saçlarını okşadım nasılda yumuşacıktı. Bütün gece hatta sonsuza dek onu bu şekilde seyredebilirdim. Birden aşkımızın umutsuzluğu geldi aklıma şuan o umutsuzluktan eser yoktu yıldızlar ve ay bana göz kırpıyordu benimle mutluluğumu paylaşıyorlardı. Alacakaranlık sona ermiş aşkı yaşamanın zamanı gelmişti…..

11. Bölüm UYANIŞ



_ Alice ne zaman uyanacak dedim sabırsızca. Bugün dönüşümün son günüydü ve artık uyanması gerekiyordu.
_ Merak etme kardeşim beş dakika sonra uyanmış olacak dedi gülümseyerek. Beş dakika diye fısıldadım kendi kendime bu beş dakika yaşadığım 108 yıldan daha uzun gelmişti bana. Cam kenarına giderek beklemeye başladım. Kalp atışlarını dinliyordum çok hızlı atıyordu daha da hızlandı sonra yavaşlamaya başladı. Yavaşladı… yavaşladı… yavaşladı… ve en sonunda durdu. Hareket edemiyordum nefesimi bile tutmuştum bütün dikkatimi ona vermiş öylece nasıl uyanacak diye bakıyordum ki bir ses duydum. Sanki kalp atışı gibiydi. Tekrar dinlemeye başladım acaba kalbi durmamış mıydı dönüşümde bir sorun mu olmuştu diye düşünürken Alice geldi ona susması için işaret ettim ve ses tekrar geri geldi ve bu şüpesiz Bela dan geliyordu
_ Alice hemen Carlisle’yi çağır dedim. Uçarcasına çıktı odadan aynı anda Bella da uçarcasına yattığı yerden kalktı ve karşı duvarın köşesine sindi. Çok güzeldi, saçları beline kadar kalın dalgalarla bir şelale gibi iniyordu gözleri ise kırmızıydı ama zamanla altın sarısı rengini alacaktı. Gözlerini kısmış dikkatle bana bakıyordu. Bir an ne yapacağımı şaşırdım ve oda öyle görünüyordu. Yavaşça yanına doğru yürümeye başladım
_ Bella merak etme sana zarar vermeyeceğim dedim yürüyerek ama o hiç tepki vermiyor sadece bakıyordu işin enteresan tarafı çok yavaş olsa da kalbi hala atmaya devam ediyordu. Aramızda bir metre mesafe kala durdum. Şuan ışığa tutulmuş bir ceylandan farkı yoktu bir adım daha attım oda yavaşça yerinden kalktı. Carlisle ve Alice gelmiş bizi seyrediyordu
_ Hadi Bela bir şey söyle dedim yalvarırcasına yerinden tamamen kalktı ve bana sarıldı
_ Sanırım cennetteyim dedi ama sesinin tonunu duyduğunda benden biraz uzaklaştı. Bana tekrar baktı
_Beni kurtardın ve dönüştürdün dedi sanki bir bulmacayı çözmüş gibi.
_ Bak Bella çok özür dilerim ama senin ölmene izin veremezdim bunu yapamazdım seninle bu konuyu yani neden ölüme atladığını ayrıca konuşa……. cağız diyecektim ama söyleyemedim çünkü Bella beni kendisine çekip öpmeye başladı. Şaşkınlık ve mutluluk arasında bir yerde kalmıştım, ayaklarım yere basmıyor bulutların arasında geziniyordum ki bir öksürük sesi gezintimi sona erdirdi. Carlisle ve Alice onların orada olduğunu unutmuştum ve sanırım Bella da fark etmemiş olacaktı ki utanmıştı
_ Edward oğlum özür dilerim ama Bella’yı muayene etmem gerekiyor dedi Carlisle. Muayene ederken bir yandan da Bella’ya sorular soruyordu
_Bella en son ne hatırladığını bana anlatabilir misin? Bir saniyeliğine düşündü
_ Şeyyy… en son uçurumun kenarında kollarımı açmış rüzgarı hissetmeye çalışıyordum sonra bir anda ayağım kaydı sonrasını hatırlamıyorum buraya nasıl geldiğimi bilmiyorum ama sizi hep duydum birde o katlanılmaz yanma vardı dedi. Bella bunları anlatırken ben neredeyse şok geçiriyordum, o uçurumdan atlamamıştı bunu duymak beni çok rahatlatmıştı çünkü ebediyete kadar bu durumdan hep kendimi sorumlu tutacaktım. Carlisle sonun da muayenesini bitirdiğinde Bella’ya neler olduğunu onu nasıl dönüştürdüğümü ve bu zamana kadar hangi evrelerden geçtiğini tek tek anlattı
_ Yanlız bir sorun var dedi Carlisle. Bella ben ve Alice dikkatle ona baktık
_ Bella’nın kalbi atmaya devam ediyor dedi tabi bir insan kalbi gibi değil ama bir şekilde çok yavaşta olsa atmaya devam ediyor.
_ Peki ne olacak Carlisle bu ne demek dedim. Carlisle başını bilmiyorum anlamında salladı
_ Bunu araştırmalıyım oğlum ilk kez böyle bir şeyle karşılaşıyoruz eğer Bella’nın kalbi atmasa tam bir vampir olduğunu söyleyebilirim ama hala insan özelliklerinden en önemlisini taşıyor bunun için bazı testler ve araştırmalar yapmalıyım dedi ve odadan düşünceli düşünceli çıktı.
Bela ise hemen yanıma geldi ama Alice bizi rahat bırakmadı hatta bütün aileyi de çağırdı Emmett otuz iki dişini birden göstererek, Esme her zamanki gibi anne , Rosalie ise yüzündeki tiksinmeyle bakıyordu. Tanıştırma faslını geçtikten sonra nihayet yalnız kalabilmiştik ondan ayrı kalmak istemiyordum
_ Gel buraya dedim utanarak yanıma geldi. Ne kadarda güzeldi
_ Şimdi ne olacak dedi. Bu soru çok erken gelmişti ne olacaktı bilmiyordum ama bana bu soruyu sormaması gerekiyordu hatta bu sorunun yerine karnım aç yada susadım demesi gerekmiyor muydu?
_ Sen susamadın mı dedim
_ Şeyy bilmiyorum aslında bu durumla ilgili hisettiğim şey tuhaf adlandıramıyorum dedi sıkılarak. Kalp şeklindeki o güzel yüzü sıkıntıyla karardı ve bunun olmasına izin veremezdim o mutlu olmalıydı. Dudağına küçük bir öpücük kondurdum ama o daha fazlasını istedi gülmemi engelleyemedim
_ Her şeyin bir zamanı var sevgilim önce avlanmamız gerekiyor dedim elini tuttum her şeyi ona ben öğretecektim. Bunun mutluğuyla odanın ormana açılan camına doğru ilerledim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
june
Emekli Yönetici
Emekli Yönetici


Paylaşım Gücü : 344
Yaş : 34
Kayıt tarihi : 18/12/09

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   C.tesi 26 Ara. 2009, 18:50

12. Bölüm KARŞILAŞMA




Her şey yolunda gidiyordu Bella harika bir yeni doğan olmuştu kendini tutma şekline hepimiz hayran kalmıştık. Sanki yüzyıllardır vampir gibiydi bize ayak uydurmakta hiç zorluk çekmemişti. Bu durumda en kısa zamanda evine ve okuluna dönebilirdi. Okula dönmesi pek umurumda değildi ama evine döneceği gerçeği biraz canımı sıkıyordu. Onun burada hep benimle beraber kalmasını istiyordum. Birden aklıma gelen şeyle gülümsedim daha aklımdakine ben bile henüz karar vermişken Alice hemen yanımda belirdi.
_Tebrik ederim kardeşim bende buna ne zaman karar vereceksin diye düşünüp duruyordum ikinizin adına da çok sevindim dedi. Bense ona aval aval bakıyordum
_ Dur biraz Alice daha ben bile yeni karar verdim bakalım Bella evlenme teklifimi kabul edecek mi? Hem önümüzde aşmamız gereken daha bir çok şey var dedim. Bu sorunlar aklıma gelince keyfim kaçmıştı. En büyük sorun Tanyay’dı sürekli savaşa hazır bekliyorduk ne zaman ne yapacağı henüz belli değildi. Tanya’nın bu sessizli canımı sıkıyordu. Diğer taraftan Bella’nın evine dönmesi gerekiyordu. Evine döndüğünde onu korumam biraz zorlaşacaktı o yüzden bir an önce bizim evlenmemiz şarttı. Evlenmek… Düşüncesi bile muhteşemdi. Bu muhteşem hayalin içindeyken yanıma Bella geldi.
_ Ben susadım dedi utanarak
_ Tamam hadi gidelim dedim ve koşarak evden çıktık. Bugün avlanma sınırlarımızın biraz dışına çıkmıştık etrafta insan olmadığı sürece bu bir problem değildi. İkimizde susuzlumuzu giderdikten sonra yan yana uzandık ve gök yüzünü seyretmeye başladık. Aslında bu teklifim için güzel bir zamandı ama biraz daha beklemeliyim diye düşündüm bunun güzel bir sürpriz olmasını istiyordum. Birden tuhaf bir kokuyla irkildim aynı kokuyu Bella da duymuş olmalı ki oda hemen ayağa kalktı daha ben ne oluyor dememe kalmadan çok hızlı bir şekilde etrafımız üç büyük kurtla çevrildi. İçlerinden en büyük olanı kızıl kahverengi olan yavaş yavaş üzerime doğru gelmeye başladı
_ Bella arkamda dur dedim onu geriye doru iterek
“ Arkanda dursun öylemi” dedi kızıl kahve kurt düşünceleriyle
_ Bizden ne istiyorsun dedim
“Ahh bide ne istediğimi soruyorsun onu dönüştürmüşsün” dedi biraz daha üzerime gelerek
“Buna nasıl cesaret edersin” dedi düşüncelerindeki sesi çılgınca bağırıyordu bir şekilde ona ne olduğunu anlatmalıydım ama o bu sinirle devam ederse anlatamayacağım kesindi
_Lütfen açıklamama izin ver hiçbir şey sandığın gibi değil onu ısırmadım ya da bunu isteyerek yapmadım tamamen onu kurtarmak içindi dedim. Sesimi mümkün olduğunca sakin tutmaya çalışıyordum. Diğer kurtlarda ararında plan yapıyorlardı
“ Hadi Jacop bitirelim şu işi anlaşma anlaşmadır” dedi bir tanesi. Ben bunu nasıl düşünememiştim tabi ya karşımdaki Jacop’tu Bella’nın en yakın arkadaşı.
_ Jacop dedim yalvaran bir ses tonuyla. Lütfen konuşamazmıyız. Benim Jacop dememle Bella hemen önüme geçti
_ Jacop lütfen bizi dinlemelisin dedi ona doğru yürümeye başlamıştı. Hemen önüne geçtim kurtlarda hıramaya başladılar diğer iki kurt saldırmaya hazırdı ama onları Jacop tutuyordu.
“Birazdan burada olacağım hiçbir yere kaybolmayın” dedi emir verircesine aslında bu yaptığına çok sinirlenmiştim ama bizi dinlemesi için beklemeli ve sinirlerime hakim olmalıydım
_ Nereye gidiyor dedi Bella
_bu şekilde konuşamayacağımıza karar verdi dönüşüp geri gelecek diye açıklama yaptım
Sabırsızca Jacop ve sürüsünü bekliyordum ama Jacop yalnız geldi. Üzerinde sadece kot patolonu vardı ve ayakları çıplaktı
_ Evet seni dinliyorum pis kan emici dedi. İğrenen bir ses tonuyla ama Bella’nın hırlamasıyla ne yapacağını şaşırdı. Ona her şeyi en başından eksiksiz olarak anlattım. Bir süre sessizce kaldı hatta hiçbir şey düşünmedi bile ne tepki vereceğini düşünürken bir anda
_ Sam bundan hoşlanmayacak dedi kafasını onaylamazmış gibi sallayarak
_ Jacop anlamalısın başka çaremiz yoktu ya ölecekti yada onu dönüştürecektim sen olsan ne yapardın dedim
_ Ben ben bilmiyorum bu çok karışık bir durum dedi bir yandan da Bella’ya bakmayı ihmal etmiyordu. O sizin gibi kokmuyor yani kokuyor ama kokusu sizinki kadar kötü değil dedi. Ona gülümsedim.
_ Bunun nasıl olduğunu henüz bizde bilmiyoruz Jacop ama Bella’nın hala kalbi atıyor Carlisle bu konu üzerinde araştırma yapıyor dedim. Ona daha çok açıklama yapmak isterdim ama bende daha faza bir şey bilmiyordum. Jacop kabullenmiş görünüyordu
_ Peki ya Carlie ona ne söyleyeceksiniz dedi
_ Bilmesi gerekeni söyleyeceğiz Jacop dedi Bella. İlk kez konuşmuştu ve sende ona hiçbir şey söylemeyeceksin benim hatırım için dedi. Bella konuşunca Jacop dahada yumuşamıştı
_ Seni özledim
_ Ahh Jacop bende seni özledim beni görmeye gel olurmu? Jacop başını hayır anlamında salladı ve hızıca uzaklaştı Bella ise olduğu yerde kalakalmıştı en yakın arkadaşı onu terk etmişti.
_ Merak etme sevgilim şuan bizi anlaması için ona zaman ver anladığında seni görmeye gelecektir dedim teselli vermeye çalışarak. Elinden tutup onu kendime doğru çektim, dudaklarımız birleştiğinde her şeyi çoktan unutmuştum. Orman sesizleşmiş sadece rüzgarın uğultusu ve ağaçların hışırtısı kalmıştı ve bu sesler benim için dünyanın en güzel orkestrasıydı…
13. bölüm



Uzun zamandır buraya gelmemiştim ve şimdi karşımda tüm güzelliğiyle duruyordu. Şelale tüm ihtişamıyla dökülüyor ahşap kulübe ise bütün mütevazılığiyle beni bekliyordu sanki. Bu gece burada hayatımın teklifini sunacaktım ve bu benim için her şeyden önemliydi. Bir an içimden şelalenin döküldüğü küçük mavi göle girmek için dayanılmaz bir istek duydum ama bu isteğimi bastırmalıydım çünkü kulübeyi hazırlamam gerekiyordu. Aslında hazırlık işini yapmak için Alice çıldırıyordu ama bunu ben yapmalıydım. Kulübeye doğru yürüdüm önünde iki merdiveni ve verandası olan küçük ahşap bir kulübeydi. İçeri girdim. Her yer toz içindeydi anlaşılan temizlik için bayağı bir uğraşacaktım. Hemen işe koyuldum ilk önce camları açmakla işe başladım ve tüm hızımı kullanarak bütün temizliği bitirdim. Sıra dekora gelmişti. Kapıdan içeri girdiğinde sağ taraf salon sol taraf ise mutfak bölümüydü. Mutfakta işimiz olmayacağına göre bu bölümü kullanmayacaktık. Bizim için önemli olan salondu. Koltuklar köşedeki şöminenin etrafına sıralanmışlardı ama ben onları duvar kenarına çektim. Yerdeki kalın tüylü yumuşak halıyı ve yer yastıklarını da şöminenin önüne yerleştirdim. Geriye bir tek mumlar ve kırmızı kadife güller kalmıştı. Onları da yerleştirdikten sonra işim bitmişti. Alice’e Bella’yı hazırlamasını rica etmiştim. O yüzden hemen hazırlanmalıydım. Eve gittiğimde herkes bana bakıyordu anlaşılan Alice bugün ne yapacağımı anlatmıştı. Onların düşüncelerini dinlememeye çalıştım ve odama gittim. Gri spor takım elbise ve ceketin içine siyah bisiklet yaka tişört giydim tam odadan çıkacaktım ki aklıma bu gece vereceğim yüzük geldi onu neredeyse unutuyordum. Dolabımı açıp yüz yıldır durduğu yerden onu aldım ve cebime koydum. Aşağıdan Alice’in sabırsızlığını duyabiliyordum. Kendi kendime gülümsedim. Bu durum hoşuma gitmişti. Sanki dokuz yaşında bir çocuk gibiydim. Bella beni bekliyor olmalıydı. Odasına gittim ve kapısını çalıp sabırsızca beklemeye başladım. İçerden ses gelmiyordu acaba duymadı mı diye tekrar kapıyı çalmak için elimi kaldırdım ve elim havada kaldı. Bella kapıyı açmış tüm güzelliğiyle bana bakıyordu. Alice onu hazırlamasını söylemiştim ama bu kadar güzel olacağını tahmin etmemiştim. Kırık beyaz askısız elbisesi kalça kısmına kadar dar oradan sonrası tamamen bol yerlere kadar iniyor, elbisenin sol tarafındaki derin yırtmaçta ayrı bir güzellik katıyordu. Büyülenmiş gibi ona bakıyordum. Bana iyice yaklaştıktan sonra havada asılı kalan elimi tutup aşağı indirdi.
_ Nereye gittiğimizi bilmiyorum ama umarım güzel bir yerdir dedi yumuşacık sesiyle bense hala onun güzelliğinin şokuyla yeni yetme liseli çocuklar gibiydim. Hemen kendimi toparladım. Aşağıda bize bakan meraklı gözleri arkamızda bırakarak yola çıktık. Bu sefer arabayla gidiyorduk çünkü koşarken elbisesinin mahvolmasını istemezdim. Kulübeye vardığımızda oda ilk önce şelalenin güzelliğine takıldı gece ve ay ışığında daha bir güzel oluyordu. İçeri girdiğimizde ikimizde heyecandan konuşamayacak haldeydik. Şömine ateşi içeriyi ısıtmıştı ama bunun bizim için bir farkı yoktu.
_ Oturmak ister misin diye sordum aslında sormamam gereken sorulardan birisiydi. Heyecanımı belli etmemeye çalışıyordum.
_ Neden buradayız dedi bu soruyu bekliyordum buraya neden geldiğimizi tabiî kide merak edecekti.
_ Seninle yanlız kalmaya ihtiyacım var sürekli evde diğerleriyle beraberiz. Seninle yalnız kalmak istemem kötümü oldu dedim masumca. Bana daha da yanaştı. Bir an ne yapacağımı şaşırdım ama bunu ona beli etmedim. Elinden tuttum ve kendime iyice çektim
_ O zaman bana bu dansı lütfeder misiniz güzel bayan dedim ve cd çaların kumandasıyla müziği başlattım. Chris Brown dan superhuman adlı şarkı çalma başladığında bizde dans etmeye başladık. Onun kollarımda olması dünyadaki her şeyden daha güzeldi bunu anlatacak kelime bulamıyordum. Ne kadar süre dans ettiğimizi hatırlamıyorum ama bu çokta önemli değildi. Önemli olan onun burada benimle olmasıydı ama bir an öncede teklifimi yapmalıydım geciktirmenin bir anlamı yoktu. Onu biraz kendimden uzaklaştırmaya çalıştığımda itiraz etti
_ Lütfen bu anı bozma dedi ama bozmak zorundaydım ona gülümsedim
_ Merak etme sevgilim bir yere gitmiyorum sadece bana biraz izin vermelisin dedim. Bana şaşkın şaşkın bakıyordu. Onun şaşkın bakışları arasında yavaşça önünde diz çöktüm ellini tuttum ve
_ İsabella Swan seni ebediyetin her bir gününde seveceğime ve koruyacağıma, bu sonsuzlukta seni hiçbir zaman bırakmayacağıma söz veriyorum. Benimle evlenirmisin??? dedim ve beklemeye başladım hiç cevap yoktu adeta taş kesilmişti yaşadığının tek belirtisi çok yavaş atan kalbinin biraz hızlanmış olmasıydı ya kabul etmese diye düşündüm böyle bir ihtimal vardı. Ondan gelecek cevabı bekliyordum ama bu sessizlik beni çıldırtmak üzereydi zaten ne düşündüğünü bilememek yeterince kötüydü. Gözlerinin içine bakıyordum ve hala bekliyordum sessizce
_ Evet dedi ya da ben mi öyle anlamıştım bilmiyorum tekrar söylemesini beklerken
_ Evet evet evet dedi gözlerinin içi parlıyordu gülmemek için kendimi zor tutuyordum ama daha fazla kendimi tutamadım mutluluktan gülüyordum. Cebimden annemin yüzüğünü çıkardım ve ait olduğu yere taktım
_ Seni seviyorum Bella
_ Seni seviyorum Edward. Birbirimize sarıldık ve bir süre daha dans ettik. Arada onu öpmeyi de ihmal etmiyordum. Onu her öpüşümde daha fazlasını istiyordu o yüzdende öpücüklerimi kısa tutuyordum bu benim için ne kadar zor olsa da evlenmeden önce onunla bir şey yaşamak istemiyordum nede olsa ben eski kafalı bir adamdım. Bütün gece dans edebilirdik ama o şöminenin önünde uzanmayı tercih etti. Bende itiraz etmedim kollarımda olduğu sürece benim için sorun yoktu. Gece, ay, yıldızlar ve Bella bu benim için yeterliydi. Sonsuzluk artık sorun değildi. Benim sonsuzluğum, umudum, yaşama sebebim ve hayallerim Bellaydı. Ondan vazgeçemezdim. Bu düşüncelerle ona daha da sıkı sarıldım ve yeni bir güne onunla merhaba demeye hazırlandım….



14. Bölüm

Eve döndüğümüzde bir telaş vardı bunun ne olduğunu anlamam uzun sürmedi. TANYA tabiî kide. Beni en savunmasız anımda yakalamıştı. Herkes salonda oturmuş beni bekliyordu. İlk konuşan Carlisle oldu
_ Oğlum Tanya yanında Elezarla yola çıktı dedi.
_ Nasıl Elezarda mı Tanyayla savaşmak için geliyor bu nasıl olur dedim. Salonun içinde bir aşağı bir yukarı sinirle dolanıyordum. Bunu bekliyordum ama böyle mutlu bir günün ardından beklemiyordum.
_ Merak etme Edward Elezar onu savaşmaktan vazgeçirmek için peşinden geliyor. Bu bizim için büyük bir şans dedi Alice. Ona baktım gördüğü şeyleri sessizce bana aktardı. Kız kardeşleri onunla gelmiyordu hatta onu vazgeçirmek için çok uğraşmışlardı ama Tanya hiç birini dinlememiş ve buraya doğru yola çıkmıştı tabi Elazar da onu durdurabilmek amacıyla peşinden geliyordu.
_ Ne zaman burada olur dedim
_ Yarın öğleden sonra burada olacak ama ne yapacağına henüz kara vermedi o yüzdende sürekli tetikte beklemeliyiz dedi Alice. Herkes kendince bir şeyler düşünüyor Tanyayı nasıl dövüşten vazgeçtiririz diye planlar yapıyordu. Bir kişinin dışında Rosalie… her zamanki gibi sadece kendini ve güzelliğini düşünüyordu. Ona bakmadım bile Bella hiçbir şey söylemiyor sadece bakıyordu. Gözlerinden korktuğu belli oluyordu
_ Merak etme sevgilim sana bir şey olmasına asla izin vermeyeceğim dedim ve onuda alıp odama çıktım. Koltuğa oturdum ve onu da yanıma çekip başını göğsüme yasladım. Yine sessizleşmişti. Bir süre düşünmesi için ona zaman verdim ama hava karardığında artık bu sessizliğine dayanamadım.
_ Bella sevgilim lütfen bir şeyler söyle sessiz kalmana dayanamıyorum lütfen dedim yalvarırcasına. Sanki bir rüyadan uyanmış gibi irkildi.
_ Edward onunla yalnız dövüşmeliyim bunu yapmalıyım dedi. Ne söylediğini duymuyordu ya da şoktaydı benim buna izin verebileceğimi nasıl düşünebilirdi
_ Saçmalama buna asla izin vermem onunla dövüşmeyeceksin dedim kızgınlıkla
_ Ama istediği benim ve size bir zarar vermesini istemiyorum. Sana ya da ailenden birine bir şey olursa yaşayamam Edward bunu anlamalısın dedi. Koltuktan kalkıp camdan dışarıya baktım
_ Yarın Tanya burada olacak ve sen onunla dövüşmeyeceksin bu konu burada kapanmıştır dedim ve onu odada bırakarak aşağıya Calisle’nin yanına gittim. Yarın ne yapacağımıza karar vermemiz gerekiyordu. Yanına gittiğimde
_ Gel oğlum bende seni bekliyordum dedi.
_ Carlisle ne yapacağız onun Bellayı öldürmesine izin veremeyiz
_ Ahh tabiî kide böyle bir şey olmayacak oğlum Elezarın da Tanyayla gelmesi bizim için büyük avantaj sen merak etme ne Bellaya nede Tanyaya bir şey olmayacak dedi. Sesindeki sakinleştirici ton biraz olsun benimde sakinleşmeme yardımcı olmuştu. Carlisleye teşekkür edip yanından ayrıldım.
Tanya çoktan burada olmalıydı ama gelmemişti sürekli Alice bakıyordum yeni bir şeyler gördümü diye ama hiçbir şey yoktu. Hepimiz bekliyorduk dışarıdan gelen en ufak bir sese bile kulak kabartıyor gelip gelmediğini kontrol ediyorduk. Bu durum beni sıkmaya başlamıştı ne olacaksa olsun diye bekliyordum ki Alice
_ Misafirimiz var dedi. Gelen Elezardı ama yanında Tanya yoktu. Carlisle onu kapıda karşıladı.
_ Kusura bakmayın kardeşlerim ama Tanyanın izini kaybettim ve şuan nerede bilmiyorum. Her an hazırlıklı olmalısınız dedi. Hiç bir ön konuşmaya gerek duymadan direk konuya girmişti. Sonra Bella’nın yanına gitti
_ Sen Bella olmalısın dedi ve Carlisleye döndü
_ Sevgili kardeşim ondaki güç çok kuvvetli ve sanırım bundan ne sizin nede onun haberi var dedi büyük bir hayranlıkla Bella’ya bakarak. Bazılarımızın yeteneği vardı ve Elezarın yeteneğide bu yetenekleri anlamaktı. Biz daha önce Bella’nın bir yeteneği olduğunu fark etmemiştik ve Bella’da bunu fark etmemişti.
_ Bunu sonra konuşuruz Elezar önce Tanyayla olan sorunumuzu halletmeliyiz dedim. Elezar başını umutsuzca salladı.
_ Çok kızgın ben onu hiç bu kadar kızgın görmemiştim. Şu an her şeyi yapabilecek kızgınlıkta onun için dikkatli olmalısınız. Biraz zaman geçince kızgınlığı geçer sanmıştım ama her geçen gün size daha da düşman oldu. Vaz geçirmeye çalıştık ama bizi dinlemedi. Onu nasıl durduracağımızı bilmiyorum. Beklemekten başka çaremiz yok dedi. Haklıydı beklemekten başka çaremiz yoktu ve bizde beklemeye başladık sessizlik uzadıkça uzuyor duvarlar üzerime üzerime geliyodu. Ne kadar süre beklediğimi bilmiyorum ama dışarıdan bir hırlama sesi duyduğumuzda hepimiz dışarı fırladık. Nasıl oldu ve nezaman oldu bilmiyorum ama Bella dışarıda Tanya ile karşı karşıyaydı ve saldırmak için birbirlerinin etrafında dönüyorlardı. Tanya’nın önüne doğru bir hamle yapacaktım ki Elezar beni engellemeye çalıştı ama onu iterek Bella’yı arkama doğru ittim. Tanya beni görünce gülmek ve hırlamak arasında tuhaf bir ses çıkararak üzerime doğru atladı ama başarılı olamadı. Her hamlesini düşünerek yaptığı için o daha hareket etmeden ben yerimi değiştiriyordum. Elezar bizi durdurmak için bağırıyordu ama bu pek işe yaramıyordu. Bunun sonu ne olacaktı onu bile bilmiyordum. Şuan sadece Bellayı korumak ve Tanyanın da canı yanmadan bu işten kurtulmak istiyordum. Bizi dışarıdan gören biri dövüştüğümüzü değil bir çeşit dans ettiğimizi sanırdı. Ona vurmak istemiyordum. Birden arkamdan biri Tanyanın üzerine doğru müthiş bir hızla atladı daha ben kim olduğunu anlayamadan Tanya ve Bella yerde dövüşmeye yumruklar havada uçmaya başlamıştı. Tanya bir an içinde Belanın saçlarını eline doladı diğer elinide çenesinin altına yerleştirdi tüm bunlar bir saniye içerisinde olmuştu ve ben daha hareket edemeden Elezar Tanyayı yakaladı ve başını gövdesinden ayırdı. Tanyanın belanın üzerinde olan vücüdü bir anda yere yığıldı başı ise Elezarın elinde kaldı. Hepimiz şok olmuştuk biz onun canı yanmasın diye uğraşırken Elezar onun canını almıştı. Hiçbirimize bakmadan
_ Bu iş burada biter hadi cesedi yakalım dedi ve etraftan çalı çırpı toplamaya başladı bütün aile ona bakakalmıştık. O ise hiç istifini bozmadan Tanyanın cesedini yaktı ve kasabayı terk etti.
15. Bölüm 1 Sene Sonra….


Her şey ne kadarda çabuk olmuştu. Bella’ya aşık olmam bu aşk’tan kurtulmak için Tanya’yla nişanlanmam ve düğün günü Bella’nın uçurumdan atlayarak kendini öldürmeye çalışması Tanya’yı terk etmem Bella’nın yarı insan yarı vampir oluşu ve en sonunda da Tanya’nın ölümü her şey sanki dün gibi gözlerimin önündeydi. Elezar bir daha bizi ziyarete gelmemişti sadece birkaç kez Bella’nın özel gücünün ne olduğunu sormak için biz aramıştık bize çok fazla bilgi veremese de bir tür kalkanı olduğunu ve eğer bu kalkanı kullanmayı öğrenirse bize gelecek her türlü zararı önleyebileceğini söylemişti ve bizde o günden sonra Bella’nın kalkanını geliştirmek için çalışmaya başlamıştık. Tabi sadece çalışan biz değildik Carlisle de Bella’nın durumu hakkında araştırma yapıyordu şuana kadar sadece yarı insan yarı vampir olduğunu keşfetmişti ölümlü olup olmadığını ise henüz bilmiyorduk ve sanırım bunu bilemeyecektik ama Carlisle bıkmadan usanmadan araştırma yapmaya devam ediyordu. Bella Tanya’nın ölümünden sonra evine dönmüştü. Carlie ve Renee ondaki değişikliği hemen fark etmişlerdi ama kızlarının hayatta olması bu değişikliği görmezden gelmelerine sebep olmuştu. Bella eve döndükten sonra her ne kadar sürekli beraber olsak da onu çok özlüyordum. Her şeyi beraber yapmak hiç ayrılmamak her nefes alışında yanında olmak istiyordum. Evlenme teklifimi kabul etmişti ama bundan henüz ailesine bahsetmemişti. Okul bitmeden ve üniversiteye başlamadan söylemek istemiyordu ama ben artık dayanamayacaktım ve bunu bu akşam Carlie’yle konuşmaya karar verdim. Ben bunları düşünürken Bella’da kapıyı açtı günümü aydınlatan bana hayat veren o mahcup gülümsemesiyle bana baktı ve uçarcasına yanıma geldi. Hafifçe eğildim ve dudaklarına küçük bir günaydın öpücüğü kondurdum. Gözlerimin içine bakarak
_ Günaydın sevgilim dedi işte bu an için bile düşünmeden ölüme gidebilirdim
_ Günaydın dedim tüm cazibemi kullanıp ona gülümseyerek tekrar öptüm. Biran sanki düşecek gibi oldu ama onu hemen tuttum bunun olacağını zaten biliyordum biraz haince olmuştu ama hoşuma gitmişti
_ Hadi gidelim artık hem seninle konuşmak istediğim bir şey var dedim şaşırarak bana baktı hemen arabaya bindi
_ Evet seni dinliyorum
_ Bella ben artık bunu yapmak istemiyorum
_ Neyi yapmak istemiyorsun nedemek istiyorsun.
Ahhhhhhh kahretsin yanlış anlamıştı ama haklıydı da bir başkası da olsa yanlış anlardı hemen düzelttim.
_ Özür dilerim sevgilim yanlış kelime kullandım demek istediğim artık seni evinden alıp okula götürmek istemiyorum istediğim kendi evimizden çıkıp okula gitmek yada gitmemek her neyse Bella ben artık evlenmek istiyorum zaten teklifimi kabul ettin daha ne kadar bekleyeceğiz
_ Ama ya Carlie , Renee onlara ne söyleyeceğim ben evleniyorum mu diyeceğim yoo hayır bunu onlara yapamam
_Bir şekilde eninde sonunda bunu yapmak zorundasın canım. Zaman ilerledikçe onlarla kalman zorlaşacak ve bunun sebebini biliyorsun yaşlanmıyoruz o yüzden onlarla ne kadar çabuk vedalaşırsan o kadar iyi.
_ Hayır Edward bunu yapmayacağım ve kalabildiğim kadar onlarla kalacağım ve bu evlenme işi de üniversiteyi beklemek zorunda kalacak
_ Sen öyle san Bella ben bu akşam babanla konuşacağım ister kabul et ister etme ama bu konuşma bugün olacak ve mezuniyetten sonrada evleneceğiz
_ Saçmalama Edward yapamassın
Ona bakıp gülümsedim
_ Bekle ve gör yapabiliyor muyum yapamıyor muyum görürüz dedim. Bana deliymişim gibi bakıyordu ama umurumda değildi bu akşam bu iş bitecekti. Okula vardığımızda Bella hiç konuşmadı. Bütün derslerimiz aynıydı ve o dersler boyunca da hiç konuşmadı. Başka zaman olsa ne düşünüyor diye kendi kendimi yerdim ama şuan ne düşündüğünü biliyordum. Akşamın nasıl geçeceğini ve Carlie’nin ne tepki vereceğini düşünüyordu. Aslında bende düşünmüyor değildim ama akşamı beklemekten başka çare yoktu aynı Bella’ya söylediğim gibi bekleyip görecektim.
16. bölüm
Eve geldiğimizden beri tek kelime etmemişti ve bu sessizlik beni deli etmeye başlamıştı. Mutfakta bir o yana bir bu yana dönerek bilinçsizce hareket ediyor Carlie için yemek yapmaya çalışıyordu. Sonunda dayanamayarak yanına gittim ama beni fark etmedi bile kolundan tutup onu kendime çevirdim. Neredeyse mutfak tezgâhına yapışmıştı ama bu umurumda değildi şu an tek düşündüğüm onu nasıl sakinleştirebileceğimdi. Yüzünü ellerimin arasına aldım kokusunu derin derin içime çektim gözlerinin içine bakarak
_ Neden bu kadar korkuyorsun sorun ne? Diye sordum onu etkileyebilmek için tüm gücümü kullanarak. Bir süre bana anlamsızca baktı
_ Ben , ben , ben….. Bilemiyorum Edward ya Carlie izin vermese ya sana birşey yaparsa ah Edward bilmiyorum beklide benimki sadece yersiz bir endişe ama Carlie kesinlikle benim hamile olduğumu düşünecek ve eğer bunu düşünürse ben bunu düşünemiyorum bile ben…..
Devam etmesini istemedim ve onu öpmeye başladım. Bu seferki öpücük çok farklıydı bana karşılık veriyordu ama bir umutsuzluk vardı öpüşünde acı çekiyordu. Kollarını belime dolayıp beni kendine çekmeye başladığında bu öpücüğün burada bitmesi gerektiğini hatırladım çünkü şuan bitmese kendimizi yatak odasında bulmamız an meselesiydi. Yavaşça onu kırmadan kollarını belimden ayırdım. Son kez dudaklarına küçük bir öpücük kondurdum. itiraz mırıltıları yükselmeye başlamıştı kendimi tutamayarak güldüm sanırım biraz sesli güldüm ki Bella bana sinirli sinirli bakıyordu.
_ Hep bunu yapıyorsun ve sonunda pişkin pişkin gülüyorsun dedi işte sonunda bana bir tepki vermesini sağlamıştım. Bütün gün onun bu halini özlemiştim ama bu çok uzun sürmedi çünkü Carlie’nin polis arabası sokağın köşesini dönmüştü. İkimizde aynı anda kafamızı sesin geldiği yöne çevirdik.
_ Hazırmısın dedim sanki cevabını bilmiyormuşum gibi
_ Tabiî ki hayır. Ben doğal görünmek için oturdum Bella da yemek hazırlıklarına devam etti ama ikimizde Carlie’nin ayak seslerini dinliyorduk. Sonunda Carlie kapıyı açıp içeri girdi. Silahını ve montunu kapının yanındaki askılığa astı botlarını da çıkardıktan sonra mutfağa geldi.
_ Merhaba Edward nasılsın?
_ Teşekkür ederim efendim dedim mahcup bir bakışla Carlie bana gülümseyerek Bella’nın yanına gitti
_ Hııımmmm…. Harika kokuyor ne pişirdin
_ Fırında soslu tavuk. Hemen yemek istermisin
_ Aslında evet bugün çok acıktım siz yemeyecek misiniz dedi ikimize bakarak Bella bana baktı anlaşılan ne söyleyeceğini hazırlamıştı
_ Hayır baba biz okuldan çıktıktan sonra Edward la bir şeyler yedik ama sana hemen hazırlayabilirim dedi ve seri hareketlerle yemeği hazırlamaya başladı. Carlie ise havadan sudan şeyler anlatıyordu bende anlattıklarını dinliyor cevap verilmesi gereken yerde ona cevap veriyordum. Bella yemeği masaya koydu Carlie’de hemen yemeğe başladı yüz ifadesinden ve düşüncelerinden çok beğendiği anlaşılıyordu. Kendi kendime gülümsedim acaba birazdan da bu kadar huzurlu olabilecek miydi. Beklide biz abartıyorduk beklediğimiz tepki yerine bizi tebrik edip düğünün ne zaman olacağını soracaktı ben bunları düşünürken Carlie yemeğini bitirmişti
_ Çocuklar ben maç seyredeceğim sizin bir planınız varmı. İşte başlıyoruz diye düşündüm Bella ya baktım. Yavaşça Carlie’nin yanına gitti
_ Baba Edward ve benim seninle konuşmamız gereken bir konu var. Carlie tek kaşını kaldırarak hem bana hem Bella ya baktı düşünceleri karışmıştı
_ Tamam içeri geçelim isterseniz burada konuşmak istemesiniz sanırım dedi ve salona gidip koltuğa oturdu. Bizde arkasından gidip oturduk
_ Evet sizi dinliyorum anlaşılan önemli bir konu dedi. Bizim aynı üniversite ye gitmek için izin alacağımızı düşünüyordu belli etmeden güldüm ses tonumu ayarlayarak konuşmaya başladım.
_ Efendim bildiğiniz gibi uzun bir süredir kızınızla beraberim. Onu gerçekten çok seviyorum ve eğer izniniz olursa kızınızla evlenmek için sizden izin istiyorum dedim. Carlie’nin düşünceleri birbirine girdi ne düşündüğünü anlayamıyordum ama bu durumdan hç hoşlanmadığı belliydi ve son anda Bella’nın hamile olduğuna karar verdi. Oturduğu yerde dikleşti Bella’ya döndü
_ Hamilesin değilmi bunu nasılda düşünemedim başka türlü neden evlenmek isteyesiniz ki bunu söylerken neredeyse sinirden delirmek üzereydi
_ Hayır baba hamile falan değilim dedi Carlie inanmamıştı hala hamile olduğunu düşünüyordu
_ Madem hamile değilsin neden evlenmek istiyorsunuz
_ Baba sen annemle neden evlendiysen bizde o yüzden evlenmek istiyoruz yakında üniversite için yanından ayrılacağım evlenmeden Edward la aynı evde yaşamamızı ister miydin? Carlie biraz yumuşamıştı sanki ama bunu bize belli etmiyordu bir süre sessizlik oldu Carlie bir an Renee ile evlendikleri yıllara gitmişti yüzünde belli belirsiz bir gülümseme oldu
_ Tamam madem hamile değilsin sorun yok o zaman size izin vermekten ve tebrik etmekten başka çarem kalmıyor dedi ikimizide tebrik ettikten sonra
_ Hadi sizin işiniz yokmu maçı seyretmek istiyorum dedi. Aslında maç bahaneydi eğer şuan bu odadan çıkmasak ağlamaktan çekiniyordu hemen Bella’nın odasına çıktık. Eve döndüğünde yüzüğünü çıkartmak zorunda kalmıştı şimdi ise artık yerinde olmalıydı.
_ Yüzüğün nerede diye sordum hemen bilgisayarın bulunduğu çekmeceden kutusuyla beraber getirdi. Kutuyu aldım ve açtım annemin yüzüğü tüm ihtişamıyla parlıyordu yerinden çıkarttım. İkimizde heyecandan yerimizde duramıyorduk Bella’nın sağ elini kaldırdım ve öptüm yüzük parmağına yüzüğü taktım ve yüzükle beraber elini tekrar öptüm sonrada dudaklarımız birleşti. Sabah olduğunda güneşin doğuşunu beraber seyrettik ve yeni günlerin bize neler getireceğini düşünerek güne başladık.
17. Bölüm


_ Lütfen Edward lütfen lütfen lütfen lütfen
_ Hayır Alice.
Alice etrafımda peri kızları gibi hoplayıp zıplıyor ve neredeyse yalvarıyordu.
_ Ama neden? Lütfen düğününüzü ben organize edeyim.
_ Hayır dedim ya Alice daha ne kadar hayır demem gerekiyor söyler misin hem sen yarınki mezuniyet partisini Bella’ya nasıl açıklayacaksın onu söyle.
Alice bir an durdu
_ Bella beni kırmaz sevmese bile mutlaka partiye gelecektir ve emin ol kardeşim bu düğün işini onunlada konuşacağım dedi. Sabahtan beri beni ikna etmek için uğraşıp duruyordu anlaşılan Bella’yı da ikna etmek için bayağı bir uğraşacaktı.
_ Bence Alice sen bizim düğünümüz için uğraşacağına Bella’yı partiye gelmesi için ikna etsen iyi olacak çünkü şuan buraya geliyor ve halinden hiç memnun görünmüyor dedim ve Bela’nın geldiği yere doğru döndüm gerçektende hiç mutlu görünmüyordu ve anlaşılan Carlie parti olacağını ağzından kaçırmıştı. Halbuki Alice Bella duymasın diye ne kadarda uğraşmıştı. Onun bu halini görünce gülmeden duramadım.
_ Alice sen ne yapmaya çalışıyorsun diye çıkıştı Bella
_ Ah hayatım ama bir kere mezun oluyorsun ve bunun da kutlanması gerek dedi Alice tüm şirinliğini takınarak ama Bella yumuşamadı
_ Bütün okul davetli ve ayrıca Carlie de işin içinde benden daha ne kadar saklamayı düşünüyordun
_ Hadi ama Bella sadece bir mezuniyet partisi eğleniyormuş gibi yapamazmısın lütfen her şey ayarlandı bile ve yarın diplomaları aldıktan sonra çok eğleneceğiz
_ Sen eğleneceksin Alice ben değil
_ Ama geleceksin değilmi? Alice bütün masumluğunu takınmış Bellayı ikna etmeye çalışıyor bende onların bu haline fazlasıyla gülüyordum Bella bana döndü
_ Sende geleceksin değilmi diye sordu
_ Tabiî ki geleceğim sevgilim Alice bir parti veriyorsa muhakkak gitmek gerek sende benim eşim olarak geleceksin ve gecenin en güzel kızı olacaksın dedim. Bana bakarak gülümsedi
_ Tamam ozaman mecburen geleceğim
_ Bu sorunu da halettiğimize göre ozaman diğer konu ya geçebiliriz dedi Alice Bella ise anlamayarak benden bir açıklama beklercesine bana baktı
_ Bu sorunu aranızda çözeceksiniz canım ben söylenebilecek her şeyi söyledim karar senin olacak
_ Ne kararı
_ Düğününüz canım lütfen düğününüzü ben planlayabilirmiyim dedi yine en masum halini takınmış ellerini arkasında birleştirmiş bir sağa bir sola sallanıyordu ve şuan aynı 5 yaşında yaramazlık yapmış bir çocuk gibi duruyordu
_ Alice saçmalama ben düğün falan istemiyorum dedi Bella sinirle
_ Ama neden kim düğün istemezki hem bak çok güzel bir düğün olacak lütfen lütfen
_ Hayır Alice düğün falan olmayacak sen yarınki partiye geldiğime dua et
_ Offfffff ne haliniz varsa görün
_ Aaaaa bu arada Alice partiye çağırmak istediğim biri var. Alice ve ben şaşkınlıkla ona baktık kimi çağırmak istiyorduki
_ Jacop’uda çağırmak istiyorum dedi ikimizde aynı anda
_ HAYIR
_ HAYIR dedik
_ Ama neden o benim arkadaşım ve partide benim adıma veriliyorsa istediğim kişiyide çağırmak hakkım
_ Hayır sevgilim onun sana karşı olan hislerini biliyorum o yüzdende o bu partiye gelmeyecek dedim
_ Onun bana karşı bir hissi falan yok Edward hem senin haberin yok sanırım Jacop benim dönüşüm sürecinde nişanlandı dedi. Çok şaşırmıştım ne zaman nişanlanmıştı ve kiminle
_ Jacop nişanlandı öylemi kimine?
_ Leahla
Bu beni dahada şaşırtmıştı anlaşılan onların burada olması bayağı enteresan olacaktı
_ Peki Jacop burada olmayı isteyecekmi diye sordum
_ Bakalım önce onu aramam gerek diyerek içeri salona geçti. Telefonunu aldı ve Jacob’u partiye davet etmek için aradı…..


18.bölüm



Gökyüzü yavaşça aydınlanıyor güneş yeni bir güne merhaba demeye hazırlanıyordu. Bella ise kollarımda yatıyor beraber pencereden güneş ışıklarının yeryüzünü aydınlatmasını seyrediyorduk. Saate baktım Carlie birazdan uyanırdı gitme vakti gelmişti. Son kez saçlarının kokusunu içime çektim ve dudaklarına küçük bir öpücük kondurdum.
_ Gitme vakti sevgilim birazdan baban uyanır
_ Biliyorum biliyorum. Beni bekleyecekmisin
_ Seni sonsuza kadar bekleyeceğim sevgilim
_ Yapma Edward ne demek istediğimi biliyorsun dedi utanarak ona gülümseyerek
_ Biliyorsun canım seni okula baban getirecek o yüzden ben burada olmayacağım okulda görüşürüz aşkım dedim ve pencereden atlayarak eve doğru yola çıktım.

Okul müdürü sırayla diplomaları dağıtmaya başlamıştı Alice ve benim ismimi söylediğinde sessizce önümüzde oluşan sıraya girdik ve en sonunda bu kaçıncı olduğunu hatırlamadığım diplomamı aldım. Benim hemen arkamdan da Bella diplomasını almıştı. Yanına gitmeye çalışıyordum ama bu çok zordu etrafı arkadaşlarıyla doluydu ve herkes birbirine veda ediyordu. En nihayetinde ona ulaştım ve sıkıca sarıldım
_ Tebrik ederim bayan Swan
_ Teşekkür ederim dedi her zamanki utangaçlığıyla birden Alice de yanımızda belirdi
_ Tebrik ederim Bella akşamki parti için hazır mısın? Bella’nın yüzü birden karardı bu partiye gelmek istemediği çok belliydi
_ Yanında olacağıma söz veriyorum sevgilim diyerek onu yüreklendirdim
_ Akşama görüşürüz Alice. Edward benim şimdi gitmem gerek Carlie orada beni sabırsızlıkla bekliyor dedi Carle’nin olduğu tarafa dönerek
_ Tamam o zaman akşama görüşürüz dedim ve Bella da babasının yanına gitti.
Eve gidip Alice’in son hazırlıkları tamamlamasını seyrettim. Nihayet akşam olduğunda sabırsızlanmaya başlamıştım onu görmeyeli çok kısa bir zaman olmasına rağmen deli gibi özlemiştim kokusu burnumda tütüyordu. Carlie’nin polis arabasının sesini duyduğum da onu karşılamak için dışarı çıktım. Arabadan indiğinde Tanrıya bana bu güzelliği bağışladığı için şükrettim. Mavi şifon elbisesiyle rüya gibiydi. Babasına veda ettikten sonra uçarcasına yanıma gelip kollarını boynuma doladı. Bense bütün gün özlediğim kokusunu içime çektim
_ Çok güzelsin diye fısıldadım kulağına ve içeri girdik. Henüz bizimkilerden başka kimse yoktu
_ Kimse gelmemiş dedi şakınlıkla
_ Birazdan gelmeye başlarlar dedim ve kapının ilk zili çaldı ve gelenlerin ardı arkası kesilmedi. Ben, Bella ve Alice gelenleri tek tek karşıladık ve parti başladı kulakları sağır eden müzikle herkes dans ediyor eğleniyordu. Hatta Bella bile eğleniyordu.
_ O kadarda zor değilmiş dedim beline sarılarak. İlk önce ne demek istediğimi anlamadı ama sonra anlayınca
_ Yanımda olduğun sürece hiçbir şey zor değil dedi gülümseyerek. Onun bu gülüşü için canımı bile verebilirdim.
_ Hadi dışarı çıkalım biraz dedim ama kapı yine çaldı ve aynı zmanda burnuma keskin bir koku geldi
_ Sanırım şimdi çıkamayacağız misafirlerin var diyerek kapıyı açmaya gittim. Bella ise kim olduğunu anlamaya çalışıyordu kapıyı açtığımda iki kurt adam daha dorusu biri kurt adam diğeri kurt kadın karşımda duruyordu. Bunun nasıl olduğunu düşünmeye başlamıştım ki Bella’nın sesi düşüncelerimi böldü.
_ Jacop gelmene ne kadar sevindim anlatamam dedi ve koşarak ona sarıldı. Jakop Bella’nın kokusuyla biraz burnunu kırıştırsa da ona karşılık verdi.
_ Sizin adınıza ne kadar sevindim anlatamam Jacop bunu bana söylemeliydin Carlie söylediğinde inan çok şaşırdım
_ Üzgünüm Bella biz Leah’la nişanlanmaya karar verdiğimizde ve nişanlandığımızda sen burada değildin ayrıca sürekli onunla beraberdin dedi başıyla beni göstererek.
_ Tamam tamam bu konuyu uzatmayacağım ama düğününüze çağırırsın herhalde
_ Tabiî ki Bella seninde düğünümüzde olmandan mutluluk duyarız dedi Leah. Ne kadar mutlu olduğu gözlerinden belliydi. Onlarla biraz daha konuştuktan sonra sonunda dışarı çıktık. Evden uzaklaşınca onu kendime çekip öpmeye başladım. Bu öpücüğüm farklıydı istekliydi, şefkatliydi ve sahipleniciydi. Belada b unu fark etmiş olacak ki
_ Kıskandın mı diye sordu. Kıskanmış mıydım evet kıskanmıştım Jacop her ne kadar nişanlı olsada ve düşüncelerinde Bella’ya karşı hiçbir düşünce görmediğim halde kıskanmıştım. Bu elimde değildi o kiminle konuşursa konuşsun kıskanıyordum.
_ Sanırım biraz dedim sesimin tonunu ayarlamaya çalışarak. Bana gülümsedi ve yere uzandı bende yanına uzandım. Gök yüzündeki yıldızları ve ay’ı seyretmeye başladık. İkimizde sessizdik ama bu sessizliği bozmak zorundaydım.
_ Bella nasıl bir düğün istersin diye sordum hiç düşünmeden
_ Düğün istemiyorum dedi
_ Peki baban ve annen düğününde olmak istemez mi
_ Onların ne istediği pek umurumda değil Edward sadece sen ve ben önemliyiz dedi bana dönerek.
_ O zaman Vegas ta evlenebiliriz sadece sen ve ben oradan da balayına gideriz sonrada eğer istersen üniversite eğer istemessen dünyayı dolaşabiliriz dedim
_ Önce bir evlenelim gerisi kolay ama Vegas fikri hoşuma gitti dedi.
Şuan ki mutluluğumu hiç kimse bilemezdi adeta yerimde duramıyordum en kısa zamanda evlilik gününü kararlaştırmalıydık ama şimdi değil diye düşündüm. Şimdi önemli olan Bella’ydı. Gece yıldızlar ve ay da önemliydi çünkü aşkımıza şahitlik yapıyorlardı.
19. bölüm VEGAS

Carlie’yi ikna etmek kolay olmamıştı. Ona Vegas’a gidiyoruz dediğimde beni neredeyse tüfeğiyle vuracaktı ama ne yapıp edip bir şekilde gönlünü almıştım tabi bir şartla eve döndüğümüzde küçük bir aile kutlaması yapacaktık. Bella bundan hiç hoşlanmayacaktı ama en azından Carlie’nin ve Alice’nin bir şekilde mutlu olduklarını bilmek güzeldi. Aslında Alice bu durumdan hiç hoşnut değildi, daha büyük bir parti istiyor ve az kişiyle parti yapılmayacağını düşünüyordu ama ben ona eğer bunu kabul etmese parti falan olmayacağını söylediğimde mecburen kabul etmek zorunda kalmıştı. UçaK kalkalı iki saat olmuştu ve daha iki buçuk saatimiz vardı. İki buçuk saat sonra omzumda yatan dünyanın en güzel kızı benim güneşim karım olacaktı bu düşünceyle kıkırdadım. Bella hafifçe doğruldu büyülü bakışlarıyla bana bakarak beni kendimden geçirdi ama sorusuyla toparlandım
_ Neden gülüyorsun?
_ hımm….. güzel bir soru nedenini gerçekten öğrenmek istiyormusun?
_ Ah Edward soruma soruyla cevap veriyorsun tabiî ki öğrenmek istiyorum lütfen. İşte bu sihirli sözcüktü ona neden güldüğümü söyleyecektim ama biraz muziplik yaparak
_ Seni düşünüyordum sevgilim karım olduğunda geceleri nasıl değerlendireceğimizi biliyorsun geceler çok uzun dedim gülümseyerek o ise utanarak başını öne eğdi ve hiçbir şey söylemedi. Amacıma ulaşmış onu utandırmıştım. Bu haline bayılıyordum eskisi gibi yüzü kızarmıyordu ama gözlerinin rengi koyulaşıyor ve bedeninden yükselen ısı artıyordu. Bunları hissetmek benim için evrenin en güzel duygusuydu.
Hostesin duyurusuyla kemerlerimizi bağladık. Uçak indiğinde ve biz hava alanından dışarı çıktığımızda ikimizde heyecanlandık. İşte sonunda Vegastadık heryer neon ışıklarıyla sanki gündüzmüş gibi aydınlıktı. Etrafımız oteller, kumarhaneler ve gece klupleriyle doluydu. Burası tamamen ayrı bir dünyaydı. Biraz daha ilerledikten sonra aradığımız yeri bulduk. Küçük bir klise görünümündeydi içei girmeden son kez sormak istedim
_ Sevgilim bunu yapmak zorunda değilsin biliyorsun Alice bize harika bir düğün planlayabilir dedim. Bunu sordum çünkü kafasında hiçbir tereddüt kalsın istemiyordum
_ Hayır istemiyorum tüm o gelinlik, yüksek topuklu ayakkabılar, etrafta bana bakan bir sürü insan, hayır Edward istemiyorum hatta kendimi hayal bile edemiyorum dedi ve beni çekiştirdi
_ Hadi gidip evlenelim

İçeri girdiğimizde ikimizde güldük. İçerisi çok komikti Elvis Presley kılığında bir rahip kovboy şapkası takmış vestern filmlerinden fırlamış bir çifti evlendiriyordu. Elvis rahibin yanındaysa sırada olan insanları sırayla çağıran ve onların nedimeliğini yapan Marilyn Monroe kılığında birde kadın vardı. Marilyn yanımıza geldi ve şuh bir sesle
_ Size nasıl yardımcı olabilirim dedi ama bunu söylerken sadece bana bakıyor ve aklından ‘tanrım bu çocuk mükemmel benim olmalıydın’ diye geçiriyordu. Bella bunu fark etmiş olacak ki elimi daha çok sıktı beni hafifçe arkaya doğru iterek
_ Tabiî ki ne yapmamız gerekiyor dedi ve hafifçe tıslamayıda unutmadı onun bu hali benim ona dahada çok aşık olmamı sağlıyordu. Marilyn’e istediği tüm evrakları verdik ve oda bizi birazdan çağıracağını söyleyerek yanımızdan uzaklaştı. Bense hala sırıtıyordum ama mideme yediğim bir dirsek darbesiyle inledim
_ Ahhhhhh bunu neden yaptın canım acıdı
_ Sen neden olduğunu gayet iyi biliyorsun bay Cullen
_ Nedenmiş bayan Swan?
_ Kadın içine düşecekti neredeyse ve sen sürekli sırıtıp onu cesaretlendirdin
_ Tamamen yanlış anlamışsın sevgilim ben gülümsüyordum ama sahte Marilyn’e değil senin beni sahiplenmen hoşuma gitti o yüzdende gülümsüyordum
_ Tamam tamam boşver bu konuyu uzatmayacağım dedi kaşlarını çatarak beklemeye başladı. Birkaç dakika sonra bizi çağırdılar. Bella’nın iki dakikada bir atan kalbi hızlanmıştı. Elvis kılığındaki rahibin yanına gittik
_Kilisemize hoş geldiniz. Hemen başlamamı istermisiniz? İkimizde aynı anda
_ Lütfen diye cevap verdik. Rahip klasik sözlerin dışında şeyler söylüyordu ama ben bunların farkında değildim bella’ya bakıyor ve onun gözlerinin renginde kendimi kaybediyordum
_ Siz bay Cullen bayan Swanla evlenmeyi kabul ediyormusunuz?
_ EVET
_ Siz bayan Swan bay Cullen la evlenmeyi kabul ediyormusunuz?
_ EVET
_ O zaman bende sizi bana verilen yetkiye dayanarak karı koca ilan ediyorum gelini öpebilirsiniz dedi ikimizde şaşkındık ne yani bu kadar kolaymıydı diye düşünüyorduk bu düşüncelerin arasından rahip Elvis bizi çıkardı.
_ Hadi ama gençler öpüşün artık sırada bekleyen çok gelin ve damat var. Ona bakıp kahkahayla güldük. Bella’yı kendime çekip dudaklarına küçük ama etkili bir öpücük kondurdum ve kulağına
_ Devamı gelecek diye fısıldadım. Beraber hızla dışarı çıktık
_ Eeeeeeeee sevgili eşim şimdiki planınız nedir diye sordu
_ Hımmmmm şimdiki plan ilk uçağa atlayıp Forksa dönmek
_ Ne yani forksamı gideceğiz dedi şaşırarak
_ Evet sevgilim dedim ve başka bişey söylemeden onu havaalanına sürükledim. Şansımıza hemen bir uçak bulduk ve forksa doğru yol aldık.
20. bölüm KULÜBE


Neredeyse on saattir yollardaydık ama sonunda gelmiştik. Bana her zaman huzur veren kendimle baş başa kaldığım tek yer tüm güzelliğiyle karşımızda duruyordu. Yanımda Bella olunca burası bana daha da güzel görünmeye başlamıştı. Onu buraya getirmiştim çünkü evlenme teklifimi burada yapmıştım ve beraber geçireceğimiz bu geceyi de burada geçirmek istedim. Bella’nın elini daha sıkı tuttum ve ahşap kulübeye doğru ilerlerdik. Alice’i tamamen unutmuşum ama anlaşılan o bizi unutmamış. Kulübenin etrafı küçük mumlar ve kırmızı kadife gülerle doluydu. Dışarısı böyleyse içeriyi düşünemiyordum bile. Merdivenleri çıkıp kapının önüne geldiğimizde durdum
_ Gelini eşikten kucakta geçirmek adettir dedim gülümseyerek
_ Ya gelin kucakta geçmek istemese?
_ Hımmm… sanırım bu doğru bir davranış olmaz bayan Cullen dedim ve onu kucağıma alarak içeriye girdik. Alice içerisini de unutmamış güller, tütsüler ve kokulu mumlarla donatmıştı işin ilginç yanı mumları takip ettiğinizde doğruca yatak odasına gidiyordunuz. Alice bunun için bir ara mutlaka teşekkür etmeliydim. Mumlardan oluşan yolda ilerleyerek yatak odasına gittik. Bella’yı yavaşça yatağa bıraktım.
_ Yorgun musun?
_ Hayır ya sen?
_ Hayır tabiî ki de dedim ve yanına oturdum ellerini saçlarımın arasına soktu
_ Yorgun olmayabilirsin ama acilen beslenmen gerekiyor sevgilim dedi bir yandan da saçlarımı okşuyor ve boynuma küçük öpücükler konduruyordu. Derin bir iç çektim
_ Evet açım bayan Cullen ama açlığımın ne olduğunu gayet iyi biliyorsunuz diyerek onu yatağa tamamen yatırdım ve kollarımla onu hapsettim
_ Sanırım bu açlığınızla başa çıkabilirim bay Cullen dedi ve dudaklarımı dudaklarıyla örttü


*******************************************************************************************

İkimizde zamanın nasıl geçtiğinin farkında bile değildik kulübeye geleli üç gün olmuştu ve biz sadece bir kere avlanmak için dışarı çıkmıştık. Onun dışında sadece kulübede ve şelale de zaman geçiriyorduk. Kendimi hep ‘sen kötüsün’ diye yargılamıştım anlaşılan yüz yıllık hayatımda bir iyilik yapmıştım ki tanrım bana bu güzelliği bağışlamıştı. Onu kaybetmek istemiyordum hatta kaybetme fikri bile beni çileden çıkartmaya yetiyordu. Bu düşünceleri kafamdan uzaklaştırarak karanlığıma ışık getiren kişinin Bella’mın yanına gittim. Köşedeki şöminenin yanına oturmuş yanan ateşi seyrediyordu. Kısa bir anlığına onu seyrettim sonra yanına giderek onu kollarıma aldım ve uzun bir öpücükle onu özlediğimi söyledim
_ Sıkıldın mı? Dedim kulağına fısıldayarak
_ Asla sen yanımdayken nasıl sıkılabilirim ki dedi ve bana daha da sıkı sarıldı.
_ Şelaleye yüzmeye gitmeye ne dersin
_ Tamam ben üzerime uygun bir şeyler giyip geliyorum
_ Seni orada bekliyorum dedim ve çıktım ağaçların arasından şelaleye doğru ilerledim.
Suya girdiğimde etrafta olan bütün küçük balıklar sanki köpek balığı görmüşçesine kaçıştılar onların bu hali beni güldürdü. Ben suda balıklara gülerken arkamdan gelen ayak sesleri duydum. Gelen tabiî ki Belaydı. Ona döndüm karşımda bütün güzelliğiyle duruyordu üzerinde sadece küçük bir havlu vardı. Sanırım havluyu çıkarıp çıkarmamak arasında kararsız kalmıştı. Suyun kenarına kadar geldi ama orada durdu
_ Bir sorun mu var sevgilim? Diye sordum ama cevap alamadım sadece bana bakıyor ve afifçe gülümsüyordu
_ Hadi ama Bella neler oluyor söy……. Ağzım bir karış açık kaldı ve cümlemi tamamlayamadım havlusunu bir tarafa bırakıp yavaşça suya girip yanıma geldi.
_ Sanırım bu sefer sende bir sorun var sevgilim dedi benim şaşkınlığım onu tamamen eğlendirmişti
_ beni çok şaşırttın canım. İnan yanıma çıplak geleceğin hiç aklıma gelmemişti ama bu sürpriz çok hoşuma gitti dedim ve onu kendime çekerek öpmeye başladım. Etraf sessiz, su harika bella ise muhteşemdi.


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

bu resimler benim hayalimdeki kulube ve şelale resimleri kızlar fan yapımı bella ve edward da cabası
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
june
Emekli Yönetici
Emekli Yönetici


Paylaşım Gücü : 344
Yaş : 34
Kayıt tarihi : 18/12/09

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   Perş. 07 Ocak 2010, 18:39

bir tane bile yorum yok yazmıyorum haberiniz ola
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
nosi
New Moon | Aktif Hayran
New Moon | Aktif Hayran


Paylaşım Gücü : 100
Nerden : istanbul
Kayıt tarihi : 18/12/09

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   Cuma 08 Ocak 2010, 11:15

Merhaba Ayça cım. Bu hikayeyi Banu bana tavsiye edeli bayağı oldu. Ama benim bir türlü başlamaya fırsatım olmadı. 17 tane hikaye takip ediyorum. Bir hikaye yazıyorum. Ve elimde okumakta olduğum bir kitap, bakmakla yükümlü olduğum bir eşim ve 14 aylık bir oğlum var. Hikayem bitmek üzere, bitince kendime vakit kalacak o zaman hikayeni okumaya başlayacağım. Bir solukta bütün bölümleri okumak benim için büyük bir zevk olacak. Yüreğine sağlık :flower:
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
nosi
New Moon | Aktif Hayran
New Moon | Aktif Hayran


Paylaşım Gücü : 100
Nerden : istanbul
Kayıt tarihi : 18/12/09

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   Cuma 08 Ocak 2010, 11:18

Bu arada bu site yeni olduğu için yorum almamamız normaldir sen yinede yayınlamaya devam et. Site tanındıkça yorumcularımız olacaktır Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
june
Emekli Yönetici
Emekli Yönetici


Paylaşım Gücü : 344
Yaş : 34
Kayıt tarihi : 18/12/09

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   Paz 24 Ocak 2010, 14:41

valla kızlar komik birşey söyliyeyimmi hikayeye devasm edicem ama edemiyorum çünkü yazdığım taslakları bulamıyorum benim 5 yaşında bir oğlum var saklamış biyerlere bulamadım bi türlü fırlamada nereye sakladığını söylemiyor taslakları bulur bulmaz yeniden yayınlamaya başlıcam :oops:
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Alexander DeLarge
New Moon | Aktif Hayran
New Moon | Aktif Hayran


Paylaşım Gücü : 359
Tür : Vampir
Yaş : 22
Nerden : İzmir-narlıdere
Kayıt tarihi : 20/01/10

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   Ptsi 25 Ocak 2010, 00:32

şimdi tesadüfen gördüm okudum süper olmuş
bence bi yolunu bul yine dewam et Very Happy Very Happy Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
june
Emekli Yönetici
Emekli Yönetici


Paylaşım Gücü : 344
Yaş : 34
Kayıt tarihi : 18/12/09

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   Çarş. 10 Şub. 2010, 22:04

uzn bir aradan sonra yine sizlerleyim hadi bakalım yorumlarınızı bekliyorum sevgi


21.Bölüm

Bu durumdan nefret ediyordum. Bella banyoda öğürdükçe bedenim parçalara ayrılıyordu sanki, bir kez daha banyo kapısını yumrukladım.
_ Bella sevgilim lütfen aç kapıyı. İçeriden bir öğürme sesi daha geldi
_ Hayır git burdan beni böyle görmeni istemiyorum. Aslında çoktan kapıyı kırıp içeri girerdim ama ona saygı göstermeliydim. Bir yandanda o içeride istifra ettikçe kapıya vuruşum hızlanıyor daha da meraklanıyordum. En sonunda kapının kilidi açıldı ve hayatımın anlamı bitmiş bir vaziyette dışarı çıktı. Neredeyse yürüyecek hali yoktu. Gözlerinin altı morarmış zaten beyaz olan teni hepten bembeyaz olmuştu. Büyük bir endişeyle ona sarıldım.
_ Sevgilim iyimisin? dedim bu soru çok saçmaydı ama yinede sormuştum.
_ Şimdi biraz daha iyiyim Edward sanırım biraz dinlensem iyi olur soğuk algınlığı geçiriyorum galiba dedi. Odamıza gitmek için bir iki adım atmıştı ki dengesini kaybetti tam düşeceği sırada onu yakaladım, kucağıma alıp onu odamıza götürdüm narin bir çiçek gibi kırılmasından korkarak yatağa yatırdıktan sonra Carlisle'yı aradım ilk çalışta açtı.
_ Bir sorunmu var Edward dedi. Bir sorun olduğunu anlamıştı çünkü nasılsın demek için onu aramaya gerek yoktu
_ Evet Carlisle bir sorun var Bella iyi değil hemen gelirmisin?
_Birazdan orada olurum.
Telefonu kapattıktan sonra hemen Bella'nın yanına gittim, yatağa kıvrılmış karnını tutuyordu. Gözlerini kapatmış yüzünde acı bir ifadeyle yatıyordu. Yanına oturdum, nasıl bir anda böyle olabilmişti anlam veremiyordum. Sabah gayet iyiydi, ayrıca vampirler hasta olmazlardı ki , buda nedemekti şimdi. Umarım Carlisle geç kalmayıp hemen gelir diye düşünürken kapının çaldığını duydum Carlisle gelmişti. Hemen kapıyı açtım ve 1-2 saniye sürmeden Bella'nın yanına çıktık. Carlisle uzun bir muayeneden sonra beni yanına çağırdı. Sessizce bana bakıyor sanki birşeyler söylemek istiyor ama söyleyemiyordu. Düşüncelerini okumaya çalıştım ama hiç bir şey anlamadım, çünkü düşündüğü şeyler anlamsız ve saçmaydı.
_ Calisle düşünmeyi bırak ve bana neler olduğunu söyle ve lütfen ama lütfen saçmalama
_ Edward bu nasıl mümkün olabilir bilmiyorum ama sanırım Bella hamile.
_ Sana saçmalama demiştim Carlisle nasıl mümkün olabilir ki hem bu çok mantıksız, hem öyle olsa bile..... gerisini getiremedim çünkü vampir kuralları gereğince vampir bebekler yasaktı ve onları hemen yok etmemiz gerekiyordu. Öte yandan bu vampirlik tarihinde ilk kez oluyordu ki biz şu ana kadar böyle bir şey duymamıştık.
_ Emin misin Carlisle
_ Belirtiler onu gösteriyor yinede tam emin olmak için test yapmalıyız Alice'i arayalımda hemen getirsin. Daha o lafını bitirmeden Alice gelmişti bile kapıyı ona açtığımda hemen Carlisle'nin yanına gidip elindeki testi ona verdi ve
_ Carlisle bu nasıl mümkün olabilir diye sormayıda ihmal etmedi.
_ Bilmiyorum Alice ama % 80 belirtiler hamile olduğunu gösteriyor dedi ve testi yapabilmek için Bella'nın yanına gitti.
_ Alice sen bununla ilgili birşey görmedin mi diye sordum
_ Hayır görmedim Edward biliyorsun geleceği görebiliyorum ama önce karar vermeniz gerekiyor bunun böyle olduğunu sende biliyorsun. Delirmek üzereydim hala aklım almıyordu, eğer geçekten hamileyse o varlığı hemen yok etmeliydik o dünyada olmaması gereken bir varlıktı o bir canavardı. Ben bunları düşünürken Carlisle beni yanına çağırdı. Yüzü allak bullak olmuştu. Bella ise yavaş yavaş karnını okşuyordu söylemesine gerek kalmamıştı. Carlisle ile beraber Alice'de beyninden Bella'nın hamile olduğunu haykırıyordu. Hemen Bella'nın yanına gittim.
_ Merak etme sevgilim o şeyi içinden çıkarıcaz ve seni kurtarıcaz dedim. Bella ise bana çıldırmışım gibi baktı ve karnına daha sıkı sarıldı ve bağırmaya başladı
_ Sen ne dediğinin farkında mısın o bizim bir parçamız Edward o bizim bebeğimiz onu almanıza asla izin vermeyeceğim. Gidin buradan sizi burada istemiyorum. Çıldırmış gibiydi sesi kulaklarımda çınlıyordu Alice'e döndü
_ Alice sende onlar gibi düşünüyorsan hemen burayı terket diyerek bağırdı. Alice ise ne yapacağını şaşırmış bir halde bana bakıyordu. Umutsuzca Alice'e baktım onu ikna edebilecek tek kişi o olabilirdi.
_ Hayır Bella ben senin yanındayım dedi ve yanına oturdu, oturmasıyla da Bella'nın banyoya koşması bir oldu
_ Lanet olsun diye bağırdım ve aynı zamanda duvara yumruk attım. Tüm gücümü kullanmış olmalıyım ki duvar yıkıldı. Carlisle yanıma gelerek beni dışarı çıkardı
_ Sakinleşmelisin oğlum buna bir çözüm bulacağız
_ Nasıl olacak Carlisle o canavarı doğurmak istiyor. Bunun olamayacağını sende biliyorsun kurallarıda biliyorsun.
_ Biliyorum oğlum ama şuan tek yapacağımız şey Bella'yı ikna etmek ben şimdi gidiyorum evdekilere bu durumu anlatmalıyım dedi ve gitti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Alexander DeLarge
New Moon | Aktif Hayran
New Moon | Aktif Hayran


Paylaşım Gücü : 359
Tür : Vampir
Yaş : 22
Nerden : İzmir-narlıdere
Kayıt tarihi : 20/01/10

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   Perş. 11 Şub. 2010, 20:08

süper !!
ama en heyecanlı yerinde kesilmez Very Happy Very Happy
dewamı haftaya gibi olmuş Very Happy Very Happy bravo
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Twilight110
Emekli Yönetici
Emekli Yönetici


Paylaşım Gücü : 627
Tür : Vampir
Yaş : 20
Nerden : Angora !
Kayıt tarihi : 18/12/09
Lakap : Corcılın veya Kardo veya Kardi :)

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   Perş. 11 Şub. 2010, 20:34

süper süper süper süper !!! =) süper süper süper tşk alkış alkış lol!
Süper bir hikaye olmuş ... Bayıldım ... Lütfen yarıda kesme =)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
june
Emekli Yönetici
Emekli Yönetici


Paylaşım Gücü : 344
Yaş : 34
Kayıt tarihi : 18/12/09

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   Cuma 12 Şub. 2010, 18:04

teşekkür ederim kızlar sevgi sevgi sevgi devamı allah nasip ederde bir aksilik çıkmassa yarın inşallah utan
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
june
Emekli Yönetici
Emekli Yönetici


Paylaşım Gücü : 344
Yaş : 34
Kayıt tarihi : 18/12/09

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   C.tesi 13 Şub. 2010, 18:46

22. Bölüm

Bella'nın hamileliği dördüncü ayını doldurmuştu ve hiçbirimiz onu ikna edememiştik. Bu yüzden de kulübemiz den taşınmak zorunda kalmıştık. Carlisle onu sürekli gözetim altında tutup bebeğin gelişimini izliyordu, aynı zamanda dünya üzerinde bir araştırmaya da başlamıştı. Bugüne kadar hiçbir vampir kadın hamile kalamamıştı, bunun nasıl olduğunu ve eğer böyle biri varsa bebeği kurtarabileceğimizi düşünüyordu. Ayrıca Bella'nın bedeninin tamamen ölmemesi ve insan hızından çok çok yavaş çalışsa da hala bedeni yaşıyordu ve eğer yanlış düşünmüyorsak hamile kalmasının en büyük sebebi de buydu. Yukarıdan Carlisle'nin bana seslendiğini duyduğumda hemen yanına gittim. Bella'nın yanındaydı ve onun için getirttiği üç boyutlu renkli ultrasonun başındaydı.
_ Bunu görmek isteyeceğini düşündüm dedi.
Bella'yı ultrasona aldı. Daha önce evde var olan ultrason işe yaramamıştı ve biz bebeği görememiştik. Carlisle bunun işe yarayacağını düşünüyordu ki düşüncelerinde de tamamen haklı çıktı. Büyük ve renkli ekranda gördüğümüz şey karşısında hepimiz nefesimizi tutmuş bu nasıl mümkün olabilir diye şaşkınlıkla bakıyorduk. Ekranda görünen şey çok masum bir bebekti ve hiçte benim düşündüğüm gibi bir canavara benzemiyordu, onun hakkındaki tüm kötü düşüncelerim bir anda silinmişti, bu masum varlığı nasılda yok etmek istemiştim. Bu tamamen bir mucizeydi, bizim mucizemizdi. Bella'nın yanına gidip elini tuttum onu sevdiğimi söyleyecektim ama o benden hızlı davranıp elini karnına koydu ve
_ Benim güzel bebeğim baban ve ben seni çok seviyoruz dedi. Aynı anda ekranda hareketlenme oldu bebek Bella'nın elinin olduğu yere yanaştı ve incecik bir ses duydum
_ Bende sizi seviyorum.
Etrafıma baktım bu sesi benden başka duyan varmı diye ama kimse tepki vermemişti. Elimi Bella'nın karnına koyduğumda bebek tekrar hareketlendi ama onu duyamadım
_ Sevgilim onunla yine konuşur musun lütfen dedim. Bella şaşkınlıkla bana baktı
_ Neden?
_ Sadece konuş Bella lütfen
_ Bebeğim, benim küçük mucizem seni seviyorumdedi ve yine o ince ses cevap verdi
_ Seni seviyorum
Aman Tanrım diye mırıldandım düşünebiliyordu Bella'yla iletişime geçiyordu
_ Sevgilim bebeğimizde seni seviyor dedim.
Heyecanlanmıştı
_ Onu duyuyormusun?
_ Evet aşkım onu duyuyorum, sen onunla konuştukça oda sana cevap veriyor.
Carlisleye döndüm belki bir şeyler söyler diye ama o bebeğin ne zaman doğacağıyla ilgili hesaplamalar yapıyordu. Kafasında sayılar uçuşuyor tarih belirlemeye çalışıyordu
_ Carlisle muayene bittimi?
_ Evet, evet Bella'yı odasına götürebilirsin.
Bella'nın toparlanmasına yardım ettim ve onu odamıza götürmek için kucağıma aldım. Başını göğsüme yasladı
_ Seni çok özledim Edward diye fısıldadı. Ben de onu çok özlemiştim bu dört ay içinde onunla ne kadar ilgilensem de içinde bir canavar taşıdığını düşünerek ona kızıyordum, ama bu düşüncem bugün tamamen değişmişti. O bir canavar değil bizim mucizemizdi.
Zaman öylesine hızlı akıp geçiyordu ki bir ay nasıl geçti anlamadık bile. Bella artık bebeği taşırken zorlanıyordu karnı büyümüştü ve bebek'te çok hareketliydi. Carlisle bebeğin iki ay sonra bize katılacağını söylemişti, yedi aylık bir doğum olacaktı ama bebek insan hızından hızlı geliştiği için dokuz aylık bir bebek gibi görünecekti ve bayağıda gelişmiş bir bebek olacaktı. Bella gün geçtikçe halsizleşiyor ve biz hiç bir şey yapamıyorduk bebekse bizimle daha çok iletişime geçiyor annesi için üzülüyordu.
Son iki ayıda ufak tefek sorunlarla geçirmiştik. Bella'nın karnı daha da büyümüş hareket edemez hale gelmişti. Bebeğimiz için katlandığı bu durum beni hem büyülüyor hem de kahrediyordu. Mucizemize sımsıkı sarılmış onu kaybetmemek için tüm sıkıntılara katlanıyordu. Carlisle’nin dediğine göre 3 gün sonra bebeğimiz aramıza katılacaktı. Koskoca yedi ay geçmişti ama sanırım bu üç gün çok zor geçecekti. Evdeki herkes çok heyecanlıydı. Hepimiz ailemize katılacak olan mucizeyi bekliyorduk. Bela’ya baktım yatağında uyuyordu zor nefes alıyor ve huzursuzdu. Yanına uzanmak için harekete geçtiğimde Alice’nin beyninde beliren görüntüler birden benimde gözümün önünün de belirdi. Volturileri görüyordu. Buraya geliyorlardı. Bu nasıl mümkün olabilir hem neden geliyorlardı ki. Hemen Alice’nin yanına gittim o sırada da Carlisle telefonla konuşuyordu ve konuştuğu kişi Aro’ydu. Neler oluyordu neden birden bire Volturiler ortaya çıkmıştı. Alice boş boş bana baktı
_ Yola çıktılar bile dedi.
Çıldırmak üzereydim Volturiler bir sorun olmadığı sürece yerlerini terk etmezlerdi, şimdi neden buraya geliyorlardı. Ben kafamdaki bu düşüncelerle boğuşurken Carlisle yanıma geldi
_ Sanırım biliyorsun
_ Evet ama neden?
_ Edward biliyorsun ki bir süre onlarla yaşamıştım ve sık sık olmasa da hala onlarla görüşüyorum, sen Bella ile evlendiğinde onlara evlendiğini söylemiştim ve Aro’da bir gün bizi ziyarete geleceğini söylemişti. Ama bunun bu kadar çabuk olacağını hiç tahmin etmiyordum.
_ Ne yani sadece bizimi ziyaret edecekler.
Carlisle evet dercesine başını salladı.
_ Peki Carlisle Bella’yı görünce ne olacak onun hamileliğini nasıl açıklayacağız bizi anlamayacaklar ve bu bizim için çok büyük bir sorun olacak.
Sonra birden bire söylediğim şey beni ürpertti. Volturiler bizi anlamayacaktı ve hakkımızda ölüm kararı alacaklardı. Bundan bir şekilde kaçmalıydık Alice’e döndüm
_ Ne zaman burada olacaklar
_ Uçağa bindiler bile Edward. Yarın öğleden sonra burada olurlar.
Hiç zamanımız yoktu, kaçsak bile bizi bulmaları çok kolay olurdu. Carlisle koltuğa oturmuş başını ellerinin arasına almıştı. Alice ise hala boş boş bakıyordu. Kendimizi bir şekilde korumalıydık ve onlara bebeğimizin canavar olamadığını anlatmalıydık. Ama nasıl?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Alexander DeLarge
New Moon | Aktif Hayran
New Moon | Aktif Hayran


Paylaşım Gücü : 359
Tür : Vampir
Yaş : 22
Nerden : İzmir-narlıdere
Kayıt tarihi : 20/01/10

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   C.tesi 13 Şub. 2010, 20:24

süüüpeer Very Happy Very Happy Very Happy
en yakın zamanda devamını bekliyorum....
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Twilight110
Emekli Yönetici
Emekli Yönetici


Paylaşım Gücü : 627
Tür : Vampir
Yaş : 20
Nerden : Angora !
Kayıt tarihi : 18/12/09
Lakap : Corcılın veya Kardo veya Kardi :)

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   C.tesi 13 Şub. 2010, 20:54

süper süper süper süper süper
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
june
Emekli Yönetici
Emekli Yönetici


Paylaşım Gücü : 344
Yaş : 34
Kayıt tarihi : 18/12/09

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   Paz 14 Şub. 2010, 15:38

ikinizede çok teşekkür ederim kızlar sevgi yeni bölüm yada diğer adıyla final bölümü hali hazırda bekliyor en kısa zamanda yükleyeceğim sevgi tekrar o güzel yorumlarınız için teşekkür edrim Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Alexander DeLarge
New Moon | Aktif Hayran
New Moon | Aktif Hayran


Paylaşım Gücü : 359
Tür : Vampir
Yaş : 22
Nerden : İzmir-narlıdere
Kayıt tarihi : 20/01/10

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   Paz 14 Şub. 2010, 16:24

ne demek her zaman hıhı
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Twilight110
Emekli Yönetici
Emekli Yönetici


Paylaşım Gücü : 627
Tür : Vampir
Yaş : 20
Nerden : Angora !
Kayıt tarihi : 18/12/09
Lakap : Corcılın veya Kardo veya Kardi :)

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   Paz 14 Şub. 2010, 19:23

ya hemen yayınla =)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   Salı 09 Mart 2010, 14:42

Harikaa bravo bravo
Sabırsızlıkla bekliyorum(uz) yuppi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
derya
Emekli Yönetici
Emekli Yönetici


Paylaşım Gücü : 684
Yaş : 22
Nerden : ölüler diyarı
Kayıt tarihi : 01/03/10

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   Perş. 11 Mart 2010, 11:07

ay çok güzel biraz geç farkettim ama lütfen en kısa zamanda koy finali sabırsızıkla bekliyorum süper


En son derya tarafından Çarş. 31 Mart 2010, 12:49 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
robside-pattinson
Twilight | Yeni üye
Twilight | Yeni üye


Paylaşım Gücü : 3
Yaş : 26
Kayıt tarihi : 29/03/10
Lakap : Robside

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   Ptsi 29 Mart 2010, 18:44

hadi ya final ne zaman geliyor gelsin bir an önce sabırsızlanıyorum(uz)

mesajınız düzeltilmiştir.lütfen türkçeye dikkat edelim.mod:derya
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
june
Emekli Yönetici
Emekli Yönetici


Paylaşım Gücü : 344
Yaş : 34
Kayıt tarihi : 18/12/09

Kişi sayfası
Yönetimden Alınan Uyarı:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   C.tesi 08 Mayıs 2010, 19:27

23. Bölüm FİNAL

Zaman hızla ilerliyordu, Volturiler neredeyse gelmek üzereydi ve biz onlara nasıl açıklama yapacağımızı bilmiyorduk. Bella'ya Volturilerin geleceğini söylediğimden beri çok stresliydi, onunla birlikte bebekte huzursuzdu. Ben Bella ile odamızda diğerleriyse kaçınılmaz sonu aşağıda bekliyorlardı. Eve bir sessizlik hakim olmuştu kimse düşünmüyordu bile, sadece biri dışında EMMET bir tek o umutluydu ve Volturilerle savaşmaya hazırdı. Emmet'ın kayıtsız şartsız bizim için dövüşecek olması bir an için beni gülümsetti, işte Emmet'i bu yüzden seviyordum sonucu ne olursa olsun hep bizimleydi. Birden aşağıdakilerde hareketlenmeler oldu, anlaşılan vakit gelmişti. Bella'ya uzanıp onu uzunca öptüm geri çekildiğimde yüzündeki yaşları gördüm ve atmayan kalbime sanki milyonlarca cam parçası batmışcasına canımın yandığını hissettim.
_ Merak etme sevgilim ikinizide koruyacağım. Söz veriyorum ikinizede hiç bir şey olmayacak dedim ve onu tekrar öptüm.
_ Şimdi aşağıya iniyorum birazdanda seni almaya geleceğim
Bella'nın ağzını bıçak açmıyordu, sadece baktı pek başaramasada gülümsedi. Onu orada bırakıp gitmek istemiyordum ama gitmeliydim eve iyice yaklaşmışlardı onları duyabiliyordum.
Aşağıya indiğimde herkes ayakta bekliyor ve kapıya bakıyorlardı. Yanlarına gittiğimde Emmet hariç hepsi korkuyla karışık endişe içindeydi. Aro içeri girdiğinde ilk olarak Carlisle'ye sarılmak isteyecekti ve sarılır sarılmazda neler olup bittiğini öğrenecekti işte ozaman neler olacağını hiç birimiz kestiremiyorduk. Volturi gurubu evimizin sokağına girdi ve hızla kapıya yöneldiler Alice ve ben birbirimize baktık.
_ Carlisle geldiler dedi Alice
_ Esme sevgilim kapıyı onlara açarmısın lütfen dedi Carlisle biryandanda yüzündeki endişeyi gizlemeye çalışıyordu. Esme ise kararsızlıkla kapıyı açmaya gitti ve bir anda evimizin salonunda yedi tane vampir belirdi. Önde Aro Marcus ve Caius arkalarında Alec ve Jane onların yanlarında ise Demetri ve Felix vardı. Aro uçarcasına Carlisle'nin yanına geldi
_ Sevgili dostum Carlisle görüşmeyeli çık uzun zaman oldu, bizi çok ihmal ediyorsun ve elini uzattı. Hepimiz bir saniyeliğine Carlisle'ye baktık. Carlisle tereddütlüydü ama elini uzatmak zorunda kaldı ve
_ Evime hoş geldiniz dedi ve ardındanda sinir bozucu bir sessizlik. Aro, Carlisle ve bizim hakkımızdaki herşeyi şuan öğreniyordu, yüzü allak bullak olmuştu. Bunu farkeden Volturiler ve korumaları bir anda gerginleştiler ve saldırı pozisyonu aldılar hepsi Aro'nun tek bir hareketini bekliyorlardı. Onlar saldırı pozisyonuna geçtiğinde bizde harekete geçmek için hazır bekilyorduk. Sonunda Aro'nun öğreneceği birşey kalmadığında elini hızla çekti ve korumalarının sakinleşmesi için elini kaldırdı.
_ Dostum Carlisle ne kadar enteresan şeyler yaşamışsınız dedi alay edercesine. Carlisle ise ne söyleyeceğini bilmez bir haldeydi. tam birşeyler söyleyecekken Aro bana döndü
_ Ah Edward eminim bu senin için çok zor olmalı ama sevgili Bella ile tanışmaya can atıyorum dedi. Hepimiz şaşkındık çünkü böyle bir tepki beklemiyorduk. Kararsız halimizi gören Aro'nun tiz kahkahası salonda yankılandı
_ Hadi ama Edward sevgili karını bizimle tanıştırmayacakmısın dedi. Ses tonu okadar alaycıydıki iğrenmemek elde değildi ses tonumu ayarlamaya çalışarak
_ Tabii Aro diyerek yukarıya yöneldim, ben yukarı çıkarken Aro'da Carlisle'den öğrendiklerini diğer Volturilere aktarıyordu. Bella'nın yanına gittiğimde onun yüzündeki endişe beni paramparça etti. Onu bu duruma soktuğum için kendi kendime lanetler okuyordum. Yanına gittim
_ Yürüyebilirmisin sevgilim diye sordum. Gözleri yaşlarla doluydu onun her göz yaşı damlası aktığında sanki bedenimden küçük parçalar kopmuşcasına canımı acıtıyordu.Elinin tersiyle gözyaşlarını sildi
_ Merak etme bebeğim baban söz verdi bize birşey olmayacak dedi ve bana baktı. Hazırım Edward gidebiliriz.
Onu yavaşça yataktan kaldırdım ve kucağıma aldım yürüyerek yorulmasını istemiyordum. Daha bizi merdivenlerin başında görünmeden savaş pozisyonuna geçtiler ama Aro onları tek bir el hareketiyle durdurdu. Yavaşça yürüyerek Aaronun önünde durdum ve Bellayı yere bıraktım onu koruma içgüdüsüyle bir kolumuda belinne sardım
_ Sevgili Edward karın bu halde bile çok güzel dedi ve Jane'e döndü, Jane lütfen Bella için getirdiğimiz hediyeyi verirmisin canım dedi.
Jane huzursuzca pelerininin içinden uzun mavi kadife bir kutu çıkarıp gönülsüzce Aro'ya uzattı. Marcus ve Caius onaylamaz bir şekilde Aro'ya bakıyorlardı. Düşüncelerini açıkça okuyabiliyordum bunu onaylamadıkları açıktı. Evde ondört vampir vardı ve her an herşey olabilirdi. Herkes Aro'nun ne yapmaya çalıştığını anlamaya çalışıyordu. Aro Bella'ya yanaştı
_ Sevgili Bella lütfen bu hediyemi kabul et dedi ve Bellaya uzattı. Bella kararsızlıkla bana baktı onaylamamı bekliyordu onu cesaretlendirmek için yapmak istemesemde onu hafifçe Aro'ya doğru ittim. Aro yüzündeki sahte gülücükle hediyeyi uzattı ve aynı anda Bella'nın elini tuttu ve şaşkınlıkla elini geri çekti
_ Sevgili Edward Bella'nın düşüncelerini okuyamıyorm lütfen seninkileri okumama izin verirmisin olayları senin gözündende görmek iztiyoruım diyerek elini bana uzattı. Anlaşılan karar vermeden önce herşeyi öğrenmek istiyordu. Ona doğru yanaşıp elimi uzattığımda arkamda bir hareketlilik oldu ve aynı anda Bella'dan yükselen çığlıkla ne yapacağımı şaşırdım Carlisle düşüncelerinde bağırıyordu
" Bella'yı yukarı çıkar bebek geliyor" hemen Bellayı yukarı taşıdım tabii diğer vampirlerde ne olup bittiğini anlamak için peşimizden geldiler. Carlisle Bellayı hemen ammeliyat masasına yatırdı ve muayene etmeye başladı, bir yandanda Esmeye direktifler vermeye çalışıyordu. herşey birbirine ggirmişti sanki Bella'nın çığlıkları beni öldürüyordu, hiç bir şey yapamamak ve kayıtsız kalmak çok zordu. Öte yandan tüm bunları şaşkınlık ve hayretle izleyen Volturiler de işleri zorlaştırıyordu. Onların buna şahit olmaları bir yandan iyi bir yandan çok kötüydü. İyi olan hayatta olmamızın tek sebebi şuan olanlardı kötü olansa tüm bunlar bittiğinde bize ne yapacaklarını bilememekti. Ben kendimi kaptırmış bunları düşünürkern Bella'nın çığlığı ve Carlisle'nin Esme'ye seslenişi beni kendime getirdi
_ Esme hemen sıcak su ve temiz havlular getirmeni istiyorum dedi ve bana döndü
_ Üzgünüm Edward ama bebek yola girdi sezeryan yapmam imkansız dedi ama kafasındanda onun öleme ihtimalinin çok yüksek olduğu geçiyordu
_ Carlisle nedemek istiyorsun diye bağırdım. Artık kendimi tutamıyordum Carlisle söyleyeceklerini bana düşünce yoluyla iletmeye başladı
"Oğlum çok üzgünüm ama bu doğum çok tehlikeli Bella ölebilir şimdi senden tek istediğim onun yanına gitmen ve doğuma yardımcı olman" dedi ve yaptığı işe konsantre olmaya çalıştı. Odada birtek Carlislle, Esme, Aro ben ve Bella vardı. Aro diğerlerini aşağıda beklemeleri için göndermişti. Kendiside neler olduğunu anlamak için kalmıştı, bense Bella'ya güç vermeye çalışıyordum ama bu pekte işe yaramıyordu.
_ Bella lütfen sakin ol ve dediklerimi yapmaya çalış dedi. Bella ise yüzü acıdan kırış kırış olmuş bir şekilde ona başını salladı.
_ Önce derin derin nefes al. Carlisle ne diyorsa onu yapmaya çalışıyordu
_ İşte böyle şimdi ıkınmalısın ve Bella'nın ıkınmasıyla birkaç kırılma sesi ve devamındada evi yıkacak güçte bir çığlık
_ Carlisle neler oluyor artık bende bağırıyordum herşey ters gidiyordu.
_ Bella dur şimdi değil hayır Bella hayır ıkınma lütfen diye bağırıyordu Carlisle ama Bella sanki onu duymuyordu , her ıkınışında bir kırılma sesi ve ardından o içler acısı dayanılmaz çığlık. Çıldırmak üzereydim Carlisle ve Esme Bella'yı durdurmaya çalışıyorlardı bense sadece elini tutmuş
_ Merak etme sevgilim hepsi geçecek diyordum ki bunun gerçek olmayacağını kendimde çoktan farketmiştim. Bella yeniden hareketlendi son kez ıkındı ve sonkez bir kırılma sesi bunların ardından kendini yatağa bıraktı nefes almıyordu sanki zaman durmuştu Carlisle ve Esme koşuşturuyordu, Aro ise ağzı bir karış açık bize bakıyordu.
_ Bella sevgilim lütfen benimle kal lütfen sevgilim çok az kaldı bunu söylerken Carlisle'ye baktım bu dediğimi doğrularcasına başını salladı ve düşündü
"Onu kaybediyoruz oğlum o gidiyor"
HAYIIIIIIIIIIIIIIIIRRRRRRRRRRRRRRRRRR diye bağırdım
_ Beni bırakamassın Bella sevgilim lütfen beni bırakma son kez kendini toparla bebeğimiz gelmek bir yandanda onu sarsıyordum bebeğimiz dediğimde sanki sihirli bir cümle söylemişcesine gözlerini araladı
_ Ona bakacağına söz ver Edward ona çok iyi bak o bizim mucizemiz
_ Beraber bakıcaz sevgilim söz veriyorum. Bella doğruldu derin bir nefes aldı ve ıkındı ardından yine kırılma sesi ama bu sefer çığlık yerine bebeğin ağlama sesini duyduk
_ Sevgilim başardın dedim. Carlisle bebeği hemen Bella'nın göğsüne yatırdı belli belirsiz gözlerini açtı ve zorlukla bir eliyle bebeğe sarıldı
_ Benim küçük mucizem Reneesmem seni seviyorum diye fısıldadı ve gözlerini kapadı bebeği tutan eli düştü
_ CARLİSLEEEE birşeyler oluyorlütfen kurtar onu diye bağırdım. Esme hemen bebeği alıp dışarı çıktı Carlisle ise yapabileceği herşeyi yapmaya çalışıyor delicesine uğraşıyordu. Birden Aro yanımıza geldi
_ Carlisle dostum onu tekrar dönüştürmek işe yarayabilir bunu denemelisin
_ Şu an bunu yapamam Aro kanamayı durduramıyorum çok az ama bu kadarı bile onun için çok fazla Aro bana döndü
_ Edward. Soru sorarcasına bana baktı bir an kafam karıştı ne yani bu onu kurtarabilirmiydi bunu yapmalımıydık
_ çok fazla düşünüyorsun Edward dedi ve ben bile anlamadan Bella'nın boynunu ısırdı. 117 yıllık hayatımda hiç bukadar çaresiz kalmamıştım sevdiğim kadın benim umudum hayatımın ışığı şuan ölüyordu ve ben hiç birşey yapamıyordum. Carlisle yaptığı şeyi bırakıp yanıma geldi peşindende Aro
_ Şimdi sadece bekleyeceğiz dedi Carlisle. Eğer Aro'nun yaptı şey işe yararsa Bella tekrar aramıza döner
_ Ya eğer yaramazsa dedim endişeyle Carlisle umutsuzca başını salladı. Beklemek öldürücüydü saniyelerin her biri bir asır gibi geçiyordu. Odada çıt çıkmıyordu sadece Bella'nın çok ama çok yavaş atan kalbinin sesi vardı. Bir süre sonra kalbi hızlandı bir arı kuşunun kanatları gibi hızlı atmaya başladı. Sanki birşeyler tarafından yakalanmış kurtulmaya çalışırmışcasına hızlı atıyordu. Hepimiz başında toplandık saçma bir heyecanla bekliyorduk. Kalp atışları yavaşlamaya başladı. Yavaşladı, yavaşladı, yavaşladı ve durdu Aro ve ben Carlisleye baktık eğer ikinci dönüşüm tamamlandıysa şimdi gözlerini açmalıydı ama Bella'da hiç tepki yoktu masada hareketsizce yatıyordu
_ Carlisle neler oluyor lütfen diye fısıldadım bağırmak için gücüm yoktu tüm olanlar bana çok fazlaydı
_ Aro onu yanlız bırakalım dedi Carlisle
_ Ne demek yanlız bırakacaksın saçmalama buraya gelin CARLİSLEEEEE birşeyler yapın lütfen. Şimdi bağırıyordum Aro odadan çıktı
_ Üzgünüm oğlum onu geri getiremem dedi ve Carlislede kaçarcasına odadan çıktı. Bella'yla yanlız kalmıştım ne yani ölmüşmüydü. Bunasıl mümkün olabilkirdiki yanına gittim son bir umutla onu kucağıma aldım
_ Lütfen sevgilim aç gözlerini lütfen kızımız bizi aşağıda bekliyor. Ondan tepki gelmeyince sarsmaya başladım
_ BELLA aç gözlerini, AÇ GÖZLERİNİ bağırıyordum ama hala tepki yoktu ben ne kadar kabullenmek istemesemde ölmüştü sonkez dudaklarından öptüm ve yavaşça yatağa bıraktım. Ölmek istiyordumhızla aşağıya indim. Marcus, Aro ve Caius'a yalvarmaya başladım
_ Beni öldürün lütfen yalvarıyorum size. Hepsi başını öne eğmiş cevap vermiyorlardı, çıldırmak üzereydim evde ne varsa kırmaya ve hatta evde ne kadar vampir varsa hepsine saldırmaya başladım içimdeki acı bedenimi parçalara ayırıyordu. Deli gibi bağırıyor etrafa saldırıyor ve beni öldürmeleri için yakarıyordum. Tam karar verip Volturilere saldıracakken Alice bağırdı
_ Carlisle Edwardı tutun. Bir anda Emmet Jasper ve Carlisle beni tuttu tüm güzümü onlardan kurtulmak ve kaçmak için kullanıyordum ama öyle sıkı tutuyorlardıki hareket edemedim. Sonra Esme küçük mucizemizle yanıma yaklaştı. Bebeğimizi gördüğüm anda kendimi toparladım Bella'ya söz vermiştim ona çok iyi bakacaktım. Sakinleştiğimi gören Carlisle , Emmet ve Jasper beni bıraktı. Esme onu kucağıma ver
_ Küçük mucizem Reneesmem annene verdiğim sözü tutacağım sen bizim mucizemissin diye kulağına fısıldadım ve oda anlamışcasına gözlerini bana dikip baktı sanki gülümsüyordu. Hayatımın ışığı, anlamı, ve aşkı gitmişti ama giderken bana bu küçük mucizeyi bırakmıştı. Her zaman için umutsuz olan aşkım tamda umudum olmuşken tekrar umutsuzluğa dönüşmüştü ve bu sefer sonsuza kadar umutsuz aşkım olarak kalacaktı.....


SON
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   C.tesi 08 Mayıs 2010, 19:47

Hikayeyi bir solukta okuduguma inanamıyorum gercekten mükemmel bir final olmus tam hikayeye yakısmıs her ne kadar bellanın ölmesi ve bunun ardından edward tekrar umutsuzluga kapılsada küçük mucizesi cok hostu.bize bunu bir solukta okutup içimizde bu hikayeyi yasattıgın için sana tekrar tesekkürlerimi sunuyorum.İşte UMUTSUZ AŞK diye buna derler her ne kadar hikaye burada bitmiş olsada MÜKEMMELDİ.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Umutsuz Aşık   Bugün 10:32

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Umutsuz Aşık
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : 1, 2  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Twilightfan_ TR :: HAYRAN ÇALIŞMALARI :: Hikaye veya Şiirleriniz-
Buraya geçin: